بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

25 Mart 2012 Pazar

ŞİMDİ İYİ SEYİRLER ZAPTEDİLMİŞ BEYİNLER

Bizlere gözler kulaklar veren düşünüp idrak etmek, kendisini tanımak ve razı olacağı amellerde bulunmamız için akıl veren yüce Rabbimin adıyla başlarım... 
Mevzi Dergisi ile yeni tanıştım ve içindeki yazılar çok hoşuma gitti.Bilgilendiren,düşündüren hayra sevk eden makalelerle dolu bir dergi.Yayın hayatına daha yeni başlamış,yazının sonunda vereceğim linkten dergiye ulaşabilir,diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Dergiden sizin için seçip paylaşmak istediğim yazı hepimizin aşina olduğu bir konu ile ilgili,konu televizyon,kendinize hakim olamıyor ve doğru seçimler yapamıyorsanız,düğmesine basıp kapatmayı,fişini çekmeyi bilmiyorsanız,çirkin proğramları,çirkin çizgi flimleri, bütün reklamlarda dahil ayıklayamıyorsanız evet televizyonu atın!
***************************************
"Şimdi İyi Seyirler!
Ben küçük bir kız çocuğu iken, bir gün evimize köyden dedem geldi. Dedem dağlık bir bölgede yaşıyor, şehrin hayatının hızlı gidişatı ona fazla debdebeli geliyordu. Bir gün dedem babama şunları söylerken işitmiştim; “Şu televizyon soykası var ya yavrum, insana 5 vakit namaz gibi şart!” demişti. Çocuk aklımla bu cümlenin ne anlama geldiğini iyi idrak edemesem de, “Demek ki televizyon çok iyi bir şey.” demiştim aklımdan.
Oysa şimdi çok iyi anlıyorum 5 vakit namazını geçirmeyen zavallı dedemin televizyon gibi insanın hayatını alt üst eden somut şeytanı 5 vakit namaz mesabesinde görmesinin korkunçluğunu.
Toplumu hızla İslam’dan, Allah’tan ve Peygamber’den uzaklaştıran, şeytanın en çok sevdiği ev aletimiz, belki kimimizin gözünde en önemli “teknoloji”. Bizi gündemle canlı kılan elektronik bağlantı ya da kimimiz için abartılmaya değmeyecek masumlukta, bazen tozunu aldığımız basit bir ev eşyası, bazen de çocuklarımızı başımızdan savmamızın en etkin yolu, ya da en önemli saatlerimizi karşısında boşa geçirip katlettiğimiz ömrümüzün en büyük tuzağı, toplumun gidişatını baltalayan, pisliğe sürükleyen, kadınlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı karşısına gönüllü kelepçeleyen en masum(!) gardiyan...


Maalesef durum bundan da kötü, özellikle son dönemlerdeki diziler üzerinden yapılan kültür katliamı, insan vücuduna ağır ağır enjekte edilmekte, her aile ferdinin ayrı ayrı mutlaka bağımlısı olduğu diziler bulunmaktadır. Dizilerdeki karakterler topluma öyle bir yansıma ile geri dönüyor ki yıkımını asla belli etmeden, babalar “corç”, anneler “mumy”, evin küçük oğlu “pepe” olmuş kim farkında! Kadının kızı çorap değiştirir gibi sevgili değiştirmeye başlamış kimin umurunda? Oğlu P. Alemdar olmuş okulu kırıp geçiriyor, zaten bu tür şeyler “gurur” verici olduğundan neden önemseyelim ki!
Çünkü insanlık dizilerle hayat bulur hale geldi. Artık diziler toplum için 5 vakit namazlar haline geldi (Allah korusun), gözler öyle alıştı ki bu sahnelere ayıplanmaz oldu. Akşamları mum ışığındaki o eski sohbetler yalan oldu. İnsanların her günü dizilerle doldu. Tesettürsüzlük, içki tüketimi, zina, insan katliamı… Bütün bunlar helal görüntüler gibi verilmeye başlandı. Önce gözler alıştırılmakta, sonrasında bu haramlar insan hayatına fark ettirilmeden sokulmakta ve bu normal görünmeye başlanmaktadır.
Anneler gününü, sevgililer gününü, pasta mumu üflemelerini, beyaz gelinliği, blue jean’leri, noel babaları, çam ağaçlarını kim soktu hayatımıza? Bütün bunlar Batı âdetiyken hanginiz Los Angeles’e gidip gördünüz ve hayatınızda uygulamaya başladınız bu Batı kültürünü? Gerek yok ki Los Angeles’a gitmeye, zaten ayağımızın ucunda değil mi, Paris evimizin içinde değil mi? “Batı oyunu” diyoruz ya, Batı oyununu güzel oynadı ama biz onların oyunlarına öyle bir özendik ki, Batı’dan daha Batıcı olarak yavaş yavaş battık. Biz bu oyunlarda rol almaya öylesine meraklıymışız ki, Batı bile şaşırmıştır halimize.
Toplumumuzun en büyük kanayan yarası TV müptelalığına dizi hayranlığına dur demeyi bilmez isek, insanımız dünyada çirkefliğe razı olduğu gibi ahiretini de kaybetmeye mahkûm olacaktır. Avrupaî hayat tarzı boğazımızdan öyle bir geçecek ki içimize oturacak. Kadın kocasının efendisi, evin evladı da anasının efendisi haline gelecek. Bir anne gözyaşları içinde ağlıyor, “Ben ne yapayım, oğlum internetin başından kalkmıyor, bana bağırıyor, evde terör estiriyor, internetten koparamıyorum çocuğumu!” diyordu, ben de cevaben şöyle söyledim: “5 yaşındayken televizyonu çocuğun önünden almazsan, 15 yaşına geldiğinde anca arkasından gözyaşı döker hale gelirsin.”
Önce kendi nefsimize zincir vurmakla başlamalıyız. Artık Müslümanlar uyanmalı, silkinmeli, görmeli bu oyunların gerçek yüzünü. Diziler üzerinden yapılan fırsat oyunları, kültür emperyalizmi gün yüzüne çıkmalı. TV dizilerinde katledilen tarihimize sahip çıkmalıyız. Allah’ın hükümleri ile yönetilen bir ülkenin padişahının eşleri, anası saçı başı açık sahne solistlerine benzetilmiş! Yarı çıplak gezen padişah kendi uçkurundan başka bir şey düşünmeyen bir sultan gibi gösterilmeye çalışılıyor! İnsanlar bırakın buna dur demeyi, reytinglerde izlenme rekorları kırdırıyor.
Dinimiz, kültürümüz, âdetlerimiz bu denli küçültülürken, toplumumuza bunları patlamış mısır eşliğinde izlemek nedense garip gelmiyor. Saçma sapan yarışmalarla insanlara gereksiz, şeytanı sevindirecek uğraşılar enjekte edilirken neden 60’lık dedeler bile bunlara ağzı sulanarak bakıyor.
Neden artık çocuklarımız eskisi gibi iyi ve ahlaklı bir insan olayım değil de, “Ben popçu ya da topçu olacağım.” diyor ve ebeveyn olarak bizler “Tercih senin.” diyoruz? Neden ekranda öpüşen iki insan gördüğümüzde ona artık lanet okumuyor, hatta buğz bile etmiyoruz; çünkü uyutulduk biz! Küçücük bebelerimiz çizgi filmlerde Keloğlan masallarında sihri büyüyü öğrenirken onun haram olduğunu hatırlayıp da çocuğumuzun hayatından o programı çıkarmayı uğraşmıyoruz. Neden ekranlarda çarpık ilişki, zina, aldatma adına yaşanan üniversite hayatına şahit olduğumuz halde kızımıza üniversite hayallerini bizzat biz yüklüyoruz?
Neyimiz var bizim? Bizler Muhammed (s.a.v.)’in ümmeti değil miyiz? Bütün bu gerçekleri gördüğümüz halde bize en çok kulluğumuzu unutturan, evimizin içine kendi ellerimizle koyduğumuz bu aletten neden kurtulamıyoruz? Eğer bu konuda daha dikkatli olmaz, bu şeytanın oyuncağının hayatlarımızı alt üst ettiğini idrak edemezsek, bütün bu gerçekleri görüp de hala onun ensesine bir tokat patlatırcasına gidip fişini çekmezsek kaybetmekte olduğumuz dünyamızla birlikte ahiretimizi de katlediyoruz demektir.
Bugünden tezi yok Müslüman kardeşlerim;
Kendinize ve ailenize, yakıtı insanlar ve taşlardan olan cehennemden koruyacak bir iyilik yapın ve televizyonunuzu ATIN!"
Meryem Tatlı -MEVZİ DERGİSİ

12 yorum:

  1. Güzel bir yazı yayınlamışsın, keşke tv konusunda milletçe daha duyarlı olabilmeyi başarabilseydik..

    YanıtlaSil
  2. Allah'ın rızasını amaç edinmiş,hedefi ahiret,cennet olan her müslümanın bu duyarlılığı göstermesi gerekir,
    yoksa gidişat çok kötü,Rabbim sonumuzu hayreylesin(amin).

    YanıtlaSil
  3. Kesinlikle çok önemli bir konu. Yozlaşmanın, bilinçsizliğin, kültürümüzü unutmanın, dini değerleri hafife almanın tek müsebbibidir televizyon. Bağımlısı olmasam da, sürekli izlemesem de evde mevcut maalesef. Ama çocuğum olmadan önce kaldırmayı düşünüyorum. Paylaşım için çok teşekkürler canım. Allah razı olsun. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Elifcim,
    çok iyi yaparsın,çok doğru bir yaklaşım,

    Rabbim cümlemize de rızasına uygun bir hayat yaşamayı nasip etsin(amin),
    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  5. eskiden bir hikaye duymuştum nerden bilmem...bir kadın varmış bütün ibadetlerini yaparmış ama kalan zamanlarını tv başında geçirirmiş...bi gün kadın ölmüş..aradan zaman geçince kadının mezarı ne sebeble açıldı hatırlamıyorum açılmış...ne görmüşler dersiniz..kadının gözleri hariç vücudu çürümemiş ...çocukluğumda duyduğum bi hikaye...benimde en zayıf yanım tv...keşke bırakabilsem..zaman öldürüyor daha da kötüsü günahlarıma günah ekliyorum..ALLAH ım bu şeytan oyunundan beni kurtarır inşaALLAH..bende ziyaret edeyim bakayım mevzi dergisini..çok sağolasın ablam..duaların benimle olsun..

    YanıtlaSil
  6. Seldacım,
    belki hikaye gerçektir,belki de fitnevizyonun çirkefliklerinden insanları sakındırmak için uydurulmuş bir hikayedir...
    ama şurası bir gerçek ki her uzvumuz bize bir emanet,zamanımız da...
    ve her şeyin hesabı var,en çok israf ettiğimiz şey zamanımız,

    Rabbim bizleri affetsin(amin),

    sadece televizyon da değil şimdilerde internet onun önüne geçti ve belki doğru kullanılmazsa televizyondan da tehlikeli,
    Rabbim bizleri de çocuklarımızı da muhafaza buyursun(amin).
    Dualar karşılıklı inşaAllah :)
    en Emin'e emanetsin canım kardeşim...

    YanıtlaSil
  7. MERYEM TATLI27 Mart 2012 23:03

    ESSELAMÜN ALEYKÜM sevgili bayan kardeşlerim..! ben meryem tatlı yani tv yazısı hakkında beğeni yazıları yazdığınız kardeşiniz, inanın iyi seyirler adlı yazımı o kadar içi yanarak yazdımki anlatamam çünkü insanlar gerçekten gerçek düşmanlarını evlerine öpe koklaya girdiriyorlar kurtulamıyorsanız o şeytandan bunun en etkin yolu hemen şuan fişini çekip götürüp çöpe atmak. ne kadar çok düşünürseniz o kadar ertelersiniz.. hayat cemresi sitesine yazımı beğenip sizlere sunduğu için ve sizlerinde bi anlıkta olsa tv lere kötü gözle baktığınız için Allah razı olsun.. HEPİNİZİ BU KÖTÜ ŞEYTANIN ŞERRİNE KARŞI ALLAH A EMANET EDİYORUM KARDEŞLERİM.. MERYEM TATLI...

    YanıtlaSil
  8. ...ve aleykumselam Meryem hanım,sayfama hoşgeldiniz :)
    Yazıyı içiniz yanarak yazdığınız o kadar belli ki,aynı duyguları paylaşıyoruz,hislerime tercüman olmuşsunuz,Allah razı olsun,kaleminize kuvvet,
    Rabbim bizlere her zaman Hakkı haykırmayı,Hakkı paylaşmayı nasip etsin,doğru yolundan ayaklarımızı kaydırmasın(amin),

    Meryem hanım,ziyaretiniz beni ziyadesiyle memnun etti,yeniden görüşmek temennisiyle,
    En Emin'e emanetsiniz...

    YanıtlaSil
  9. selamün aleyküm abla yazınızı hergün takip ediyorum hayat cemresi ve cahide jibek in sitesini çok beğenerek takip edenlerdenim hergün okuyup kapatıyordum ama bugün yorum yapma ihtiyacı duydum kendimde.maalesef bende televizyondan çok şikayetçiyim gündüz küçük kızım çizgi film izlemek ister arada açardım şimdi onlarında nekadar zararlı olduğunu öğrenince izletmemek için elimden geleni yapıyorum.kızıma engel olabiliyorum ama eşime olamıyorum maalesef beni hiç umursamıyor eve gelir gelmez yaptığı ilk şey o lanet aleti açmak ne yapabilirim bilmiyorum çok üzülüyorum ama elimden birşey gelmiyor...ALLAH ISLAH ETSİN diyorum hep.RABBİME EMANET OLUN...

    YanıtlaSil
  10. ...ve aleykumselam Esra kardeşim,
    sayfama hoşgeldiniz :)
    iyi ki yazdınız bu vesile ile tanışmış olduk,her zaman beklerim,ziyaretiniz beni mutlu eder,

    bu yazı Meryem Tatlı hanım'ın yazısı ve kendisinin de söylediği gibi gerçekten hissedilerek yazılmış,bir yürek yangını,
    ben de sizlerle paylaştım.

    Televizyon konusundaki irade bence biraz imanın kuvveti ile de alakalı ve televizyon yerine konulabilecek hayırlı uğraşlar edinilmeli,

    internetten sohbetler dinlenebilir,kitap okunabilir veya faydalı bir televizyon programı varsa izlenebilir,sayfamda bu proğramların listesi var,oradan bakabilirsiniz,

    ama öncelikle siz kendi denetiminizi yapın,eşinize güzellikle anlatın,ama tartışmayın zorla televizyonu kapattırmaya çalışmayın ve dua edin,

    iş inada bindi mi işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor,eşinizin eşref saatlerini bilirsiniz,o saatleri iyi değerlendirin ve o saatlerde güzellikle anlatın,

    Rabbim yardımcımız olsun(amin),
    En Emin'e emanetsiniz,
    tekrar görüşmek temennisiyle...

    YanıtlaSil
  11. televizyon bence faydalı eğer doğru kullanılırsa tabi..kaliteli programlar da yok değil. gülben ergen'in trt1'deki sabah programını arada izliyorum..özellikle pazartesi günleri konuğu olan Erkan Şamcı var..kendisinden ekolojik yaşam olsun, doğal deterjan yapımı olsun, evde bitki yetiştiriciliği olsun, pek çok şey öğrendim. bir sürü doktorlar, prof.lar, psikologlar, pedagoglar geliyor..anneler için de oldukça eğitici buluyorum. gülben'in çağırdığı konukları severek izliyorum. mesela belgesel izlemeyi de çok severim..özellikle de gezegenler, güneş ve evren ile ilgili olanları..çok ilgimi çekiyor..national geographic'in özellikle ''bilimin ta kendisi'' belgesel kuşağının sıkı takipçisiyim..onun dışında güzel yemek programları yada dekorasyon programları oluyor..onlara da bakıyorum..ama akşamları dizi izlemiyorum..eskiden birkaç diziyi takip ederdim ama artık kesinlikle dizi izlemiyorum, zaten zap yaparken fragmanlarından yeterince anlıyorsunuz..fragmanlar yeterince uzun tutuluyor :) eşim de televizyon izler ama daha çok spor kanallarını..ntv spor favorisi..ben de fazla kızamıyorum..işten yorgun argın geliyor..tek eğlencesi futbol maçlarını takip etmek..ona da karışırsam, iyice daral gelecek adama..bence yaşamdan fazla soyutlanmamak da lazım..ama dozajında yani..evde süs bitkisi gibi bütün gün de tv karşısında durup izlenmez :)

    YanıtlaSil
  12. Gülşah hanım!
    biberle ilgili sorunuzu biliyorum ancak babama teyid ettirip cevaplayacağım inşaAllah :)
    *******

    Gülben'in programınında dediğiniz gibi faydalı konular işlenebilir,hayatımız için ne kadar elzem?bilmesek çok mu şey kaybederiz?hayır,eskiler televizyon izlemiyordu,böyle bilgilerin bir çoğundan habersizlerdi ama bizden daha az stresli,daha az hasta ve daha mutlulardı,
    dikkat edin hep sağlık,ekonomi,güzellik,yemek vb..şeyler konuşuluyor,sanki hiç ölüm yok hep ebedi burada kalacağız,sanki ölüme çare bulacaklar,insan ve insan aklı adeta ilah edinilmiş,
    hem bu proğramı neden bu kadın sunuyor,niçin böyle mini ve dekolte giyiyor?
    dinim gereği tasvip etmiyor ve sevmiyorum,

    o programı veya benzerlerini izlemek yerine sahih kaynaklardan hadis ve islami bilgiler okusak,Kur'an okuyup anlamaya çalışsak,okuduklarımızı hayatımıza uygulasak inanın hem dünyamızı hem de ahiretimizi mamur ederiz,

    "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."(Zariyat suresi 56.ayet meali)

    "İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder."(Kıyame suresi 36.ayet meali)

    yaratılış amacımız bu ve bize verilen ömür ahiret sermayemiz,akıllı insan bu sermayeyi cenneti kazanmak için kullanır,

    national geographic'in belgeselleri bilimi ilah edinmiş ve Darwinin görüşleri benimsenerek hazırlanmış,o belgeselleri bunları bilerek izlerim,
    eşinize de üzüldüm,boşa zaman geçiriyor izlediğinin ne dünyasına ne de ahiretine bir faydası var,harcadığımız her anın hesabı var,

    Abdullah b. Mes'ud (R.A.) den rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz şöyle haber vermiştir:

    "Kıyamet gününde, şu beş şeyin hesabı sorulmadıkça, hiçbir insanın ayağı Rabbisinin katından ayrılamayacaktır, kıpırdayamayacaktır.

    1- Ömrünü nerede tüketti,

    2- Gençliğini nerede yıprattı,

    3- Malını nereden kazandı,

    4- Malını nereye harcadı,

    5- Bildiği, öğrendiği konularda ne gibi işler yapığı. (Tirmizi, Sıfatu'l-Kıyame:1, No: 2416)


    insan hayatta en çok ne ile meşgul ise ölümün de o işle meşgulken onu bulması muhtemel,son anlarda da bu meşguliyetler akla ve dile geliyor bu çok dikkat edilmesi ve iyi bilinmesi gereken bir konu,
    sonuç olarak hayatın da,mutlu olmanın da, en güzeli İslamdadır,

    sizlere Feyzullah Birışık'ın kitaplarını yani polen yayınlarını tavsiye ederim,

    ayrıca Said Havva'nın Allah er-Rasul kitabını ve İslam isimli kitaplarını okumanızı tavsiye ederim,

    söyleyecek sözüm çok ancak daha fazla yazacak zamanım yok :(

    Rabbim sadece kendi rızası uğrunda yaşayan ve bu uğurda ölen razı olduğu kullarından eylesin bizleri(amin).
    Son bir söz lütfen mu'minun suresi ilk on ayeti meali ve tefsiriyle iyi okuyup kavrayalım ve hayatımıza geçirelim inşaAllah.
    "1. Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.

    2. Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

    3. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

    4. Onlar ki, zekatı öderler.

    5. Onlar ki, ırzlarını korurlar.

    6. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

    7. Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

    8. Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.

    9. Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

    10. İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

    11. Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır."

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur