"Nebilerin haberlerinden hepsini senin kalbini bunlarla pekiştirmek için sana anlatıyoruz. Bununla sana hak, mü'minlere de öğüt ve nasihat geldi."
(Hud suresi 120.ayet meali)
Allah'ın adıyla başlarım...
İnsanoğlunun fıtratında hikayelere, kıssalara temayül var. İnsanı yaratan ve onu en iyi tanıyan Rabbimizde bu ilgimizden en iyi haberdar olduğu için, bize gönderdiği Kur'an'ın'da ibretlik, yaşanmış kıssalardan bizlere örnekler veriyor, haberdar ediyor ve ibret almamızı, gereğince amel etmemizi istiyor. Kur'an haberlerinin öneminden bahsettiğim yazımı BURADAN tekrar okuyabilirsiniz.
Sayfamızda bundan sonra, Rabbim nasip ederse,ara ara bu haberlere,kıssalara yer verip düşündürdüklerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu konuda sizlerin de katkıları olursa daha verimli olur inşaAllah. İlk seçtiğim kıssa ise Kur'an'ımızın 2.suresi olan Bakara suresine de ismini veren inek kıssası olacak.
İNEK KISSASI
"67. Musa, kavmine: Allah bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti de: Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. O da: Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım, demişti.
68. «Bizim adımıza Rabbine dua et, bize onun ne olduğunu açıklasın» dediler. Musa: Allah diyor ki: «O, ne yaşlı ne de körpe; ikisi arasında bir inek.» Size emredileni hemen yapın, dedi.
69. Bu defa: Bizim için Rabbine dua et, bize onun rengini açıklasın, dediler. «O diyor ki: Sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir inektir» dedi.
70. «(Ey Musa!) Bizim için, Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın, nasıl bir inek keseceğimizi anlayamadık. Biz, inşeAllah emredileni yapma yolunu buluruz» dediler.
71. (Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. «İşte şimdi gerçeği anlattın» dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
72. Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.
73. «Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Nebisine verdiği mucizelerini) gösterir.
Sığır kesme kıssası, daha ziyade İsrailoğullarından iki gencin, mirasına konmaları için amcalarını öldürmelerine bağlanır. Olay Musa aleyhisselam’a arzedilir. Musa aleyhisselam bir türlü katilleri bulamaz ve Allah’a sığınır. O da bir sığır kesilmesini, onun bir parçasıyla ölüye vurulmasını, ölünün dirilip katili haber vereceğini bildirir. Netice de böyle olur. Âyetlerin zahiri de buna işaret eder. Ancak eski Mısırlıların ineğe tapmaları, bir ara yahudilerin de buzağıya tapmış olmaları, sığır kesilmesi hadisesinde başka hikmetlerin de bulunduğunu gösterir.
«Bir parçasıyle ona vurun» buyurulup arkasından da Allah’ın ölüleri diriltmesinden bahsedilince, müfessirlerin çoğu bunu «kesilen ineğin bir parçası ile ölüye vurulmak suretiyle onun dirilmesi» şeklinde anlamışlardır. Bu takdirde olay bir mucizedir; Allah’ın kudreti ile ölü böyle bir sebep olmadan da dirilebilir. Dikkatleri daha ziyade çekmek için böyle bir merasim tertip edilmiş ve akabinde mucize gerçekleşmiştir."
Yukarıdaki ayetler ve açıklamalar,
Bakara suresi 67-73 ayetler arasında bize bildirilen inek kıssası ve kıssaya dair kısa açıklamalardır.
***
"67. Musa,
kavmine: Allah bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti de: Bizimle alay
mı ediyorsun? demişlerdi. O da: Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım,
demişti.
Yani"biz alay konusu muyuz","alay edilecek kimseler miyiz";yoksa"alay mı ediyorsun?"anlamlarına gelir." Musa da:"Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım,
demişti."
Burada geçen "cahillik"beyinsizlik ile aynı anlamdadır. İşte
Musa aleyhisselam cahillikten Allah'a sığınmış bulunuyor. Çünkü bu gibi durumlarla alay etmek cahillik ve beyinsizliktir. Bu ifadede ayrıca onların azarlanması söz konusudur. Çünkü Rasulün makamını, Rasulün neye layık olup olmayacağını ve ona neyi nisbet ettiklerini bilmediklerini ortaya koyuyor."
Kaynak-el-Esas fi't-Tefsir 1.cilt sayfa 174
***
Kıssanın bize düşündürdüğü ilk husus, alay etmenin cahillerin işi olduğu gerçeği.