بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

21 Mart 2014 Cuma

Zahidlerin Hayatlarından Tablolar

"Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar."
 (Hac suresi 35.ayet meali)
"Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah'ın zikri ile yatışır." (Ra'd suresi 28.ayet meali) 
Hamd; kendisinden başka ilah bulunmayan, tek ve bir olan Allah (c.c)’a mahsustur. Salât ve selâm kâinatın güneşi olan Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)‘in ashabının ve kıyamete kadar kendilerine en güzel şekilde tabi olan tüm Mü’min muvahhitlerin üzerine olsun.Allah (c.c) kullarından dilediğinin kalbine dünya ve içindekilerinin fani ve zail olduğu hakikatini ilham eder. Ahiretin ise baki ve gerçekten yaşanılacak bir yer olduğunu kalplerine nakşeder. İşte bu hakikatin kalplerine yerleşmiş olduğu kimseler dünyadaki nasibini unutmamakla beraber ahiret hayatı için gecesini gündüzüne katıp ebedi nimetlere ulaşmak için gayret ederler. İşte dünyanın faniliğini anlayıp ahiretin ise ebedi ve baki olduğunu anlayan bu insanların hayatlarından, denizden damla misali de olsa tablolar sunmaya çalışacağız.
Selef-i Salihin’den birçok zatın dediği gibi zühd; nimetlere sahip iken o nimetin sahibini unutmayıp, onun istediği şekilde bir hayat yaşamaktır. İşte bunun belki en büyük misali beşinci raşit halife olarak bilinen Ömer bin Abdulaziz’dir.*
Ömer bin Abdulaziz, hakiki manada takva ve zühd sahibi biriydi. Müslümanların halifesi olmasına rağmen çok cüzi bir maaşla geçimini sağlardı. Ömer bin Abdulaziz’in bu tavrı kuru bir zühd değildi. Bu ahirete bir hazırlıktı. Ömer bin Abdulaziz, etrafında hep salih kişileri toplamıştı. Sohbetlerini onlarla yapar devlet işlerini onlarla istişare ederek yürütür ve onların sözlerini dinlerdi. Bir gün sabah erkenden sohbetlerine katılmak isteyen âlim, fakih ve salih insanlar gelmiş onu bekliyorlarken geciktiğini görürler. İçlerinde biri “Yoksa huyu mu değişti” diyerek söylenir. Bunu duyanlardan bir tanesi durumu halifeye bildirir, halife ise hala yatağından kalkamamıştır. Sonra hemen kalkar, arkadaşlarını içeriye alır ve onlara;
“Dün akşam nohut ve mercimek yedim. Bu yiyecekler midemde gaz yaptı. Onun için kalkamadım” der.
Allah (c.c) sana rahmet eylesin ey raşit halife. Günümüzde ise sıradan insanların, yemeklerinin güzelliğinden dolayı tıka basa yemeleri sebebiyle sabah namazına kalkamayanların vay hallerine…
“Muhammed bin Zübeyir El Hanzel anlatıyor;
“ Ömer bin Abdulaziz’e gittim, onu yemek yerken buldum. Zeytinyağı içine ekmek kırıntısı doğramış onu yiyordu. Kendi zamanında ki sıradan insanların dahi belki yemediği bir yemeği Mü’minlerin halifesi Ömer bin Abdulaziz yiyordu.”
İşte bu onun dünyada ki yemek nasibi hususunda ki titiz davranışıydı. Ömer bin Abdulaziz’i düşündüren hususlardan bir tanesi de ölümdü. Gerçekten ölüm, aklını kullananları düşündüren önemli bir hadisedir.
“Muhammed bin Zübeyir El Hanzel devam ediyor;
“Bir gün Ömer bin Abdulaziz, yanında oturanlardan birine “Dün geceyi hep uyanık olarak geçirdim” der. Adam da “Neden acaba ey Mü’minlerin emiri?” diye sorar. Ömer bin Abdulaziz de “Kabir ve içinde yatanları düşünüp durdum da ondan” diyerek cevap verir. Ardından “Ölen kimseyi ölümünden üç gün sonra kabrinde görsen ve başına gelenleri bir bilsen, yanına yaklaşmaktan korkardın. Bu kişi dünyada sevdiğin ve bol bol sohbet ettiğin kişi bile olsa ondan kaçardın” diyerek devam eder.”
Hanımı Fatıma der ki;
“Ömer kadar namaz kılan ve bol bol oruç tutan kimseyi görmedim. Onun kadar Rabbinden ayrı düşmekten hasret duyanı da görmedim. Yatsıyı kılar, sonra oturur ağlar, sonra yatağına girerdi. Ahiretten bahsedecek olsak sudan çıkmış serçenin çırpınması gibi birden yerinden fırlar, hıçkıra hıçkıra ağlardı. Ve ben de o zaman; şu hilafetle aramızda doğu ve batı arasındaki uzaklık kadar mesafe olmasını temenni ederdim. Zira Ömer’in halife olduğu günden itibaren tek bir rahat yüzü bile görmedik.”1
İbrahim Rifaa (r.a) anlatıyor;
“Ömer bin Abdulaziz’e Muhammed bin Kays’ın hadis anlattığını gördüm. Bir de baktım ki Ömer bin Abdulaziz iki gözü iki çeşme ağlıyordu.”
İşte nezih insanların ahirete olan inançları böyleydi. Dünyada iken ahireti yaşarlardı. Bunlardan bir tanesi de Zahid imamlardan Maruf el Kerhi idi. Ebu Bekir El Zeccac şöyle der;
“Maruf El Kerhi’ye ölüm döşeğinde iken vasiyette bulunmasını istediler. Şöyle dedi;
“Öldüğümde bu üzerimde ki gömleğimi de tasadduk edin. Ben, dünyaya çıplak olarak geldiğim gibi oradan çıplak bir şekilde de çıkmak isterim.”2
Allah (c.c) sana rahmet etsin ey zahidlerin efendisi! Dünyaya, üzerinde bir gömleğin olduğu halde veda ediyorsun. Onun da dünyada kalmaması için sadaka olarak verilmesini istiyorsun. Bu ancak dünyanın hakikatini anlamış olan insanların yapacağı bir iştir.
Başka bir zühd timsali olan Hatim El Asam şöyle der;
“Sadık olan zahid, şu vasıfları kendisinde bulunduran kimsedir:
"Kim dört şeyi dört şey ile değiştirse cenneti bulur; Uykuyu kabirle, rahatı sırat ile, övünmeyi mizan ile, şehveti cennet ile…”
Son zühd tablomuzu yirmi birinci yüzyıla, yazdıklarını kanı ile imzalayan büyük İslam şehidi Üstad şehit Seyyit Kutub ile sonlandıracağız.
Seyyit Kutub, Mısır’ın resmi makamlarında büyük bir kariyer sahibi olmasına rağmen Müslüman Kardeşler’in safına geçtiğinde elinde dünyalık olarak bir şeyi kalmamıştı. Zaten, İslam davasında ki sünnetullah da böyledir. Allah (c.c)’ın davası ile makam mevki hususunda tercih yapmak zorunda kaldığında Allah (c.c)’ın davasını tercih edenler, gerçekten başaranlardır. İşte, şehit Seyyit Kutub da bunlardan bir tanesidir. Allah (c.c) şehidin ihlâs ve samimiyetinden dolayı onun kitapları vesilesiyle birçok insanın İslam’a girmesine ve birçok müslümanın da şuurlanmasına vesile olmuştur. Rabbim şehadetini kabul eylesin.
Şehidin çok yakın arkadaşlarından olan Ahmet Abdulgafur Attar, şehidi birçok defa evinde ziyaret edenlerdendi. Şehidin ev eşyası ve mobilyaları çok mütevaziydi. Aynı şekilde arkadaşı başka bir gün kendisini ziyaret ettiğinde bakıyor ki evinin eşyası yenilenmiş, bundan dolayı da büyük bir sevinç duyuyordu. Aradan biraz zaman geçtikten sonra şehidin tekrar ziyaretine gittiğinde odanın yeni olan bütün mobilya ve eşyası gitmiş, yerine eski ve mütevazi eşyalar gelmişti.
Arkadaşı Attar, buna bir anlam veremeyip şehide, eşyaların akıbetinin ne olduğunu sorar. Bu ısrarından dolayı şehit zihinlere altın harflerle nakşedilmesi gereken müthiş bir cevap verir. Kardeşlerinden yeni evlenen birinin düğün masraflarını karşılamak için, yeni eşyalarını satıp, parasını kardeşe vermiştir. 3
Allah (c.c), makamını Firdevs cennetleri eylesin ey İslam şehidi! Sen değil cebinde ki parayı, eşyalarını satıp müslüman kardeşlerine yardımda bulundun. Gerçekten bu ahiret karşılığında dünyayı satanların yapacağı bir iştir. Bu fiil dünyanın çekiciliğine ve güzelliğine aldanmayan yiğitlerin yapacağı bir eylemdir.
Rabbim bizi dünyanın gerçek yüzünü görenlerden eylesin. Selam ve dua ile.
———————————-
1. Ömer bin Abdulaziz; Buruc Yayınları.
2. Salah-ul Umme c.4 s.296
3. Salah Abdulfettah El Halidi; Min-el Milad İlel İstişhâd s.494.
    Hüseyin Kalender-
İRFAN BAHÇESİ  
Nebevi Hayat Dergisi-5. Sayı (Nisan 2013)
***
*Ömer b. Abdülaziz’in babası Mısır valisi Abdülaziz b. Mervan, annesi Hz. Ömer'in(r.a)torunu Ümmü Asım’dır. 
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^
^^^^^^
Son olarak etkileyici bir kısa flim ile sizleri başbaşa bırakıyorum...

 

4 yorum:

  1. "Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır." (Lokman suresi 34.ayet meali)

    "De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir."
    (Cum'a suresi 8.ayet meali)

    YanıtlaSil
  2. Yazıyı okuyup videoyu izledikten sonraki hali hep diri tutabilsek keşke. O etki hiç gitmese üzerimizden :(

    Hasan Basri: “Eğer siz sahabeyi görseydiniz, onlara ‘deli!’ derdiniz; onlar sizi görselerdi, ‘bunlar mümin değil’ derlerdi.”

    Rabbim sonumuzu hayr eylesin. Dünyadada ahirettede mutluluk versin.
    Hayırlı cumalar...

    YanıtlaSil
  3. Selamun aleykum ve rahmetullah... Kendımden bır kere daha utandım. ALLAH ım ben nasıl boyle bır kul olacagım. ne kadar bos vermıs bır hayat yasıyorum. :( Videoda bır o kadar anlamlı. bızler once kendımızı duzeltmelıyızkı yavrularımızda Islam uzere olsunlar. Hayatımız yemek yapmak yemek ev temızlıgı gezmek arasında ki dongude gecıyor. kendımı duzeltıyım dıye baslıyorum cabalamaya bır bakmısın yıne yolum sasmıs. :(
    Yan komşumuz cok yaşlı kendıne zor bakıyor. oglu var ust kata alkolık.kadının emekli maasını yıyor. kadıncagızın halı ıcler acısı. tepki gösterdikte annesını yanına aldı. O kadar uzuldumkı elımden ne gelir diye dusundum durdum. sımdılık oğlu bakıyor bakalım. ınsaALLAH böyle devam eder. yanıbaşımızda onun zor durumda olmasını bılmek ıcımı acıtıyor. hayatın ne kadar boş ve anlamsız oldugunu ahırete daha cok yatırım yapmam gerektıgını gösteren bir durum daha :(
    Bugun bırde diş çektirdim. dişimden yana sıkıntım yok sükür Elhamdülillah.. Kanama yapıyor namazlarımı kılamadım. bu benı cok üzüyor. nasıl ödeyeceğim şimdi bu namazlarımı.. ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. We aleykumselam we rahmetullah canım kardeşim,
      Allah razı olsun ne iyi bir işe vesile olmuşsunuz,banane dememişsiniz,Rabbim sonumuzu halimizi hayreylesin(amin),

      Çok geçmiş olsun,dişinin kanama yapması namaza engel değil,her vakit için abdest alıp namazını kılarsın,kanasa da abdestin bozulmaz çünkü bu bir özür hali.

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur