بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

12 Temmuz 2012 Perşembe

ALLAH'A İMAN EDEN GENÇ

 
"Suheyb (–i Rûmî) radıyallâhü anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizden önceki ümmetler içinde bir padişah, bir de onun sihirbazı vardı. Bu sihirbaz yaşlanınca, padişaha:

– “Ben yaşlandım, bana genç birini göndersen de ona sihirbazlığı öğretsem” dedi.

Padişah da ona bir genç gönderdi. Gencin yolu üzerinde bir rahip bulunmaktaydı. Genç ona uğradı, yanında oturdu ve konuşmalarını dinledi, beğendi. Sihirbaza her gittiğinde rahibe uğrar ve yanında bir süre kalırdı. Sihirbaz ona “niçin geç kaldın?” diye kızar ve döğerdi. Delikanlı bu durumu rahibe şikâyet etti. O da şöyle dedi:

– Sihirbazdan korktuğunda, “evdekiler alıkoydular”de; âilenden çekindiğinde de “sihirbaz alıkoydu” de.

 Genç, durumu böylece idare edip giderken, bir gün yolda insanların gelip geçmesine engel olan büyük ve yırtıcı bir hayvana rastladı ve kendi kendine “Sihirbazın mı yoksa râhibin mi daha üstün olduğunu işte şimdi öğreneceğim” diyerek bir taş aldı ve “Ey Allahım, rahibin yaptıklarını sihirbazın yaptıklarından daha çok seviyorsan, şu hayvanı öldür ki insanlar yollarına devam etsinler” dedi ve taşı hayvana doğru fırlatıp onu öldürdü. Halk da geçip gitti. Daha sonra delikanlı râhibe gelip olayı anlattı. Râhip ona:

– Delikanlı! Şimdi artık sen benden daha üstünsün. Zira, sen bu gördüğüm mertebeye erişmişsin. Öyle sanıyorum ki, sen yakında bir belâya uğratılacaksın. Böyle bir şey olursa, sakın benim bulunduğum yeri kimseye gösterme! dedi.

Delikanlı, körleri, alaca hastalığına tutulmuş olanları kurtarır ve diğer hastalıkları da tedâvî ederdi. Padişahın o sıralarda kör olmuş bir yakını bunu duydu, değerli hediyelerle birlikte delikanlıya gitti ve:

– Eğer beni tedâvî edersen, bütün bunlar senin olacak dedi.

Delikanlı:

– Ben kendiliğimden kimseye şifâ veremem. Şifayı ancak Allah Teâlâ verir. Eğer sen Yüce Allah’a inanırsan, ben ona dua ederim, o da (dilerse) sana şifa verir, dedi.

Adam iman etti. Allah Teâlâ da ona şifa verdi. Adam eskiden olduğu gibi padişahın yanına gelip meclisteki yerini aldı.

Padişah:

– Senin gözünü kim iyi etti? diye sordu. O da:

– Rabbim, dedi.

Bu defa Padişah:

– Senin benden başka rabbin mi var? diye gürledi.

Adam:

– Benim de senin de rabbin Allah Teâlâ’dır, dedi.

Bunun üzerine sinirlenen padişah adamı tutuklattı ve gencin yerini gösterinceye kadar ona işkence ettirdi. Sonuçta adam gencin yerini söyledi. Delikanlı getirildi. Padişah ona:

– Delikanlı, demek senin sihirbazlığın körleri ve alacaları iyi edecek dereceye ulaşmış. Duydum ki sen epeyce işler yapıyormuşsun, öyle mi? diye sordu.

Delikanlı:

– Hayır, ben kimseye şifa veremem. Şifa veren Allah Teâlâ’dır dedi.

Padişah delikanlıyı tutuklattı ve rahibin yerini gösterinceye kadar ona işkence ettirdi. Neticede râhip getirildi ve kendisine “dininden dön!” denildi. Râhip bu teklife yanaşmadı. Bunun üzerine padişah bir testere getirtip başının tam ortasından rahibi ikiye biçtirdi. Rahibin parçalarının her biri bir yana düştü. Sonra Padişahın adamı getirildi ona da “dininden dön!” denildi. Ancak o da kabul etmedi. Padişah onu da parçalarının her biri bir tarafa düşünceye kadar testere ile başının ortasından ikiye biçtirdi. Daha sonra delikanlı getirildi ve “dininden dön (yoksa öleceksin)” diye tehdid edildi, fakat delikanlı direndi. Padişah delikanlıyı adamlarından bir gruba teslim etti ve onlara şu tâlimatı verdi:

– Bunu şu dağın tepesine çıkarın, dininden dönerse ne âlâ, değilse, aşağıya yuvarlayın gitsin.

Delikanlıyı götürdüler, dağın tepesine çıkardılar.

Delikanlı:

“Allahım, beni bunların elinden nasıl dilersen öylece kurtar!” diye dua etti. Bunun üzerine dağ sarsıldı ve onlar aşağı yuvarlandılar. Delikanlı sapasağlam yürüyerek padişahın yanına döndü. Padişah ona:

– Yanındakiler ne oldu? dedi.

Delikanlı da :

– Allah beni onların elinden kurtardı, dedi.

Bunun üzerine padişah, delikanlıyı adamlarından bir başka gruba teslim etti ve:

– Bunu Kurkur denilen bir gemiye bindirip denizin ortasına götürün. Dininden dönerse ne âlâ, değilse, denize atın gitsin, dedi.

Delikanlıyı alıp götürdüler. O:

“Allah’ım, beni bunların elinden dilediğin şekilde kurtar!” diye dua etti.

Gemi içindekilerle beraber ala–bora oldu, hepsi boğuldu. Delikanlı sağ–sâlim padişahın yanına döndü.

Padişah onu görünce:

– Yanındakiler ne oldu? diye sordu.

Delikanlı da:

– Allah beni onların elinden kurtardı, dedi ve ilâve etti:

– Benim sana söyleyeceklerimi yapmadıkça beni öldüremezsin.

Padişah:

– Neymiş onlar? dedi.

Delikanlı :

– Halkı geniş bir meydanda topla. Beni de bir hurma kütüğüne bağla. Okdanlığımdan bir ok al, yayın tam ortasına koy. Sonra da “Delikanlının rabbinin adıyla de ve at. İşte ancak bunu yaparsan beni öldürebilirsin” dedi.

Padişah halkı geniş bir meydanda topladı. Delikanlıyı hurma kütüğüne bağladı. Sonra delikanlının sadağından bir ok aldı, yayına yerleştirdi. “Delikanlının rabbi olan Allah adıyla” deyip oku fırlattı. Ok, delikanlının şakağına isabet etti. Delikanlı elini şakağına koydu ve oracıkta öldü.

Bunun üzerine halk:

– Biz, delikanlının rabbine iman ettik, dediler.

Daha sonra durumu padişaha ileterek:

– Gördün mü çekindiğin şey nihâyet başına geldi; halk iman etti, dediler.

Bunun üzerine padişah, sokak başlarına büyük hendekler kazılmasını emretti. Hendekler ateşle doldurulmuştu.

Padişah:

– Bu yeni dinden dönmeyen herkesi, zorla ateşe atın, (yahut “onları ateşe girmeye zorlayın”) dedi.

Emri yerine getirdiler. En sonunda kucağında çocuğu ile bir kadın geldi, bir ara ateşe girmemek ister gibi yaptı, sendeledi. Çocuk:

– “Anneciğim, sık dişini, sabret, çünkü sen hak din üzeresin!” de(mek suretiyle annesini cesaretlendir)di."
Hadis-i şerif Müslim, Zühd 73.
* Bu hadîs-i şerîfi daha iyi anlayabilmek için Kur'an-ı Kerim'in 85. Sûresi olan Buruc suresini birkaç tefsirden mutlaka okunmalıdır.
Tevbe info

6 yorum:

  1. Ablacim ALLAH razi gelsin insaALLAH senden. Cok guzel ibretlik bir hadisi serif. ALLAH yolumuzu onun yollundan saptirmasin, islam uzere olup ona onun istedigi gibi kavusmak nasip eylesin insaALLAH. AMIN sevgilerimle..ALLAH HAFIZ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiin Fatmacım, Rabbim cümlemizden de razı olsun(amin).
      Rabbimiz bizlere karşı öyle merhametli ki böyle güzel bir peygamber(s.a.v) göndermiş,bize nasihatler etmiş,en gerçek ve ibretlik hikayeler,haberler anlatmış,anlattırmış,ne kadar şükretsek azdır,
      en kalbi sevgi ve dualarımla...

      Sil
  2. Ne guzel soylemisin ne kadar sukretsek azdir, vede Hz.Muhammed gibi bir peygamberin ummeti olmak onun yolundan ilerlemek bize verilen essiz bir nimet. Allahim Izin verirse bu ayin sonunda tr'ye kesin donus yapiyorum ailemle(oglum ve esimle) yanimda sadece 4 valize sigacak esyayi alicam. gerisi kalicak artik ne olur ALLAH biliyor. icim azicik buruk nedense kendimede kiziyorum aslinda neden dersen dunya mali dunyada kalicak ahiretimi dusunmek yerine geride biraktiklarim kafami daha cok yoruyor. kendimi peygamberimizin hayatini dusunurek sakinlestirip ALLAHIMA yonelmeye calisiyorum. ama bazen basarili olamiyorum maalesef. Neden yazdin bunlari dersen paylasmaya ihtiyacim var...Vaktini aldiysam hakkini helal et ablacim. Belki verecegin bir fikir bir dua beni biraz olsun rahatlatir...hayat degistirmek benim icin biraz zor ama bu dunya gecici,Yuce Rabbim pisman olacagimiz yanlisliklardan bizi korusun. Koyume varinca daha iyi bir sekilde ALLAHima yonelecegim insaALLAH. Yavrum icinde iyi olacak burada kimseyi gorudugumuz yok en azindan orada ailem var. Hakkimizda hayirlisi olur insaALLAH. beni dinledigin icin sagolasin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım kardeşim benim,
      dünyada 4 valiz eşyayı alıp gerisini bırakıyoruz,ama kabre girerken her şeyimizi bırakıyoruz,bunu bir idrak edip hayırlı ahiret azıkları hazırlasak cennet gibi bir nimet inşaAllah bizi bekliyor,Rabbim idrak edip gereğini yapanlardan eylesin(amin).

      Allah'a yönelmemiz için mübarek Ramazan ayı çok güzel bir fırsat,bunu ganimet bilelim inşaAllah.

      İnşaAllah bu yeni başlangıç hakkınızda hayır olur,Rabbim her şeyi gönlünüze göre,gönlünüzü de kendisine göre şekillendirsin(amin).
      İstediğin şeyi paylaşabilirsin,ben dinlerim inşaAllah :)
      En Emin'e emanetsin...

      Sil
  3. dün bir komşu ile çocuk yüzünden tartıştım,bugün hala ona kızgınlığım geçmedi,biryandanda pişman oluyorum ne yapmalıyım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim meselenin aslını bilmiyorum,ama çocuk yüzünden olan tartışmalar en gereksiz tartışmalar,siz onlar yüzünden tartışırken aradan fazla zaman geçmiyor ki çocuklar yeniden oyuna başlıyorlar,
      pişman oluyorsanız vijdanınız rahatsız demektir,nasıl rahatlayacağını da siz bulabilirsiniz,
      tavsiyem komşunuzun gönlünü alın,hatta küçük bir hediye veya evinizde hazırladığınız yiyeceklerden bir miktar göndererek bu işi yapabilirsiniz,
      ayrıca böyle bir durumla bir daha karşılaşmamak için gereken önleminizi de alın,
      kolay gelsin,selametle kalın...

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur