بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

12 Haziran 2014 Perşembe

Cennetin Kokusunu Bile Alamayacaklar!

Ebu Hureyre’nin Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemden rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:
“Cehennem ehlinden iki sınıf var ki, henüz onları görmedim. (Biri) sığır kuyrukları gibi kamçılarla insanları dövenlerdir. Diğeri de, giyinik, fakat çıplak olan, salınarak veya kibirlenerek yürüyen, öteki kadınlara da kendileri gibi olmayı telkin eden ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. Onlar cennete girmeyecekler, onun kokusunu bile alamayacaklar. Hâlbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar mesafeden hissedilir.” 
 (Müslim: Cennet, 52)
Benzerlerine başka hadis kitaplarında da rastladığımız bu hadis-i şerifin Arapça aslı, çok özlü ve edebi olup, farklı şekillerde açıklanabilmektedir. Mesela “giyinik üryan kadınlar” diye tercüme edebileceğimiz “kasiyâtün ariyatün” ifadesi, özlü ve birçok manayı düşündürebilecek, edebi bir ifadedir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin, bu kadınların halini, böyle özlü ve üstü kapalı bir ifade ile işaret edip bırakmış olması, sanki bu kadınların halini detaylıca tasvir etmekten bile hayâ ettiğini anlatır gibidir. Ayrıca bu kadınların biçim olarak tarif edilmemiş olması, bu ifadeyi, birçok manayı içinde barındırmaya da elverişli hale getirmektedir.

Hadis i şerifi şerheden âlimler giyinik üryanlığın birkaç türünü örnek vermişlerdir. Mesela bu kadınların dış kıyafetleri ince kumaştan yapıldığı için beden hatlarını yeterince gizlemez. Veya kıyafet o kadar dardır ki, örtüyormuş gibi yaparak teşhir eder. Hatta o kadar cazip hale getirir ki olduğundan daha güzel gösterebilir. Bunlar giyinik üryanlığın ilk akla gelen örnekleridir. Ama başka türlü de olabilir.


Mesela kıyafet ne şeffaftır, ne de incedir ama yine de örtünmenin maksadına hizmet etmez. Çünkü ziynetleri örtmesi için giyinilecek olan giysi, o kadar cazibeli olur ki, bizzat kendisi bir ziynet haline gelir. Tıpkı son zamanlarda düğünlerimizde gördüğümüz -güya tesettürlü- gelinlik, nişanlık ve abiye kıyafetler gibi…

Hatta sözde dış kıyafeti olarak satılan, enva-ı çeşit modelde dikilmiş, işlemeli kıyafet için de bunu söylemek pekâlâ mümkündür. Bu elbiseler rengiyle, ışıltısıyla, süslemeleriyle ve mahrem bölgelere işaret eden dikiş teknikleriyle o kadar dikkat çekmektedir ki, sanki onu giyen kişi, adeta “ben örtünmüş gibi yapıyorum ama esas arzum başka türlü” demiş olmaktadır.

Hadis-i şerifte bu kadınların kıyafetleri dışında başka bir özelliklerine daha dikkat çekiliyor; yine birçok manaya yorumlanabilir, üstü kapalı sayılabilecek, özlü bir ifade ile… Hadisin devamındaki “Mümilâtün” ifadesini âlimler “başka kadınlara da, cazip bir edayla, salına salına yürümeyi telkin edenler” manasına geldiğini izah ederler.

Hiç kuşkusuz tarih boyunca bu tarife uyan birçok kadınlar gelip geçmiştir. Günümüzde ise bu ifade ilk anda akla, podyumlardaki mankenlerin, kibirli ve havalı bir edayla yürümelerini akla getirmektedir. Ne yazık ki onların o kendilerini beğenmiş halleri, genç kızlara da örnek teşkil etmektedir.

Onlar da caddelerde, meydanlarda, benzer şekilde dikkat çekici bir giyim kuşam içinde ve çalım satar gibi bir edayla yürümektedirler. Bu kızcağızlarını halini biraz inceleyen bir kişi şaşmadan edemez. Öyle bir edayla yürümektedirler ki; gören zanneder, sanki etraftaki insanlar iki yana dizilmiş de onların yaptığı bu gösteriyi seyrediyor.

Başkalarına kötü örnek olmanın bir başka yolu da; elit, sosyete gruplar oluşturmak ve mütevazı insanlara tepeden bakarcasına, kibirli tavırlara bürünmektir. Okullarımızda ve çeşitli sosyal ortamlarda ortaya çıkan bu sosyete gruplar, cahil kadın ve kızları özendirebilmektedir.

Ne tuhaftır ki, inandığı için örtünme çabasına girmiş olan kızlarımız da bu garip hallerden uzak kalamamaktadır. Tıpkı hadis-i şerifte tasvir edildiği gibi bu kızlarımız, kocaman topuzlar yaparak, dikkat çekmenin bir yolunu aramakta gibidirler.

Hadis i şerifin –genellikle atlanılan- baş kısmına dönecek olursak, burada Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin söze “sığır kuyruklarından yapılmış kamçılarla insanları dövenlerden” bahsederek başladığını görüyoruz.

İlk bakışta bu ifade çağımıza uymuyor gibi görünebilir. Evet, bugün ellerine kamçı alıp insanları kırbaçlayan zorbalar yoktur. Ama ellerindeki imkân ve yetkileri kırbaç gibi şaklatarak, insanlara siyasi-ekonomik-psikolojik vb. şiddet uygulayan zorbalar yok mudur? İnsanların bir takım mecburiyetlerinden faydalanarak, onları köle gibi düşük ücretlerle çalıştıranlar…

Peki, neden Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem bu iki sınıfı aynı hadis- i şerifinde bir araya getirmiş olabilir? Acaba sebep, birinci gruptaki zorbaların haksız kazançlarıyla sağladığı ekonomik imkânların, ikinci gruptaki kadınları ortaya çıkarması olabilir mi?

Elbette bu sadece bir yorumdur. Tarih boyunca birçok toplumda zalimler ve o zalimlerin imkânlarıyla şımarmış sosyete kadınlar hep olagelmiştir. Çağımızda da haksız kazanç yolları ve maddi şımarıklık son derece çoğalmıştır. Elbette yazımızla kimseyi itham etmiyoruz, herkes kendisini daha iyi bilir. Sadece uyarmak istiyoruz; çünkü hadis i şerifin sonu çok ürpertici…

Cenab-ı Hak hiçbirimizi bu hadis-i şerifte bahsedilen “Cennetin kokusunu bile alamayacak” olanlardan eylemesin.
Amin.
H. Esra Küçükaşçı-İslami Hayat Dergisi
*****
Said Özdemir'den 15 dak.lık güzel bir sohbet,yazıda bahsedilen giyinik çıplakların tam zıddı iffet örneği bir genç kız...

**********
*******
Kot Pantolonlu Yarı Çıplak Müslüman Kızlar - Nureddin Yıldız
 
 

7 yorum:

  1. Yazının girişindeki hadisi her okuduğumda veya dinlediğimde,Nurettin Yıldız'ın bir sohbetinde bahsettiği bir mesele aklıma geliyor,o da şu:

    Asırlar önce meşhur hadis imamı,İmam Nevevi bu hadisi kitabına alırken(Allah-u a'lem),üzerinde çok düşünüyor ancak giyinik çıplaklığın nasıl bir şey olduğuna bir türlü anlam veremiyor,işin içinden çıkamıyor,Nurettin hoca:
    "Eğer imam bu gün yaşasaydı giyinik çıplaklığın ne olduğunu çok iyi anlardı" diyor,

    Rabbim bizleri giyinik çıplaklıktan ve bizi cennetten mahrum edecek her türlü amelden muhafaza buyursun(amin).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nurettin Yıldız'ın bahsettiğim,hatırladığım kadarı ile sizlere bahsettiğim sohbetini yazının son kısmına ekledim.

      Sil
  2. fotoğrafta bızım buraların remsı olması ılgımı cektı ;( maalesef ınsanlar zengınlestıkce ımtıhanları zorlaşıyor ve Allahtan uzaklasıyorlar aslında. Lux ve Israfdan kaçınmak gerek. güzel bır hatırlatma olmuş Allah razı olsun

    YanıtlaSil
  3. Gozyaslari icinde dinledim ablacim, Allah c.c razi olsun paylasim icin, Rabbimhepimize boyle imani yasam nasip etsin, hayirli kandillerin olsun, muhabbetle

    YanıtlaSil
  4. Kandirilmis mübarek olsun

    YanıtlaSil
  5. Çok çok güzel bir yazı. Rabbim bizi her türlü aşırılıktan korusun.cennet ve cemalinden mahrum etmesin.kandilin mübarek olsun canım. Sevgilerimle

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur