İNSTAGRAM

İNSTAGRAM
hayatcemresi_ instagram

بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet
İBRETLİK HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İBRETLİK HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2014 Perşembe

Namazsızlık Cahil Cesaretidir

Fazilet sahiplerinden biri dedi; "Bir gün bir davet için Ürdün'e yolculuğa çıkmıştık. Cuma namazını ez-Zerka şehrinin mescidlerinden birinde kılmıştık. Beraberimizde bir ilim talebesi ile Kuveyt'li bir alim vardı. Biz mescitte oturuyorduk. İnsanlar dağılmıştı.
O sırada mescidin kapısından bir topluluk anormal bir şekilde içeri girdi. "Şeyh nerede? Şeyh nerede?" diye bağırıyorlardı. Kuveytli şeyhe geldiler ve ona; 
"Ey şeyh! Yanımızda bulunan bir genç başına gelen bir hadiseyle bu sabah vefat etti. Onun kabrini kazdık ve içine onu koyarken kabirde aniden büyük bir yılan çıktı. Bu yüzden genci kabre koyamadık. Bilemiyoruz ne yapalım?"

6 Ocak 2014 Pazartesi

TEBBET SURESİ İLE GELEN HİDAYET

 Bir papaz Kur'an'ı Kerim'in 111.suresi olan Tebbet suresi vesilesi ile hidayete erip müslüman olmuştur.Papaz, Müslüman olmasına vesile olan Tebbet Sûresi'ndeki ince ayrıntıyı şöyle dile getiriyor:
“Tebbet suresi yaşayan bir insan hakkında nazil oldu. Yani Ebu Leheb hakkında nazil oldu. 
Ebu Leheb bu sure indikten sonra tam 8 sene daha yaşadı. Bu sure onun ve karısının cehennemlik olduğunu bildiriyordu. 
Yani Ebu Leheb yalandan

12 Temmuz 2013 Cuma

İmam Âzam'ın Hazır Cevaplığı ve Üstün Zekası

Rivayete göre, Bağdad’a Rum diyarından bir Dehri* gelip insanların inançlarını sarsmak
 için ilim adamları ile münazaralara girişiyormuş. 
Bütün Bağdat âlimleri bu dehri karşısında aciz kalıp sorularına cevap veremediler. Yalnız görüşmediği âlim İmam Hammad kalmıştı. İmam Hammad
 ise, ben de gidip münazarada cevap veremeyip aciz kalırsam cahiller arasında İslâm inancı sarsılır
korkusuyla münazara etmekten çekiniyordu.
İmam Hammad bu düşünce ile muzdarib halde uykuya dalmış, gece rüyasında görmüş ki; bir hınzır gelmiş bir ağacın dallarını ve gövdesini yemiş, sadece kökleri kalmış. 
Bu esnada o civarda bir arslan yavrusu çıkarak o domuzu parçalayıp öldürmüş. 
İmam Hammad bir korku içinde uykudan uyanmış, kederli bir durumda düşünmeye
başlamış. İmam Âzam Hazretleri o zaman on üç yaşında bulunuyordu. Hocası Hammad’ı kederli halde görünce sebebini sordu. İmam Hammad ona rüyasını anlattı.

23 Mayıs 2013 Perşembe

KA'B BİN MALİK'İN TEVBESİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarım... 
Havalar ısındı,yaz meyveleri çıkmaya başladı.Sıcak havalar,soğuk içecekler,serin yaz meyveleri ve üzerimize çöken tatlı bir rehavet,yalancı dünyanın güzelliklerine karşı içimizde daha bir iştiyak oluşu...Bunlar size ne hisettirir,ne hatırlatır?
 Her yazın gelişi bir sahabe ve yine sahabe olan iki arkadaşının hatıralarını aklıma getirir,kendimi onların yerine koyup ben ne yapardım?..diye düşünürüm hep.
Dünya bütün güzelliği,nimetleri ve rahatlığı ile önünüzde dururken bütün bunları bırakıp çok çetin ve günlerce sürecek,uzun bir yolculuğa çıkabilir miydiniz?

21 Mayıs 2013 Salı

SİNEK DEYİP GEÇMEYİN!

Allah'ın adıyla...
Nebevi Hayat dergisinde okuduğum bir hadis-i şerif'i sizlerle de paylaşmak istedim.SubhanAllah hala etkisindeyim,insanı derin tefekkürlere sevk ediyor...
SİNEK YÜZÜNDEN CENNETLİK ve CEHENNEMLİK OLAN İKİ ADAM 
Tarık b. Şihab (r.a) Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Bir sinek yüzünden adamın biri cennete, diğeri de cehenneme girmiştir." Sahabeler:
"Bu nasıl oldu ey Allah'ın Rasulü?" dediler.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"İkisi beraber bir şehre uğradılar. 

14 Kasım 2012 Çarşamba

EMANET EMANETİ VERENİNDİR

Enes İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: 
"Ebû Talha’nın, Ümmü Süleym’den olma bir oğlu vefat etti. Ümmü Süleym, ev halkına:
Ebû Talha’ya ben haber vermedikce, oğlu hakkında hiç biriniz bir şey söylemeyiniz! diye tenbihledi. 
Sonra Ebû Talha eve geldi. Ümmü Süleym akşam yemeğini getirdi. Ebû Talha yemeğini yedi. Yemekten sonra Ümmü Süleym, eskiden olduğundan daha güzel süslendi. O da hanımıyla yattı. Ebû Talha’nın karnı doyup tatmin olduğunu görünce Ümmü Süleym ona:
Ey Ebû Talha, bir millet, bir aileye emânet bir şey verseler de, sonra emânetlerini isteseler, iade etmeyebilirler mi, ne dersin? dedi.
Ebû Talha:
Hayır, (vermemezlik edemezler) dedi.
Ümmü Süleym:
O halde oğlunu geri alınmış böyle bir emânet bil, dedi.
Ebû Talha kızdı ve:

21 Ağustos 2012 Salı

MAĞARADA MAHSUR KALAN ÜÇ KİŞİ

Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l–Hattâb radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:
– Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler.
İçlerinden biri söze başlayarak:

12 Temmuz 2012 Perşembe

ALLAH'A İMAN EDEN GENÇ

 
"Suheyb (–i Rûmî) radıyallâhü anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizden önceki ümmetler içinde bir padişah, bir de onun sihirbazı vardı. Bu sihirbaz yaşlanınca, padişaha:

– “Ben yaşlandım, bana genç birini göndersen de ona sihirbazlığı öğretsem” dedi.

Padişah da ona bir genç gönderdi. Gencin yolu üzerinde bir rahip bulunmaktaydı. Genç ona uğradı, yanında oturdu ve konuşmalarını dinledi, beğendi. Sihirbaza her gittiğinde rahibe uğrar ve yanında bir süre kalırdı. Sihirbaz ona “niçin geç kaldın?” diye kızar ve döğerdi. Delikanlı bu durumu rahibe şikâyet etti. O da şöyle dedi:

– Sihirbazdan korktuğunda, “evdekiler alıkoydular”de; âilenden çekindiğinde de “sihirbaz alıkoydu” de.

6 Temmuz 2012 Cuma

YÜZ KİŞİYİ ÖLDÜREN ADAM

 Ebû Saîd Sa`d İbni Mâlik İbni Sinân el–Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu zât yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir râhibi gösterdiler.

Bu adam râhibe giderek:
– Doksan dokuz adam öldürdüm. Tövbe etsem kabul olur mu? diye sordu.
Râhip:
– Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz’e tamamladı. Sonra yine yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun yanına giderek:

5 Temmuz 2012 Perşembe

KEL, KÖR ve ALA TENLİ'NİN HİKAYESİ


"Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre kendisi, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

“İsrâil oğulları arasında biri ala tenli (abraş), biri kel, biri de kör üç kişi vardı. Allah Teâlâ onları sınamak istedi ve kendilerine bir melek gönderdi.
Melek ala tenliye geldi:

– En çok istediğin şey nedir? dedi. Ala tenli:
– Güzel (bir) renk, güzel (bir) ten ve insanların iğrendiği şu halin benden giderilmesi, dedi. Melek onu sıvazladı ve ala tenlilik gitti, rengi güzelleşti. Melek bu defa:

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur