بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

15 Aralık 2013 Pazar

BEBEK YALNIZLIĞI

Ailenin tek ve son bebeğiydi. On sekiz aylık olunca konuşmaya başlamış,o güzel dudakları arasından,ilk önce"anne"sözcüğü çıkmıştı.
 Bebek, aynı bedenin bir parçası olduğundan elbette habersizdi.Fakat onu herkesten fazla sevdiğini ve onsuz asla yapamayacağını çok iyi biliyordu. Hele süt emdikten sonra o şefkatli kollar arasında uyumak ve uyandığında yine onu baş ucunda görmek, ne doyulmaz bir şeydi.
Bebeğin bu mutluluğu fazla uzun sürmedi. Annesi, onun masraflarını bahane ederek babasının "şef" olduğu bir bankada çalışmaya başlamış ve;
 "Erkeklere taş çıkartan yaman bir iş kadını"haline gelmişti.Artık yavrucak, sabahları gözünü açtığında kendisini öpücüklere boğan gül kokulu annesinin yerine, plastik kokulu bir ciklet çiğneyen ve "dadı" adı verilen kara-kuru bir kadınla karşılaşmakta idi.

 Bu durumda yapabildiği tek şey, avazı çıktığı kadar bağırıp ağlamaktı.Fakat gözüne dadıdan çok cadı gibi görünen o kadının kemikli parmaklarıyla attığı ustalıklı cimdikler, onu doğduğuna bin defa pişman ediyordu. Bebek bir ay zarfında diğer çocuklardan farklı olarak ağlamamayı öğrenmiş annesine kavuşacağı saatlere kadar dadısıyla birlikte televizyon seyretmeye alışmıştı.
 Babası, nüfus artışını "memleketin geleceği için bir tehlike" saydığından, oldum olası bebeğe soğuk davranır ve ara sıra uzaktan laf atmanın dışında ona pek yüz vermezdi. Bebek bu durumda da yine ağlamamaya çalışırdı.
Yavrucak, annesinin dönüşünü dört gözle bekler ve kucağına atılmakta gecikmemek için dış kapının yanında bulunurdu. Fakat artık buram buram sigara dumanı kokan annesi, gelir gelmez işlere koyuluyor,aceleyle yemek yapıp bulaşık yıkıyordu.Bu arada alel acele bir şeyler yedirdiği bebeğini,kendi odalarından çıkartıp yan odaya koydukları yatağa yatırıyordu.
Bebek iki yaşına bastığında, annesi ona kafes içerisinde zıplayıp duran bir muhabbet kuşu hediye etti. Artık yavrucak, asık suratlı dadısının yerine onunla konuşuyordu.  

"Anne bankaya gitti, anne bankaya gitti" ,diyerek şikayette bulunuyordu.
Anne ve babası, bu isabetli hediyelerinden dolayı yavrularının yanlızlık çekmediğine inanıyor, bu yüzden yeni aldıkları arabanın taksitlerini kolaylaştırmak için, tatil günlerinde de mesai yapıyorlardı.
 Kuş, belkide ayrı bırakıldığı sevdiklerine kavuşabilmek gayretiyle günün birinde kafesin açık bırakılan kapısından uçup gitti.
  Son arkadaşını kaybeden bebeğin onu yakalamak için uzanan elleri havada kalmış, uzun zamandır dökülmeyen gözyaşları, inci taneleri gibi ardarda sıralanmıştı. Kuşun uçtuğu yöne doğru mahsun mahsun bakarken:
Kuş da bankaya gitti!... diye ağlamaktaydı.
Kuş da bankaya gitti!..
Cüneyd Suavi-Hayatın İçinden

4 yorum:

  1. Kastamonu'da bayan gardiyan bir komşum vardı. İki tanede çocuğu vardı. Bir kız bir oğlan.oğlanın kafasında saçkıran hastalığı vardı. Çocuk ilkokula gidiyordu. Arada azardı hastalığı. Doktor stresten demiş. Komşu kurum degiştirip gündüzleri calışmaya başlayınca çocuğun kafası düzeldi.bu yazıyı okuyunca onlar geldi aklıma. Sevgiler canım

    YanıtlaSil
  2. bende çalışan bir anneyim ve içimi sızlatan şeydir bu. Çalışmayan anne, annesi çalışmayan çocuk bilemez of of..

    YanıtlaSil
  3. Sa, sabahın erken saatinde güzel bir paylaşım, ben de bu konuıyu bu aralar çokca düşünüyorum. Doğum nedeni ile işimi bıraktım, o vakte kadar okul ve çalışma temposunda yaşadığım için ev hayatı ve yanlızlık başta zor geldi ama 2. de gelince alıştım, sonra anlamlanan maneviyatla sindirdim iyice. Şimdilerde şükrediyorum bebeklik ve sonrasındaki güzel paylaşımları ve anıları rabbim bana lütfetti diye. Bunun yerine konanlar sahte bir dünya gibi, siz işi bıraktığınızda onlarda sizi bırakır ve hiç oradan geçmemiş gibi olursunuz, geride feda ettiğiniz güzellikler kalır. Şimdilerde bunu bir yakınımıza anlatmaya çalışıyorum ama musibet nasihatten daha etkili olduğu için pek de faydalı olmıyor söylediklerim
    .Evlat vaktimizi verebileceğimiz en değerli çalışma, üstelik Allah rızası odaklı olursa daha güzeli var mı?

    YanıtlaSil
  4. Ben de hep annesi işe giderken sıcak yatağından,tatlı uykusundan edilip kreşe bırakılan bebeklere çocuklara çok acırım,tabii bakıcı eline teslim edilip bakıcının terbiyesine bırakılan yavrulara da...
    Evlatlarımızdan değerli neyimiz var?onların en güzel çağlarını böyle geçirtirsek,bunun ızdırabını hem onlar,hem biz yaşarız ki bu ızdırabı yaşayanlara,annesine kızan evlatlara,kariyer uğruna anne ve babası tarafından ihmal edilip,bu acıyı kendi çocuğuna yaşatmak istemeyenlere rastladım,
    çalışmak mecburuyetinde olan ve bunu İslamın izin verdiği şartlar dahilinde yapan kadınlara bir şey diyemem ama bu mecburiyet açlıkla imtihan edilme,giyecek kıyafet,barınacak bir yer bulamayacak derecede bir mecburiyetse...Yoksa bir giydiğini bir daha giymek istemeyen,kıyafeti için,makyajı için,tatili için,evinin eşyasını mefruşatını modaya göre dizayn etmek içinse bunun savunulur bir tarafı yok,

    bir de bu istisnaya özellikle doktor,öğretmen,hemşire kardeşlerimizi dahil ediyorum,onların da doğumdan sonra en az 3 yıl izinleri olur,çalışma şartları da günde en fazla 4-5 saat olursa,hem kendileri,hem evlatları için belki daha iyi olurdu diye düşünüyorum,
    ama şu unutulmamalı,bir kadının ne mahremi olmayan erkeklerle,ne de tesettürüne riayet etmeden çalışmasına dinimiz müsade etmiyor,ancak bir müslüman kadın,kadın bir doktor bulamazsa zaruret dahilinde,erkek bir doktora muayene olabiliyor...

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur