بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

21 Nisan 2011 Perşembe

KADIN ve İFFET

.....................................................
Hangi çağda yaşıyoruz? Bu soru, mü’minlere değil liberal ve evrimcilere yaraşır! Müslüman insan, çağın dışına itilmekten korkan insan değil, her dönemde kendi ilkeleri doğrultusunda çağ oluşturmaya çalışan insandır! Eğer İbrahim’in (a.s) karısı Hacer, 4500 yıl öncesinden günümüze gelseydi aynı Hacer olurdu! Çünkü o, haklarının peşinde değil Allah’ın ve İbrahim’in (a.s) emirlerinin doğrultusunda hareket eden bir kadındı. Saf itaat, O’nu susuz bir çöle sürükledi ve O, bu çölde hakları için değil çocuğu için koşturdu. Bir köle ve bir çöl! Bu kadını sadece Allah gördü ve O, insanlar gibi görmedi. Binlerce yıldır Allah’ın en samimi kulları, bu köle kadının adımlarını takip eder durur. Binlerce yıldır mü’minler, hacerül esvedin önünde sıra bekler analarının kara alnını öpmek için! Yine İmran Kızı Meryem, miladın sıfırıncı noktasından günümüze gelseydi onun tavırlarında bir değişiklik olmazdı.
O ki, gelmiş ve geçecek tüm kadınlardan üstündür. Çünkü saf iffetini, hayatı boyunca sapasağlam korumuştur. Çünkü bu iffete, her ortamda hakkını savunarak değil saf suskunlukla erişmiştir. Ve Allah hakkını savunmasın diye Meryem’i sustururken, onun mutlak itaati karşısında hakkını savunması için Meryem oğlu İsa’yı konuşturmuştur! İşte bunlar, Allah’ın iffet ve takvalarından dolayı övdüğü ve gelecek nesiller arasında iyi bir nam bıraktığı kadınlardır.

Günümüzün “eşitlik ve özgürlük” klişesiyle, kadını alçaltan feminist kadınları, Hacer ve Meryem (r.a) ‘in durumuna şahit olabilseydi, onların haklarını savunmak adına kendilerini yoldan çıkarmaya çalışacak ve Allah’a akıl verme pervasızlığını göstereceklerdi. Oysa İslam, bu feministlerin, eşitlik ve özgürlüklerle kıtlığa mahkûm olmuş akıllarıyla anlaşılıp çağdaş kadının mantığı üzerine oturtulacak bir din değildir. Hoşa gitmese de şu hakikati müslüman kadınların bilmesi gerekir; Velileri olan müslüman erkekler dururken, hangi konuda olursa olsun müslüman kadınlar; erkekler karşısında kendilerini savundukça ve onlarla konuştukça, iffet ve takvalarından uzaklaşırlar. Bugün kendileri de kabul edecektir ki en takvalı ve iffetine en çok sahip çıkan kadın, erkeklerle en az iletişim halinde olan müslüman kadındır. Eğer müslüman kadın iffetine zerre halel gelmeden erkeklerle iletişim kurabileceğini savunuyorsa, bu iddianın erkek ve kadın fıtratına aykırı olduğunu söylememiz gerekir.
Kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği, bu modern çağda, kadını önce bir başına bırakır, ardından onu sosyal yaşamın her alanına iter. Tek başına kalan kadın, artık ihtiyacını kendisi karşılamaya ve haklarını kendisi savunmaya başlar. İlkin takva elbisesi ile topluma karışır, henüz iffetini korumaktadır ama bir müddet sonra zorunlu olarak karşı cinsle iletişim kuracaktır. Utana utana olan yürüyüş, tavır ve konuşmaları; bir müddet sonra perde kalkacağı için normale(!) döner. Bu kadının, erkeklerle iletişimi arttıkça kadın-erkek arasındaki sınırlarla birlikte, takva elbisesi de gün geçtikçe incelir ve sonunda başörtüsü dışında bu elbiseden eser kalmaz. Çünkü kadın, hemcinsleriyle görüştüğü gibi artık rahat bir şekilde sıkılmadan erkekler konuşabilme yeteneğine kavuşmuş ve onlarla iletişim kurabilme gururunu yaşamaya başlamıştır.
“Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona –Musa’ya- geldi”. (Kasas,25)
Üç bölüm halinde sunduğumuz mevzu, bu ayette sunulan hakikati anlatmaktan başka bir şey değildir. Allah; “derken kadın yürüyerek ona geldi” diyebilirdi ama O’nun katında makbul olan kadın, zorunlu bir ihtiyaç için erkeklerle herhangi bir şekilde değil utana utana iletişim kuran kadındır.
Tevfik Oğurel
Üç bölüm halinde yayınlanmış"İffet,Zaman ve Başörtüsü "yazı dizisinin  tamamını buradan okuyabilirsiniz.

1 yorum:

  1. s.a.sonunda buldum seni adaşım sevgili ablam ve aldım listeme.blogunu okumayı seviyorum hep buralarda olacağım inşaalah.Cumamız hayr olsun hayırlı geceler diliyorum sevgiler.

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur