بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

14 Temmuz 2016 Perşembe

Gıdalar ve Kullandığımız Ürünlerdeki Helal Arayışımızın Sınırı

Allah (azze ve celle)'ye hamd eder sözlerime onun adıyla başlarım. Salat ve selam Nebimiz Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem)'e, O'nun temiz ve pak ailesine ve yollarından ihlasla giden ümmetin bütün fertlerinin üzerine olsun.

"Allah her kimseyi, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!" 
Bakara/286

Yediğimiz, içtiğimiz, kullandığımız her ne madde varsa helal katkılarla üretilmiş olmasına hep dikkat etmeye çalıştık çalışıyoruz da...Bazen hatta çoğu zaman bu durum bizleri şüpheci olmaya, ümitsizliğe, bıkkınlığa vesveseye götürdü. Gliserin'in haram maddelerden de üretildiğini öğrendiğimde ve kullandığım bulaşık deterjanında gliserin olduğunu gördüğümde yaşadığım üzüntü ve çaresizliği tarif edemem. 
Keza sabundaki bir şüpheli maddeden haberdar olduğumda da durumum aynı idi. Market market dolaşıp, sabunların içeriklerini o minicik yazılarına rağmen okumaya çalışmak yıpratıcıydı. Seçeneklerin azlığı ise tam bir hayal kırıklığı idi.

Bir kardeşimizin helal tüketme arayışındaki çaresizliği bunun başka bir örneği idi. "Herkesin evi mis gibi kokuyor, benim evim öyle kokmuyor" diyordu. Kokulu yüzey temizleyicilerinde helalliği aradığı için yaşıyordu bu sıkıntıyı. O zamanda kardeşimize bunları kullanabileceğini yenilip içilen bir şey olmadıklarını yazmıştım.

Helal ve sağlıklı ürün arayışımda, alabileceğim, ulaşabileceğim, içime sinerek kullanacağım bir ürün bulduğumda veya evde ürettiklerimde ise adeta dünyalar benim olmuş, üzerimden sanki büyük bir dağ kalkmıştı.


Öyle hale geldik ki bırakın sadece yenilen ve içilenleri, temizlik maddelerinde ve kullandığımız hemen her üründe helal sertifikası arar olduk. Helal sertifikası veren kuruluşlar arttı, tabiri caizse işin cılkı çıktı. Öyle ki yurt dışında helal sertifika verilmiş haram ürün örnekleri yansıdı haberlere...

Ülkemizde de helal sertifikalı ürünlerle bir tekel oluşturuldu adeta. Alışveriş yaptığım helal sertifikalı ürünler satan markette, helal sertifikasız bir el kremi gördüğümde sertifikasını sordum. Satıcı ürünün helal olduğunu küçük bir şirket olduğu için maliyetinden dolayı helal sertifikası alamadığını söylemişti. 

Sonrasında ise artık sertifikasız ürün satmıyacağını zira sattığı ürünlere sertifika veren kuruluşun sertifikasız ürünleri satmalarına izin vermediğini söylemişti. O kremi bir çok yerde aradım, en son Ulus'ta 4-5 dükkan gezdikten sonra bir yerde bulup aldım, zira hem güzel hem bereketli hem de hesaplı idi. 

Haram helal konusunda hassas olmamız inşaAllah takvadandır. Ancak bunun bir dozajı olmalı. Helal sertifikası ile oluşturulan tekele katkı sağlamamalıyız. İhtiyacımız kadarını almalı mümkün olduğunca güvendiğimiz markaları tercih etmeliyiz. Ancak kimsenin bizim İslami hassasiyetlerimizi sömürerek sırtımızdan semirmesine, helal sertifika almaya imkanı olmayan ancak, helal maddelerle üretim yapan küçük şirketleri de bitirmesine, onlara hayat hakkı tanımamasına fırsat vermemeliyiz.

İmam Muhasibi'nin Risaletü'l Müsterşidin(AHLAKIMIZ) adlı eserin tercümesinde(sayfa 17) "Şüpheli şeylerden kaçınmak" başlıklı bölümde İmam Gazali'nin şu sözüne yer veriliyor, aynı söz İmam İbni Teymiyye'nin (rahimehullah) Risaletü'l-Helal ve'l-Haram'ında da yer alıyormuş.

"Bir kimse dünyadaki mallara kati surette haram karıştığını bilse de alışverişi ve bu mallardan yemeyi terk etmesi lazım değildir. Çünkü bu meşakkat getirir. Dünyada ise meşakkate yol açan muamelelere müsamaha vardır. Bunu şuradan anlayabiliriz. Rasullullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında bir kalkan çalındığında biri de ganimetlerden bir cübbe çaldığında kimse cübbe ve kalkan satın almayı terk etmemiştir."

Yine aynı eserin konu ile ilgili bölümün devamındaki Ebu'l-Kasımb.Mansur el-Kabbari el-İskenderani'nin şu sözü çok dikkat çekici:

"Mübahlar, kişi ile mekruhlar arasında bir engeldir. Kim mübahları çokça işlerse mekruha doğru yol alır.Mekruhlar ise, kişi ile haram arasında bir engeldir. Bunlara da çokça bulaşan harama doğru yol alır." 
Meselenin özü dengeyi korumaktan, aldıklarımızda yeyip içtiklerimizde ölçülü olmaktan geçiyor. 

Kola gazoz vb. biz içmek istemesek de devamlı değil ara sıra heveslenen çocuklarımızın (coca cola ve pepsi markaları hariç) alıp içmesine ses çıkarmamalıyız. Coca cola ve pepsi'yi öncelikle hizmet ettikleri küfür düzenlerinin bekasını temin ve İslama düşmanlık için gelirlerini seferber ettiklerinden dolayı tercih etmemeliyiz.
Allah (Subhanehu ve Teala)'nın haram dediği haram, helal dediği haramdır ve Rasul aleyhisselam'ın bize bildirdikleri böyledir. Aşağıdaki yazı bu yönü ile çok önemli. Şunu unutmayalım Allah (azze ve celle) bize gücümüzün üzerinde yük yüklememiş. Yediklerimiz içtiklerimizde ölçülü olur, güvendiğimiz markalardan alırsak inşaAllah bir sıkıntı yok. 

Kendimizi bir cendereye sıkıştırıp psikolojimizi bozmaya hayatı çekilmez hale getirmeye gerek yok. Bu şu anlama da gelmiyor artık önümüze gelen herşeyi alıp kullanabilir tüketebiliriz. Almak istediğiniz, ihtiyacımız olan bir üründe seçenekler az ise, tamamen helal maddeler kullanılarak hazırlanmış bir ürün bulamıyorsak veya bütçemizi zorluyor ise veya seçeneklerden birisi diğerinden daha kaliteli ise onu da tercih edebiliriz. Mesela bir temizlik maddesi, mesela bir şampuan veya sabun veya bakım ürünleri gibi. Aşağıdaki, yazıdan çıkarımıma göre süt ve süt ürünleri pek çok gıda da buna dahil olabilir Allahu A'lem. Sağlık konusunu ise asla gözardı etmemeliyiz.

Az miktar alkol özelliğini kaybedip bir içeceğin içinde yok hükmünde oluyorsa ve bunu içmek mubahsa, kullandığımız temizlik ve bakım ürünlerinde bu hayli hayli öyledir Allahu A'lem.
Ancak yeri gelmişken konu ile alakalı bahsetmeden geçemeyeceğim bir husus da şu:
 Naturalive'nin göz kalemlerini ve diş macununu sağlık açısından da çok önemsiyorum. Helal ürünler kullanılmasının yanında diş ve göz sağlığımız için de ekstra katkılar sağlıyor. Keza diğer kişisel bakım ürünlerini de buna dahil edebiliriz.

Haram helal hassasiyeti tabi ki bir müslümanda olmalı, ancak bu vesvese boyutunda değil dozunda olmalı. Herşeyi inceden inceye incelemek bizim üzerimizde bir sorumluluk değil Allahu A'lem. Biz bize düşeni yapalım, ancak kendimizi yıpratmayalım ölçülü ve dengeli olalım inşaAllah.

Bugüne kadar ki yayınlarımı da bu bakış açısı ile yeniden değerlendirin. Sağlık konusunu da gözardı etmeyin. Bütün bu yazdıklarımı aşağıdaki yazı ile beraber değerlendirerek okuyun. Bu güne kadar konu ile ilgili yayınlarımı biraz abartılı, hatta vesveseli bulduğumu itiraf ediyorum. Niyetim halisti, ancak gereksiz zorlamalar yaptığımı düşünüyorum. Şimdi dikkat etmiyor muyum ediyorum, ancak kararında, olması gerektiği kadar...

سُبْحَانَكَ الّلهمّ وَ بِحَمْدِكَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَهَ اِلاّ اَنْتَ اَسْتَغْفِرُكَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ


“Subhaneke ALLAHumme ve bihamdike eşhedu en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyk”


“ALLAH(c.c.)’ım! Seni her türlü noksanlıklardan tenzih eder, hamdimi sana takdim ederim. Senden başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diliyor ve sana tevbe ediyorum. ”
(Tirmizi, deavat: 38 )


hayatcemresi

********
 
Çay, Kahve Kolanın İçindeki Doğal Kafein Olan içecekleri İçmek Caiz midir? 

"..Kafein bir alkaloid’dir ve doğal olarak çay, kahve ve başka bitkilerin tohum ve yapraklarında doğal olarak mevcuttur. Alkaloidlerin genel olarak uyarıcı bir etkisi vardır. Bazıları sinir sistemini etkiler ve bazıları kaslar üzerinde etki oluşturur. Kokain, afyon, morfin ve kenevirden elde edilen alkaloidlerin uyuşturucu etkisi malumdur ve haramdır.

Lakin doğal olarak çay ve kahve gibi içeceklerde bulunan kafeinin sağlıklı kullanım halinde böyle bir etkisi olmadığı gibi zararı da yoktur. Araştırmalara göre kafeinin zihni açmak, kan dolaşımını artırmak, vücuda sıcaklık vermek, yorgunluğu gidermek ve sindirimi kolaylaştırmak gibi etkileri vardır. Ancak çok fazla ve yüksek miktarlarda kafein kullanıldığı zaman sağlık açısından zararlar söz konusu olabilir. Bu durumda haramlık varit olabilir.

Ama eşyada asıl olan ibahettir (mubah olmasıdır). Dolayısıyla kafeinin haramlığını gerektirecek bir durum olmadığı sürece asıl itibariyle mubahtır. Bu manada çay ve kahve gibi doğal kafein içerikli içeceklerin içilmesinde bir beis yoktur.

Kola veya enerji içecekleri gibi kafein eklenmiş olan içeceklere gelince, bu içeceklerin hükmüne sadece kafein içerikli olmaları etki etmez. Kafein içerikli olmaları cihetinden içerdikleri kafein miktarı ve o miktarın zararlı olup olmaması önemlidir. Benim bildiğim kadar kola gibi içeceklerde kafein miktarı düşüktür lakin enerji içeceklerinde miktar yüksek olabilir. Hem markadan markaya değiştiği için ve hem benim bu konuda bir araştırmam olmadığı için enerji içecekleriyle alakalı bu hususta bir şey söyleyemem.

Diğer bir mesele ise bu içeceklerin kafeinden başka maddeler de içermeleridir. Mesela alkol. Bundan ötürü kola gibi gazlı içeceklerin haramlığı tartışılmaktadır.


Âcizane bu mevzuda racih olan haram olmamasıdır.

Çünkü birincisi hüküm illetiyle devran eder. İlletin varlığı hükmün varlığını, illetin yokluğu hükmün yokluğunu sağlar. Alkolün haram kılınmasındaki illet sarhoşluk vermesidir.

İmam Ebu Davud (rahimehullah)’ın ibni Ömer (radıyallahu anhuma)’dan tahriç ettiği hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyuruyor: “Sarhoş edici her şey hamr’dır. Ve sarhoş edici her şey haramdır.” Ve Cabir (radıyallahu anhu)’dan tahriç ettiği hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)“Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır” buyurmaktadır. Ve yine İmam Ebu Davud (rahimehullah)’ın tahriç ettiği hadiste Deylem el-Himyeri (radıyallahu anhu) şöyle der: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e “Ey Allah'ın Rasûlü! Biz soğuk bir yerde yaşıyoruz. Orada ağır işlerle uğraşıyoruz. Şu buğdaydan bir içecek imal ederek onunla işlerimizin ağırlığına ve ülkemizdeki soğuğa karşı direnç kazanıyoruz. (Bu hususta ne buyurursun?) diye sordum. (Bana): “(Bu içecek) sarhoşluk veriyor mu?” diye sordu. “Evet” dedim. Bunun üzerine “Öyleyse ondan kaçınınız” buyurdu. (Ben): “Halk onu bırakmıyor” dediğimde “Eğer bırakmıyorlarsa onlarla savaşın!” buyurdu”

Ve ikincisi muhakkik âlimlerin ispat ettikleri üzere başka bir maddeyle karışmış olan bir maddenin eserleri karışmış olduğu maddede kaybolursa yok hükmündedir. Mesela ister az ister çok olsun bir miktar suya necaset karışsa ve necasetin koku, renk veya tat bakımından eseri kalmazsa su temizdir. Kendini suyun içinde göstermeyen bu necasetin suya ve suyun hükmüne bir etkisi olmaz.

Buna binaen bir içecekte etkisi olmayacak kadar az miktarda alkolün bulunması içeceği haram kılmaz.

Denilse ki “Pekâlâ Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in “Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır” kavli buna mütenakız değil mi?” derim ki: Hayır! Zira mücerret alkolün azı da çoğu da haramdır. Zira çok miktarda alkol muhakkak sarhoşluk vericidir. Lakin birbirine karışma neticesinde alkolün içinde kaybolduğu içeceğin azı da çoğu da sarhoş edici değildir. Dolayısıyla hadisin kapsamına girmez. Allah-u Alem.

Şöyle de denilebilir: “Alkol necistir. O halde karışmış olduğu içeceği içmekte haram olur”. Buna cevaben derim ki: Alkolün necis olduğunu ispatlayan bir delil yoktur. Bilakis doğru olan alkolün necis olmamasıdır. Lakin alkolün necis olduğunu farz etsek dahi bu içeceklerdeki alkol miktarı o kadar az ki ne rengi, ne tadı ve ne de kokusu içecekte baki kalmıyor. Dolayısıyla hükmen bir etkisi de kalmıyor.

Bu cevaba son vermeden evvel şunu da söylemek isterim:

Fetva ille de takvayla örtüşmesi gerekmez. İslam hukuku açısından mesele böyledir. Bir içeceğin (mesela kola) içinde sarhoşluk verecek etkiye sahip olmayacak az miktarda alkolün varlığı içeceği haram kılmaz. Lakin ben yine de bu içeceklerden imtina etmeyi kendim için tercih ediyorum. Çünkü “içindekiler” kısmında açık “alkol” veya “etil alkol” yazılmış olmasına rağmen o içeceği içmek benim teslimiyet anlayışıma ters geliyor. Özellikle gıda maddelerin üretilmesinde hiçbir surette haram, helale, fayda ve zarara dikkat etmeyen bir sektörün ürünlerinden beslendiğimizi dikkate alırsak “evet, gıda sektöründeki ürünler alkol, domuz, haram etler ve başka dinen sakıncalı olan maddeler içermektedir lakin bunlar gıdada kayboluyor, etkisi kalmıyor” gibi sözlerle meseleyi halletmek bana göre İslami şuurun ibâhiliğin* karşısında bir yenilgisidir.

Yani Müslüman şöyle demektedir. “Evet! Bu piyasa kâfirlerin elindedir. Ve kâfirler alkol, domuz veya başka haramlara elbette bakmıyorlar ve bu maddeleri değişik sebeplerden ötürü bu yiyecek ve içeceklere katıyorlar. Ama bizim bununla bir sorunumuz yoktur. Çünkü İslam fıkhına göre bu maddeler diğer maddelerin içinde kaybolup gidiyorlar. Bu manada ne hakiki ve ne de hükmi bir etkileri kalmıyor. Dolayısıyla biz de bu gıda maddeleriyle beslenmekte bir beis görmüyoruz.”

Bu anlayış İslam’ın Müslüman’da inşa etmek istediği şuura ne kadar mutabık ve İslam’ın maksatlarına ne kadar uygundur? İlerleyen zamanda böyle bir şuur ile cahil toplulukların oluşturdukları güncel meseleleri muâlece eden Müslümanların hali ne olur?

Elbette bu sorular tasili ve tafsili bir cevap ister. Burası ise bunun yeri değildir.

Buna ilaveten bu içeceklerden imtina etmenin başka sebepleri de var.

Mesela Coca-Cola veya Pepsico gibi şirketlerin ibâhî, laik, kapitalist batı kültürünün en büyük koruyucularından ve İslam’a karşı savaşın en büyük destekçilerinden oldukları hiçbir akıl sahibine hafi değildir. Bu şirketlerin elde ettikleri kazançlar elbette savundukları küfrün desteğine bir surette akmaktadır.

Dolayısıyla bu içeceklerin sağlığa verdikleri zarar bir taraf, İslam ehline ve şuuruna verdikleri bir zarar da vardır.

Ama dediğim gibi bu benim meseleye bakışım ve kimseyi bağlamaz. Bizim dinimiz görüşe değil şeri delillere mebnidir. Dolayısıyla kesin bir zarara sebebiyet verecek miktarda kafein içermeyen veya etki vermeyecek kadar az miktarda alkol içeren kola ve benzeri gazlı içecekleri içmek mubahtır. Allah-u Alem."

Nakil Kürsüsü / Tarık Ebu ABDULLAH
****

* İBAHİLİK NEDİR?
 
"Mübah kılmak, bir şeyin mübah ve meşru olduğunu kabul ve ilan etmek" anlamlarına gelen "ibâha" görüşünde olanlar. Asılsız te'villerle, İslâm dininin koymuş olduğu yasakların bütününü veya bazılarını helâl sayan, farzları ortadan kaldıran; nefsin hoşlanıp zevk aldığı her şeyi mübah ve meşru gören sapık ve batıl mezhep, anlayış (Bekir Topaloğlu, Kelâm ilmi, İstanbul 1981, s. 226).
Geniş bilgi için BURAYA bakabilirsiniz. 

7 yorum:

  1. Bu yazıyı 4 ay önce yayınladım ve ilk zamanlar niçin hiç yorum gelmedi? Halbuki bu sayfanın en ilgi gören konularındandı bu konu diye düşünmüş bir anlam verememiştim meğer yanlışlıkla yazının yorumlarını kapatmışım, bugün bir kardeşimin vesilesi ile fark edip yorumları açtım bilgilerinize..

    YanıtlaSil
  2. Ben şmdi okudum. Genelde konuları açıp zamanıma göre okumadan geçtiğim oluyor.

    Açık soylemek gerekirse okurken hayretler icinde kaldım... yine bir ara tekrar okumak isterim boş bir anımda.

    Demek istiyorki ben kullanmıyorum ama şer-i olarak haram diyemeyiz. Doğru mu anlamışım.
    Ben çocuklara anlatıyorum ama ikna oluyorlar. Cips gibi maddeleri de ayda yılda iki defa yemekden uzak Tutamıyoruz nefisimize yenik düstüğümüz zamanlar oluyor.
    Ama hocamız kolanın maddesindeki böcek kanını ele almamış. Oda ele alınırsa haramlığı tekrar tartışılır bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ilginç bir yazı ancak bizleri vesveseye varan şüphecilikten kurtaran bir yazı böcek kanını da ele alsa sonucun değişeceğini sanmıyorum ben özellikle şu cümlesini çok önemsedim bu şaşkınlığımıza cevap niteliğinde

      "Fetva(nın) ille de takvayla örtüşmesi gerekmez"

      Sil
  3. Hatice ablacım nakil kürsüsü şu aralar paylaşım yapmıyor sebebi nedir? Bir bilginiz var mı? Hatta az önce hiç sitelerine giremedim. InşaAllah hocalarimız iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O konuda bir bilgim yok ancak için rahat olsun elhamdulillah hocalar iyi Allah haklarında hep hayır versin amin.

      Sil
  4. Hayırlı akşamlar hatice hanım ben yazınızı bugün okudum ve dikkatimi çekti bende krem şantiye takıldım çok severim ama kullanamıyorum tavsiye edebileceğiniz bir marka varmı her markaya güvenemiyorum yardımcı olursanız sevinirim♥♥♥@¥$€

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada marka ismi veremeyeceğim ama şantilerde bitkisel yağlar kullanılıyor diye biliyorum ve üzerinde de domuz yağı olmadığını belirten ibaresi olan kaliteli markalardan alıyorum

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur