بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

21 Ocak 2013 Pazartesi

EKMEKTE KULLANILAN KATKI MADDELERİ ve EKMEĞE DAİR...

 "Ümmi Eymen radıyallahu anha: “Kendisi bir unu eleyip ondan Aleyhissalâtu vesselâm için ekmek yapmıştır. Rasülullah s.a.v.: „Bu nedir?‟ diye sormuş, Ümmi Eymen ise „Bu bizim diyarda yaptığımız bir yiyecektir. Ben ondan sizin için bir ekmek yapmak arzu ettim‟ deyince Aleyhissalâtu vesselam da: „Şu eleyip ayırdığın kepeği, una geri kat, sonra yoğur ve ekmek yap‟ buyurmuştur." Ebu Hâzım r.a. anlatıyor: "Sehl İbnu Sa'd radıyallahu anh'a sordum: „Rasülullah s.a.v. hiç -kepeksiz has undan yapılmış- beyaz ekmek yedi mi?‟ Bana şu cevabı verdi: “Hayır! Rasülullah s.a.v. Allah'ın O’nu peygamber olarak gönderdiği günden ölünceye kadar hiç beyaz ekmek görmedi.” Ben tekrar sordum: “Elekleriniz var mıydı?” “Hayır” dedi, Aleyhissalatu vesselam Allah'ın kendisini peygamber olarak gönderdiği günden ölünceye kadar hiç elek görmemiştir.” Hz Ömer’in halifeliği döneminde unun elenmesi yasaklanmıştı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şu beyaz ekmek denilen ekmeği sofralarımızdan kaldıralım. Artık has, samimi buğday ununda ekmek üretelim. Bunun yanında kepek oranı yüksek ekmeği sofralarımıza getirelim. Gıda bunda, güç bunda, kuvvet bunda. Her şeyinden arındırılmış hatta zararlı beyaz ekmek. Niçin biz bunu yapıyoruz?” sözleri beyaz ekmekle ilgili bir süredir devam eden tartışmaları tekrar alevlendirdi.
.......................................................
Peki, Erdoğan’ın söylediği kepekli ekmek gerçekten soframıza gelebilir mi?
 Ben uzun yıllar fırıncılık yaptım ve ailece halen de Fırıncılık yapıyoruz.
Bu bakımdan bu tartışmaya dışarıdan değil, meslekten biri olarak katkı sunmaya çalışayım…

Kaliteli bir ekmek yapmanızın temel yolu, kaliteli buğday üretmenizdir. Eğer kaliteli buğdayınız yoksa katkı maddeleri ile siz o buğdaydan çıkan unu yapay olarak kuvvetlendirmeye çalışırsınız ki, Türkiye’de şuan ağırlıklı olarak yapılan budur ve bunun üzerinden sağlıklı ekmek üretmeniz de söz konusu değildir.
............................................................

BEYAZ EKMEK VE KEPEKLİ EKMEK MESELESİ
Fransız psikolog Francois Magedie, köpekler üzerinde bir deney yapar. Deneyde bir grup köpeği sadece beyaz ekmek ve su ile besler. Diğer grubu ise kara değirmenlerde çekilmiş tam undan yapılmış ekmek ve su ile.. Elli gün sonra, beyaz ekmekle beslenen köpeklerin öldüğünü ancak tam buğday unu ile beslenen köpeklerin hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürdüğünü görür. Daha sonra sıklıkla başka hayvanlarda da tekrarlanan benzer deneylerde sonuç değişmez.

"Buğday, sağlık açısından yararlı olan B2 ve B6 vitaminleri ile niyasin, folik asit, demir ve çinko içeriyor. Bu maddelerin daha çok yoğunlaştığı kısım olan buğdayın dış kabuğu, un yapımı sırasında ayrıştırılıyor ve bu yüzden ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu nedenle, beyaz ekmek yerine kepek ekmeğinin tercih edilmesi öneriliyor. Şeker hastaları, kilo sorunu olanlar, mide ve bağırsak rahatsızlığı çekenler tarafından daha çok tercih edilen kepek ekmeğin herkes tarafından tüketilmesini öneriliyor. Beyaz ekmek ile hastalıklara zemin hazırlanılıyor. Kansızlık, zeka geriliği, boy kısalığı gibi.

Üniversitesi Gıda ve Beslenme Enstitüsü uzmanlarından Thomas Hofmann, 2002 yılında yaptığı bilimsel çalışmada, undan ayrıştırılan buğday kabuğunda tüketenleri kanser ve kalp dolaşım hastalıklarından koruyan “prony lysin” adlı aminoasidin varlığını keşfeder. Prony-lysin adlı aminoasit, kabuğu/kepeği ayrıştırılmış beyaz unda bulunmuyor. İnsanları kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan bu madde, un kepeğinden ayrıştırıldığı için, kabukla birlikte undan atılıyor. Bu da, beyaz undan yapılmış ekmek tüketen kimselerin bu tabiî kanser koruyucusundan yoksun kalmaları anlamına geliyor. Ayrıca tam buğday unu, kan şekerini düzenler ve tokluk hissi verir.

Son yıllardan tam buğday unu/ekmeği konusunda yapılan uyarılar üzerine toplumun tüketim tercihlerinde meydana gelen değişim fırsatçı üreticileri harekete geçirmiş ve tam buğday ürünü görünümle kahverengi/kepekli ekmek üretmeye başlamıştır.
Oysa bunlar tam buğday ekmeği olmayıp, bilakis beyaz una kepek ve/veya renklendirici eklenmiş ürünlerdir. Bu işlem, beyaz unu sağlıklı hâle getirmediği gibi, ilave katkı maddeleri daha da sağlıksız kılmaktadır. Ekmeklerin bir çoğuna tüketici daha fazla alsın diye de, ekmek esmer görünsün diye de boya, renklendirici, tatlandırıcı katılıyor. Kepekli ve çavdar diye yediğimiz ekmeklerin bir çoğunun boya katılarak rengi değiştirilmiş ekmekler olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle paket ekmeklerin bir çoğunda bu uyarılar vatandaşın dikkatine sunulmadığı gibi, bir çok yerde bu katkı maddeleri ile ekmekler şişiriliyor ve renklendirici ile renklendiriliyorlar. Bunun dışında bir çok kurumda ürettiği beyaz ekmeğe buğday unu, içme suyu, maya, tuz, mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri, hemiselulaz, fungal alfa amilaz, askorbik asit”ten oluşmakta ve bir çok firma ekmeklerine ilave olarak “glüten” eklemektedir.
 
BUĞDAY KALİTELENDİRİLMELİ VE KATKI MADDELERİ YASAKLANMALIDIR
Günümüzde katkı maddeleri her tür pişirilmiş unlu mamulde değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Un işleme ajanları ile ürün kalitesinde istenilen gelişmeler sağlanmakta ve tüketime sunulan ürünün değeri artmaktadır. Un işleme ajanları hamurun kıvamının ve gelişmesini olumlu yönde etkileyerek, farklı üretim çeşitlerine hamurun adapte olmasını sağlamaktadır. Bu maddeler hamurun pH'sını ve enzim aktivitesini düzenleyerek, fermentasyonu hızlandırmakta ve işlenmeye karşı dayanıklılığını artırmaktadır. Katkı maddeleri genellikle ekmeğe hamurun asidini arttırmak, bayatlamayı geciktirmek, ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, su kaldırma oranını yükseltmek, hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek vs gibi amaçlar için katkı maddeleri kullanılmaktadır."

Un işleme ajanları kapsamına giren katkı maddelerinden biri de ''benzoil peroksit''tir. Günümüzde ABD'de en fazla kullanılan un ağartma ajanı benzoil peroksit (C14H10O4)'dir. Kanserojen etkisi nedeniyle tüm AB ülkelerinde kullanımı yasak olan 'Benzoil peroksit'in, Türkiye'de unların beyazlatılmasında yoğun olarak kullanılmaktadır.Un ağartma maddesi olan ''Benzoil peroksit'' ile ''Azodikarbonamid'' ve ''Potasyum bromat''ın Türkiye'de unlara yoğun olarak kullanılmaktadır. Kepek eğer undan ayrılmaz ve kalite de tutturulursa bu maddelerin kullanılmasına gerek kalmayacaktır.

Bugünkü Katkılı Ekmek Ürünlerinde Kullanılabilen Katkı Maddeleri:
Enzimler, E 300 Askorbik Asit(C vitamini), Bitkisel Yağlar, Emülgatörler(E 471-E477 Mono- ve digliseridler ve modifiye edilmiş formları), E 282 kalsiyum propiyonat, E 281 sodyum propiyonat, E 262 Sodyum diasetat, sirke, E 260 asetik asit, E 280 propiyonik asit, E 202 potasyum sorbat, E 200 sorbik asit, E 202 potasyum sorbat ve E 203 kalsiyum sorbat, E 283 potasyum sorbat, Şekerler (Sakaroz,Maltoz,Fruktoz,glukoz), E170 kalsiyum karbonat, E332 Potasyum sitrat, E481 Sodyum stearol-2-laktilat,E422 Gliserol (gliserin)

“Ayrıca, Daha beyaz görünen un elde etmek için, E928 benzoil peroksit ve E924 potasyum bromat gibi kanserojen ve alerjik maddeler beyazlatıcı olarak, E920 Sistain gibi insan saçından ve domuz kılından üretilen ve hacım artırıcı olarak kullanılan katkı maddeleri de söz konusudur.”

Bu Katkı Maddelerinin açılımı ise şöyle:


E170 kalsiyum karbonat: Hem renklendirici hem mineral tuz; kaya minerali veya kemikten elde edilir; dişmacunu, beyaz boya, temizleme tozları, bisküvi, ekmek, kek, dondurma, dondurulmuş konserve sebze ve meyvede ve ilaçlarda kullanılır; yüksek dozlarda zehirlidir; safra, böbrek taşı, hemoroid, kabızlık ve fistül kanamalarına sebep olabilir. Ayrıca kemikten elde edilmesi ihtimali bu katkı maddesini en azından şüpheli hale getirir.

E 471-E477 Mono- ve digliseridler ve modifiye edilmiş formları: Homojenleştirici .Bitkisel ve hayvani kökenli olabilir.Bitkisel kökenden türetilirse, helâldir. Hayvani unsurlardan türetilirse, şüphe arzeder. Eğer, eti helâl ve kesimi islâmi usulle yapılmış hayvani yağlardan türetilmiş ise helâl kabul edilir.

E 280 propiyonik asit, E 281 sodyum propiyonat, E 282 kalsiyum propiyonat, E 283 potasyum sorbat: Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; doğal olarak mayalanmış gıdalarda, insan teri ve geviş getirenlerin sindirim organlarında bulunur, ayrıca suni olarak etilen, karbon monoksit, propiyonaldehit, doğal gaz, mayalanmış kağıt hamuru veya çürümüş lif bakterisinden elde edilir; yaygın olarak ekmek ve un mamullerinde kullanılır.

E 200 sorbik asit, E 202 potasyum sorbat:
Koruyucu olarak kullanılır. Bitkisel kökenlidir. Ciltte kaşıntıya sebep olabilir

E420 sorbitol: Kıvam artırıcı, suni tatlandırıcı ve nem tutucu; etli ve zarlı kabuksuz meyvelerden veya sentetik olarak glukozdan elde edilir; gıda,ilaç ve kozmetiklerde kullanılır.Bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanmakyasaktır.

E422 Gliserol (gliserin): Kıvam artırıcı, tatlandırıcı ve nem tutucu, yağlı renksiz alkol;hayvansal veya bitkiselyağların alkalilerle ayrışması sonucu elde edilir; petrol ürünlerinden ve bazen propilenden sentetik olarak veyaşekerden mayalanarak da elde edilir; büyük miktarlar baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve yüksek kan şekerinesebep olabilir. Hayvan kökenli olması ihtimali göz önünde tutulmalıdır.

E920 Sistain: Un işleme ajanı. İnsan saçı, başta domuz olmak üzere hayvan kılı ve tavuk tüyünden elde edilir

E924 potasyum bromat:
Un işleme ajanı. Büyük miktarlarda bulantı, kusma, diyare ve sancılara neden olabilir.

E928 benzoil peroksit: Un işleme ajanı. unun beyazlaması için kullanılır. Alerjik geçmişi olanlar sakınmalıdır.

HELAL VE SAĞLIKLI EKMEK NASIL ELDE EDEBİLİRİZ
“Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yeni tebliğinde ekmeğe, herhangi bir katkı maddesi katılmaz ise etiket üzerinde ekmek adı ile birlikte "katkısız" ifadesi kullanılır.” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir. Bu uyarı daha çok poşete giren ekmek için söz konusudur. Tezgah satışı yapan fırınların bunu her ekmeğe vurma şansı yoktur ve gereksizdir de.

Sağlıklı ve helal ekmeğin olmazsa olmazı katkı maddesiz un ve doğal mayadır.En sağlıklı ekmek akarsu değirmenlerinde taş değirmenlerde öğütülmüş tam buğday unundan mayalanarak üretilen hamurun direkt odun alevi ile temas etmeksizin ısıtılmış fırınlarda yavaşça ve yanmadan, islenmeden pişirilmesi ile elde edilmiş ekmektir. Bu usul ile üretilen çavdar, yulaf, buğday ekmekleri ve bunların karışımları tercihe şayandır ve normal tüketimlerinde herhangi bir risk içermemektedir.Ancak önce buğdaya un fabrikaları tarafından konulan katkı maddesi, daha sonra fırınların koyduğu katkı maddesi ne yazık ki helal ve sağlıklı ekmek yememizi engelliyor. Sağlıklı ekmeğe en yakın ekmekler bugün odun fırınlarında “Odun ekmeği” tabir edilen ekmeklerdir.

Başbakan Erdoğan’ın dile getirdiği, bazı fırın meslek kuruluşlarının da bir ay içerisinde geçeriz dedikleri esmer ekmek ancak soframıza kaliteli buğdayla gelebilir. Yoksa esmer ekmek yiyeceğiz diye renklendirici ile renklendirilmiş ekmek yemeye devam ederiz."

Nevzat Çiçek'in Time turk'de yayınlanan"Kandırmayalım,bu şartlarda esmer ekmek imkansız!"isimli yazısından alıntıdır.

13 yorum:

  1. Nevzat Çiçek'in yukarıda alıntıladığım yazısını okuduktan sonra,her gıdada olduğu gibi,temel besin kaynağımız ekmeği de evde hazırlamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha idrak ettim,

    Rabbim bizlere helal yeyip içmeyi nasip etsin,encamımızı hayreylesin(amin).

    YanıtlaSil
  2. fatma yılmaz21 Ocak 2013 23:13

    Allah razı olsun ablacım güzel ve bilgili yazın için. Eskiler odun ateşinde ,fırınlarda kendi pişirirlermiş. Gerçi benim annemlerin memleketinde hala kepekli undan yapılan yufka ekmek meşhur. burcu burcu,katkı maddesiz ekmekler hala yapılıyor çok zorda olsa. En iyisi bizim kendimizin yapması...Hayırlı geceler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatmacım,
      eskilere göre işlerimiz bir çok konuda kolay gibi görülüyor ama yanlış devlet politikaları,şu teknoloji,sağlığımızı,insani değerlerimizi bizden alıyor,
      İsmet Özel'in şu sözünü çok severim:

      "Teknoloji benden aldıklarını bana geri versin,ben,onun bana verdiği her şeyi,ona geri vermeye hazırım."

      Sil
  3. SELAMÜN ALEYKÜM Ablacım.
    Çok güzel bir konuya yine değinmişsin.Bende dahil demir eksikligim belkide sağlıksız ekmek yemkten olsa gerek.Ayrıca öncelerde daha çok beuğday üreteceğiz diye israilden aldığımız tohumlar şimdilerde hastalık olarak bizlere geri dönüyor.belkide kimileri amaçlarına ulaşıyorlar.özü bozulmuş buğdayı şimdi aslına döndürmeye çalışılıyor.ama ne kadar döner bilinmez.
    ALLAHA EMANET OL...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. we aleykumselam canım benim,
      beyaz ekmek,demir eksikliği ve başka rahatsızlıklar ve en başta da şişmanlık sebebi,artık çocuklarda bile obezite had safhada,beyaz ekmek zehir mesabesinde,ama buna mecbur ediliyoruz,mümkün olsada ekmeğimizi,hatta unumuzu evimizde üretsek,aldığımız unda bile katkı olabiliyor :(
      Allah kendisinden korkanları ve rızası uğrunda çalışanları başımıza geçirsin,halimizi,bizi düzeltsin(amin),yoksa bu gidiş gidiş değil...

      Sil
  4. amin canım yapabildiğim kadar evde ekmeğimi yapmaya çalışıyorum ama
    her zaman da yetemiyoru malesef, koskoca başbakan için ekmek sorunu çok küçük kalır diye düşünüyorum,istediği kepekle ekmek üretip sattırması onun için zor olmasa gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçinde bulunduğumuz vahim durum başbakanın da içinde bulunduğu hükümetler dahil,yıllardır uygulanan yanlış tarım politikalarının ürünü,yazar bu konuya da değinmiş,yazı çok uzun olduğu için o kısımları alıntılamadım,
      ne yeyip içtiğimizi tam olarak bilemediğimiz,neredeyse Allah korkusunun kalmadığı,parayı ilah edinmiş gıda üreticilerinin çoğunlukta olduğu,insan sağlığının adeta hiçe sayıldığı,bir keşmekeşler ülkesinde yaşıyoruz,Rabbim sonumuzu hayır eylesin(amin).

      Sil
  5. selamun aleykum

    bu güzel yazıyı bizlerle paylaştığınız için Allah celle celaluhu razı olsun sizden, kayınpederim türkiyenin hemen heryerini gezmiş un ustası, ama sorduğumda bu kadar ayrıntılı söylemez, böyle yapılmak zorunda, herkes yapıyor, herşeyde katkı ürünü var, çocukları üzme, ne istiyorlarsa ver gibi şeyler diyor. mesela bir üründen bahseder çok az katılması lazım der milimlik hesaplar, fazlası zehir der, emekli olduktan sonra ısrarlara , davetlere rağmen çalışmamış. şimdi torunlarıyla birlikte :( beyaz taze ekmeğe, oğlunun yaptığı veya getirdiği katkılı kuru ve yaş pasta ürünlerine, cips başta olmak üzere abur cubura bayılırlar. ben de arı kovanına çomak sokan........

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. we aleykumselam lamia hanım,sayfama hoşgeldiniz :)
      Rabbim cümlemizden de razı olsun(amin),

      kayınpederiniz torunlarına karşı olan sevgisini ve merhamet duygusunu farkında olmadan onların zararı yönünde kullanıyor,Allah yardımcınız olsun,çocuklarınız sizi anlayacak seviyede ise onlara zararlı yiyecekleri yememelerini,güzellikle ve anlayacakları bir dille anlatın,dua edin,zor bir durum,Rabbim kolaylık versin(amin).

      Sil
  6. hatice ablacım köy ununu nereden bulabilirim acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim köy ekmeği'tarifimdeki soruda size ait değil miydi?
      oradaki cevabı buraya da yazayım:

      yulaf,çavdar,tam buğday unu vb.ni Halil bey'in
      suçıktı değirmeninden isteyebilirsiniz,ama önce telefon edip istediğiniz unların miktarını ve ellerinde bulunup bulunmadığını sorun,sonra bedelini yatırın.İletişim bilgileri aşağıda,

      Halil Ayar 0224.8413016 - 05356782485 – 0539 6905781
      www.suciktikaradegirmenunu.tr.gg
      suciktikaradegirmenunu@hotmail.com
      Mail:halilayar16@hotmail.com
      Adres:Suçıktı Mevkii Kavacık Köyü Dursunbey Balıkesir
      Suçıktı Kara Değirmen Unu

      Sil
  7. kusura bakmayın ben önceki yazımı bulamadığım için tekrar yazdım cevabınız için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. esteğfirullah kardeşim,lütfen adınızı da yazın olur mu?
      yorum kutucuğunun altında gereken açıklama var.

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur