بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

6 Ekim 2011 Perşembe

NEREYE BU GİDİŞ?

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
"Elif Lâm Mîm."
"Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir."
"Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar."
"Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar." 
"İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır."(Bakara suresi 1,2,3,4 ve 5.ayetler)   
İslam ile şereflenmemizin üzerinden binlerce yıl geçti.Kur'an hala dipdiri ve bir harfi bile değişmemiş.Sevgili Peygamberimizin(s.a.v) sünneti ve yol gösterici hadisleri en sahih kaynaklardan bize kadar ulaşmış,ilk günkü gibi...O halde değişen ne?değişen bizleriz.Allah'a olan bağlılığımız zayıflamış,ahirete inancımız,hesap kaygımız yok gibi.Özellikle değişen ise ahlakımız.Haram helal meselesine riayet azalmış.Neredeyse faizli bankalardan faizle kredi çekmeyen yok gibi,ev kredisi,araba kredisi,ihtiyaç kredisi(!)vb.Sanki kredi alınmazsa hiç bir işleri yolunda gitmeyecek ve ne yazık ki faizle iş yapan bu insanlar müslümanlıktan dem vuruyorlar.İslam Rabbe teslim olmaktır,nerede teslimiyet?Hani Sevgili Rasulümüz (s.a.v) veda hutbesinde faizi ayağının altına almıştı,
Abdullah İbni Mes’ud’dan (r.a.) merfu’ olarak gelen hadiste Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Faiz yetmiş üç kısımdır. En basiti kişinin annesiyle nikahlanması gibidir. Ve faizin en kötüsü müslüman bir kimsenin ırzına dil uzatmak gibidir.”
Faizle iş yapan müslümanlar bu beyanı nereye koyuyorlar?
***********
Sahipleri müslümanlık iddasında müteassıp insanların dersanelerine çocuklarını yollayan bilinçli(!)müslümanların o dersaneye yolladıkları kızlarının kıyafetleri insanın yüzünü kızartıyor.Başta küçük bir eşarp,altta dar bir bady ve dar bir pantolon.
Tv Net'te Tarih atlası proğramında, tarihçi Mustafa Armağan cumhuriyetin ilk dönemlerinde çarşaf çıkarma törenleri düzenlenip çarşaflarını çıkaran hanımlara pardüsü dağıtıldığını anlatmıştı ve ilave etmişti:"çünkü çarşaf  değişime imkan vermeyen değiştirilemeyen tek kıyafettir."

Dışarıdaki pardüsülü hanımların kıyafetleri de bir hayli ilginç,sanki adeta bu pardüsüler,eşarplar,renk ve bağlayış biçimleri ile örtünmek için değil de dikkat çekmek için kullanılmış ve belki binlerce model pardüsü var,tesettür için giyilen dış elbise vücuda oturmuş,bütün vücut hatları ortada,hatta kalça hizasında da bir kemer(!).Halbuki tesettür kadının vücudunu baştan aşağı örtüp vücut hatlarını belli etmeyecek derecede geniş olmasıdır.Ne yazıkki sokaklar kapalı giyinmiş çıplaklarla dolu :(
Ebu Hureyre’nin (radiyallahu anhu) rivayet ettiği bir hadiste Allah’ın Rasulü şöyle buyurur:
“Ümmetimden iki sınıfa var ki ben henüz onları görmüş değilim: Ellerinde öküz kuyruğu gibi kırbaçlar olup bununla insanlara vuranlar, diğeri de; Giyinik oldukları halde çıplak olan eğilerek-kırıtarak- yürüyen ve -erkekleri- kendilerine meylettiren kadınlar, sanki onların başlarında bükük deve hörgücü gibi bir şey vardır. Onlar cennete giremeyecekler ve kokusunu da işitemeyeceklerdir. Onun kokusu şöyle şöyle bir mesafeden hissedilir.”
(Müslim:2128 )
Müslüman kadını örtüsünden uzaklaştırmak çok sinsi ve planlı bir çalışmanın sonucudur ve bu çalışmayı yürütenler istediklerinden çok daha fazlasını elde etmişlerdir.
"1932 senesinde Cumhûriyet Gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Hâlis kazanmıştı. Aynı yıl Belçika’nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılmasıyla dünyâ güzellik yarışması düzenlenmişti. Keriman Hâlis bu yarışmaya Türkiye’yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kimselerle görüştü ve konuştular. Yarışma gününde jürinin önünden kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar.
Jüri salona geçip puan değerlendirmesi yapmak istedi.
Başkan kürsüye geçerek şöyle konuştu:
“Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünyâ üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa Hıristiyanları bitirmiştir. Elbette Amerika’nın ve Rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. Neticede bu, Hıristiyanlığın zaferidir. Müslüman kadınların temsilcisi, Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdâhale eden Kanûnî Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sütyen ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik, Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünyâ güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.”
Şimdi ise bu ülke nice Keriman Halis'lerle dolu :(
"Ey insanoğulları, şeytan ana-babanızı elbiselerinden soyundurup ayıp yerlerini meydana çıkararak cennetten çıkardığı gibi sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin. Sizin şeytanı ve adamlarını göremeyeceğiniz yerlerden onlar sizi görürler. Biz şeytanları inanmayanlara dost yaptık."(A'raf suresi27.ayet)
Çocukluğumuzda devletin kanalı TRT'de her cumartesi akşamı gösterilen Yeşilçam flimlerini düşünün, televizyonu olan her evde, televizyonu olmayan konu komşu ile beraber bu flimler ailece merakla izlenirdi.Ne vardı bu flimlerde?Hep bir aşk hikayesi,gayet mini etekli taşralı masum(!)kız,tek çocuklu bir aile,evlilik yıkılınca sahnelerde boy gösteren şarkıcılık yapan mağdur kadın(!)sahnelerde erkekler önünde dekolte kıyafetlerle şarkı söylemek utanılacak bir iş değildi(!)namusu ile para kazanıyordu(!)
Bir milletin maneviyatı ancak böyle dinamitlenirdi ve istedikleri de oldu.Bu şarkıcı olma,şöhret hevesi,kısa yoldan çok para kazanma hırsı değil midir popstar yarışmalarına olan yoğun ilgi ve talep?
Ve müstehcenlik kokan şarkılar değil midir ahlaksızlığı normalleştiren utanılır olmaktan çıkaran?Ne diyordu o şarkı sözünde:"masum küçücük bir öpücükten ne çıkar,kimden ve neden saklanacak?"Bu masum(!) gibi lanse edilen aleni ahlaksızlık çağrılarının semereleri değil midir park bahçe ve hatta sokaklardaki ahlaksız görüntüler?
Özellikle kız çocuklarımıza yönelik biçimlendirme,ahlaksızlığa,makyaja ve dekolte giyinmeye yönelten çalışmalar var ve bunlardan birisi de barbi bebekler.Bunların neresi bebek?bir genç kız görünümünde oyuncaklar bunlar.Nerede okula giden bir kız çocuğu görsem yüzde doksanının çantasında bu bebeklerin(!)resimleri var.O çocuklarda o barbiler gibi güzel olmak istiyorlar,barbiler çocuklara sembol olmuş.Erkek çocuklarımız ise sahte kahramanların istilası altında.  
Bunun haricinde içimi acıtan,nereye bu gidiş?dedirten, yüzümü kızartan başka durumlarda var.
Dükkanların,bakkalların,büfelerin dışında dekolte kıyafeti ile cips ısıran o çirkin fotoğraf.Bu fotoğrafı dükkanının önüne koyup teşhir eden sahiplerine de sorsanız müslüman olduklarını idda ederler.Müslüman müstehcenliğin teşhirini yapar mı?Bunların hanımları,kızları,oğulları yok mu?bu ahlaksızlık teşhiri yapan fotoğrafı onlara nasıl izah ediyorlar?Hayaları yok mu ki bunu teşhir ediyorlar?
Bizler bırakın Allah yolunda cihad etmek gördüğümüz bu kötülüğü bile düzeltmekten,bize ne derler endişesi ile o fotoğrafı asanları uyarmaktan bile aciziz.Büyük şehirlerde bilbordlarda sergilenen mayolu kadın resimleri ile yapılan mayo reklamları,kaçımız bundan rahatsızlık duyup şikayette bulunduk?Hani "müslüman bir kötülük gördüğünde onu eliyle,buna gücü yetmiyorsa diliyle,buna da gücü yetmiyorsa kalbinden onu reddetmekle yükümlüydü,ve bu imanın en zayıf noktasıydı."Bizim imanımız ne halde?
Bindiğimiz bir minübüste veya takside çalan müstehcen,içkili,şarkı ve türküler.Bunları duyunca yüzüm kızarıyor,ama şöför bey o kadar rahat ki...Sanki dinlettikleri çok normal şeyler.Nerede haya?
Ya ailece çoluk çocuk çok normalmiş gibi keyif ve heyecanla izlenen,israfın,ahlaksızlığın,zinanın normalleştirildiği dizi,flim ve proğramlar.Bu proğramlara özenilip,örnek alınıp ruhsuzlaşan,bencilleşen hayatlar.Yıkılan aileler.Bu proğramları çocukları ile izleyen ve müslüman olduklarını idda eden anne ve babalar...Hiç düşündünüz mü, yaptığınızdan Rabbiniz razı mı?Peygamberimiz (s.a.v)bu halinizi görseydi sizi ümmeti olarak kabul edermiydi?
İnancımıza ters edeb,haya ve tesettürden uzak,tamamen avrupai bir yaşam tarzını bizlere empoze eden bu diziler,ülkemiz insanını zehirlemekle kalmıyor,özellikle arap ülkelerinde ki müslüman kardeşlerimizi de zehirliyor,bu yıkım o kadar büyük ki insan dehşete düşüyor.
Çocuklarda masumiyet kalmamış neredeyse,en mahrem konularda bile çok erken bilgi sahibi olmuşlar.Daha ilkokuldaki çocuklarda bile karşı cinsle arkadaşlık ve duygusal bağlar kuruluyor,artık çocuklar bile çocuk gibi değil,hele kız çocukları adeta genç kız gibi.

Karma eğitimde bunlara zemin hazırlayan sebeplerden birisi.23 nisan törenleri,hele 19 mayıs törenleri inancımıza tamamen ters,daracık kıyafetler ve mini etekler,kız erkek karışık yapılan gösteriler ve oynanan oyunlar.Müslüman bir anne babanın çocuklarının bu tür gösterilere katılması ne tezat!Hepimiz çobanız ve çocuklarımızdan sorumluyuz,onların ve bizim amellerimizi İslam süzgecinden geçirmeli,Rabbimizin emirlerine ters uygulamalara müsaade etmemeliyiz.

Ya düğünler?sokak ortasında davullu zurnalı,kadınlı erkekli düğünler.Nerede kul hakkı?Bu kadar gürültüye sebep olurken rahatsız edilen mahalle sakinleri,hastalar,yorgunlar,uyutulmayan bebekler,ders çalışmalarına engel olunan öğrenciler ve huzur içinde ibadet edemeyen insanlar...Bu kadar kul hakkının üzerine kurulan yuvadan nasıl saadet beklenir?
Sokak ortasında veya düğün salonunda erkeklerle bir arada dans eden,halay çeken,karşılıklı oynayan boya küpü dekolteli genç kız ve çoluk çocuklu kadınlar...Bu durumu İslamın neresine sığdırırsınız?
"Sakın zinaya yaklaşmayınız. Çünkü o iğrenç bir kötülük ve kötü sonuçlu bir yoldur."
(İsra suresi 32.ayet)
Özellikle erkeklerin alıp okuduğu,müstehcen kıyafetli kadınların boy boy resimleri olan gazeteler.Bu erkeklere sorsanız müslüman olduklarını söylüyorlar,müslüman değil bunları alıp okumak bakmaya bile yüzü kızarır.
Yaklaşan mübarek kurban bayramı teslimiyetimizi yeniden gözden geçirmemize vesile olsun inşaAllah.
Allah'a teslimiyetin sembolü Hz.İbrahim (a.s) ve her evlada örnek gösterilecek,Allah'a tereddütsüz itaat ve teslimiyetin örneği Hz.İsmail (a.s)'den alacağımız çoook dersler var.
Keza küçük çocuğu ile kimsenin olmadığı ıssız çölün ortasında kocası tarafından bırakılan Hacer validemiz.Bu durumu Allah emrettiği için boynunu büken itirazsız teslim olan sadakat örneği.O böyle teslim olunca Rabbi onu yalnız bırakmıyor.Her yıl hacda Safa ile Merve arasındaki say'da Hz.Hacer validemizin hatırası kadın erkek bütün mü'minler tarafından yad ediliyor ve teslimiyeti taçlandırılıyor.

Müslüman olduğunu, yani Rabbe teslim olduğunu söyleyipte hala açık saçık gezen kadınlar ve kızlar Rabbimiz bize tesettürü emretmiş,tesettürsüz gezerek adeta Allah'a meydan okuduğunuzun,Allah'ım sen örtünmeyi bana uygun görmüşsün ama ben kendime tesettürü uygun görmüyorum,bu, bana uygun değil,nefsim bunu kabul etmiyor,benden senin değil, insanların razı olması,senin, beni, beğenmen değil, insanların beğenmesi, daha hoşuma gidiyor dediğinizin farkındamısınız? müslümanlık iddasında isek bu konuda seçim hakkımız yok.(Bakınız Nur suresi 30-31. ve Ahzab 59.ayet-i kerimeler)
“Allah ve Rasulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah‘a ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzap: 36)
İfadem belki size ağır gelebilir ama bilirseniz ateş,cehennem bundan çok daha ağır ve dayanılmaz,cehennem pişmanlıklar yurdu.
"Ey insan! O Kerîm (çok cömert olan) Rabbine karşı seni aldatan nedir?"
(İnfitar suresi 6.ayet)
Nedir bu halimiz?Nerede hayamız?Hani Allah korkusu?Nerede hesap vereceğimize olan imanımız?Yoksa şüphede miyiz?Yoksa ölüm bize çok mu uzak?Yoksa bunların yanlış olduğunu biliyoruz da şeytan Allah'ın affıyla mı bizi kandırıyor?
"Ey insanlar! Şüphe yok ki Allah'ın vaadi haktır. Artık sizi bu dünya hayatı aldatmasın ve şeytan da sizi Allah ile (O'nun affına güvendirerek) aldatmasın."(Fatır suresi 5.ayet).
Artık silkinip kendimize gelme zamanı gelmedi mi?Bize verilen ömür sermayesini nasıl bu kadar hesapsız ve korkusuz müsrifçe kullanıyoruz?Adeta nefisler ilah edinilmiş.Halbuki bizi yaratan bizi başı boş bırakmamış,
"İnsanoğlu, başıboş bırakılacağını mı sanıyor?"(Kıyame suresi 36.ayet)
İşlediğimiz her amelin ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın hesabı var.Hayat çok kısa ve çok çabuk geçiyor.Mümkün olsaydı da bunu toprak altında yatanlardan dinleseydik.Hala nefes alıp veriyorsak günahlardan dönmek için,hayırlara yönelmek için zamanımız var.Rabbim cümlemizi bu idrakte olup tevbe edenlerden,kendi rızası uğrunda hiç bir kınayıcının kınamasından korkmadan nezih bir hayat yaşayıp imanla son nefesini veren o bahtiyarlardan eylesin(amin).
                                                                             HAYATCEMRESİ

3 yorum:

  1. kaleminize ve yüreğinize sağlık diyorum bu sözlerin üstüne artık daha başka ne denilebilirki...

    YanıtlaSil
  2. Rabbim uyandırsın cümlemizi çok geç olmadan

    Allah razı olsun

    tek kelimeyle muhteşem bir yazıydı

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun harika bir yazı olmuş. Gidişatın kötülüğü, insanların umursamazlıklarıyla doğru orantılı. Rabbim müslümanlara farkındalık nasip eylesin.
    Hayırlı cumalar...

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur