بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

25 Ekim 2015 Pazar

Tesbihle Zikir Bid’at Mıdır?

بسم الله الرحمن الرحيم
Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Parmaklarla zikir yapmanın sünnet olduğunu, günümüzde “tesbih” diye bilinen tesbih aracıyla veya benzerleriyle zikir yapmanın ise el-Elbânî, Abdulmuhsin el-Abbâd, Bekr Ebu Zeyd gibi kimi âlimlere göre caiz olmadığını, bid’at olduğunu, İbn Teymiyye, Şevkânî, San’ânî gibi kimi ulemaya göre ise bunda bir beis olmadığını, buna cevaz veren âlimlerin geneline göre parmaklarla zikir yapmanın daha faziletli olduğunu, kimine göre ise; eğer kişi zikrederken hata yapmaktan/karıştırmaktan emin ise parmaklarla, değilse tesbih ile zikretmesinin evla olduğunu biliyor muydunuz?


Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kadınlara şöyle demiştir: “Tesbîh’i (Subhânallâh sözünü), tehlîli (lâ ilâhe illallâh sözünü) ve takdîsi (Subhâne’l-Meliki’l-Kuddûs veya Subbûhun Kuddûsun Rabbu’l-Melâiketi ve’r-Rûh sözünü) bırakmayın. (Bunları) parmaklarla sayın (ta ki parmaklardan çıkan günahlar ondan dökülsün.) Zira parmaklar (diğer azalar gibi yaptığı hayır ve şer işlerden) sorulacak, konuşturulacaklardır (ya sahiplerinin lehine ya da aleyhine şahitlikte bulunacaklardır)…” (Tirmizî, Ebu Dâvud)

Abdullah b. Amr (radiyallahu anhumâ) şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i tesbîhi (Subhânallah sözünü) sağ eliyle sayarken gördüm.” (Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâî)

Tesbih ile zikir yapmanın caiz olduğunu söyleyen âlimler şunları delil olarak göstermişlerdir:

Ebu Dâvud ve Tirmizî (rahimehumallah)’ın rivayet ettiklerine göre Sa’d b. Ebi Vakkâs (radiyallahu anh) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte elinde kendisiyle tesbih ettiği (zikrettiği) hurma çekirdekleri veya çakıl taşları bulunan bir kadının yanına gelmişler, lakin Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun bu yaptığına itiraz etmemiş ve O’na bu yaptığından daha kolay (veya -râvî’nin şekki-) daha faziletli olanını öğretmiştir. Tirmizî ve İbn Hacer (rahimehumallah) bu rivayete hasen demiş, Hâkim (rahimehullah) ise sahih demiş ve Zehebî (rahimehullah) O’na bu hükmünde muvafakat etmiştir. Şuayb el-Arnâût da isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Lakin “Mir’âtu’l-Mefâtîh isimli eserin sahibi et-Tebrîzî, el-Elbânî, Abdulkâdir el-Arnâût (rahimehumullah), Abdulmuhsin el-Abbâd rivayetin zayıf olduğunu söylemişlerdir.

Müminlerin annesi Safiyye (radiyallahu anhâ) şöyle demiştir: “Elimde kendisiyle tesbih ettiğim 4000 tane hurma çekirdeği olduğu bir sırada Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanıma geldi. Dedim ki: “Bunlarla tesbih ettim.” Bunun üzerine Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun bu yaptığına itiraz etmeksizin bundan daha kolay ve faziletli olanını öğretmiştir. Bunu Tirmizî rivayet etmiştir. Hâkim sahih demiş ve Zehebî de O’na bu hükmünde muvafakat etmiştir. Suyûtî ve Şevkânî (rahimehumallah) da sahih olduğuna kail olmuşlardır. Lakin Tirmizî, Tebrîzî, el-Elbânî hadisin zayıf olduğunu söylemişlerdir.

Beyhakî (rahimehullah)’ın rivayet ettiğine göre sahabeden Ebu Safiyye (radiyallahu anh) çakıl taşlarıyla tesbih ederdi. İbn Ebî Şeybe (rahimehullah)’ın rivayetine göre Sa’d b. Ebî Vakkâs çakıl taşları ve hurma çekirdekleriyle tesbih ederdi. İbn Sa’d (rahimehullah)’ın Tabakâtında aktardığına göre Ali (radiyallahu anh)’ın torunu Fâtıma (rahimehallah) üzerine düğümler atılmış bir iplikle tesbih ederdi. İmam Ahmed’in oğlu Abdullah (rahimehumallah)’ın aktardığına göre Ebu Hureye (radiyallahu anh) 1000 düğümü olan bir ipiyle tesbih edinceye kadar uyumazdı. İbn Sa’d’ın rivayetine göre ise Ebu Hureyre hurma çekirdekleriyle tesbih ederdi. 

Deylemî’nin rivayetine göre Ali (radiyallahu anh) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Tesbih aleti ne güzel bir hatırlatıcıdır.” (el-Elbânî bu rivayetin uydurma olduğunu söylemiştir.)İbn Ebî Şeybe’nin rivayetine göre Ömer b. Hattâb (radiyallahu anh) tesbih araçlarıyla tesbih eden bir adam görmüş, onun bu yaptığına itiraz etmeyip “şöyle demesi ona yeter”… diyerek daha kolay ve faziletli bir zikir öğretmiştir.

Allâme İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Parmaklarla tesbih’i saymak sünnettir… Tesbih’i hurma çekirdekleriyle, çakıl taşlarıyla ve benzeri ile saymaya gelince, bu güzeldir. Sahabeden bunu yapanlar vardı. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) müminlerin annesinin çakıl taşlarıyla tesbih ettiğini görmüş ve bunu onaylamıştır. Rivayet edildiğine göre Ebu Hureyre bununla tesbih ederdi. Bir iplik üzerine dizilen inci ve benzeriyle tesbihe gelince; insanlardan kimisi bunu kerih görmüş, kimi ise kerih görmemiştir. Bunu yaparken niyet güzel kılınırsa bu güzeldir, mekruh değildir (zira dağınık bir halde olan hurma çekirdekleri ve çakıl taşlarıyla zikir yapmak ile toplu ve dizilmiş bir haldeki inci ve benzeri şeylerle zikir yapmak arasında bir fark yoktur.) Lakin bunu herhangi bir ihtiyaç/neden olmaksızın edinmek/kullanmak veya boyna asmak veya eldeki bir bilezik gibi kılmak ya da bunlara benzer şekillerde bunu insanlara izhar etmek ise ya insanlara gösterişte bulunmaktır veya herhangi bir ihtiyaç olmaksızın riyanın ve riyakârlara benzemenin muhtemelen bulunduğu (riskli) bir durumdur. Birincisi haramdır, ikincisi en azından mekruhtur…” (Mecmûu’l-Fetâvâ, 11/653)

İbn Bâz (rahimehullah), eğer kişi evinde zikir yapacaksa tesbih kulanmakta bir beis olmadığını, zira seleften bazılarının bunu evde kullandıklarını, lakin insanların yanında ve mescitlerde ise bunu yapmanın doğru olmadığını, zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabının mescitte parmaklarıyla zikir yaptıklarını ve insanların yanında ve mescitlerde tesbih kullanmanın kişiyi riyaya sevkedebileceğini söylemiştir.

İbn Useymîn (rahimehullah) zikri tesbih ile yapmanın bid’at ile bir ilgisinin olmadığını, zira tesbihin ibadet kastıyla kullanılmayıp sadece yapılan zikirlerin sayısını zapt etmek için bir vesile olduğunu, aynı zamanda bunun bir aslı olduğunu, zira bazı sahabelerin taşlarla zikir yapmış olduklarını söylemiştir. İbn Bâz, İbn Useymîn ve daha birçok âlim parmaklarla zikir yapmanın efdal olduğunu, tesbih ile zikrin ise evla olanı terketmek olduğunu belirtmişlerdir.

Zikir yaparken tesbih kullanmanın bid’at olduğunu savunan âlimler ise buna cevaz verenlerin öne sürdükleri bütün rivayetlerin zayıf olduğunu savunmuşlardır. Ve ayrıca delil olarak şunları zikretmişlerdir:

İbn Vaddâh el-Kurtubî (rahimehullah) “el-Bida’ ve’n-Nehyu anhâ” adlı kitabında Salt b. Behrâm (rahimehullah)’ın şöyle söylediği geçer: “İbn Mes’ûd (radiyallahu anh), kendisiyle tesbih ettiği bir tesbihi bulunan bir kadına uğradı ve onu koparıp attı. Sonra çakıl taşlarıyla tesbih eden bir adama uğradı ve ona ayağıyla vurdu. Sonra şöyle dedi: “Sizler öne geçtiniz (sizden önce böyle şeyler yoktu.) Zulmederek bid’at işlediniz. İlim bakımından Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabına galip geldiniz (onların bilmediği bir iş icat ettiniz.)” Lakin tesbih kullanmanın bid’at olduğunu savunan el-Elbânî bu rivayetin senedinin munkatı’ olduğunu söyleyerek rivayetin zayıf olduğunu belirtmiştir.

Ebân b. Ebî Ayyâş (rahimehullah) Hasan Basrî (rahimehullah)’a üzerine kendisiyle tesbih edilen inciler, hurma çekirdekleri v.b dizilmiş olan iplikten sordum. Şöyle dedi: “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hanımlarından ve muhacir kadınlardan hiçbirisi bunu yapmamıştır.” Ancak el-Elbânî bu rivayetin cidden zayıf olduğunu söylemiştir.

Başka bir delilleri de İbn Mes’ûd’un, mescitte halkalar halinde oturmuş namazı bekleyen ve her bir halkanın başında bir adamın bulunup onun yönlendirmesiyle ellerindeki çakıl taşlarıyla 100 kere tekbîr, tehlîl getiren, 100 kere tesbîh eden insanlara sert bir şekilde karşı çıkmış olmasıdır. (el-Elbânî bu rivayetin isnadının “sahih” olduğunu söylemiştir.) Lakin bunun açık bir delil olmadığı söylenebilir. Zira İbn Mes’ûd’un onlara karşı çıkmasının sebebi ellerindeki taşlar değil de birinin yönlendirmesiyle topluca zikrin yapılıyor olması da olabililir. 
İbn Mes’ûd’un bizatihi ellerindeki taşlara (da) karşı çıktığı kabul edilse bile -yukarıda geçtiği üzere- Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bunu bazı sahabilerde görüp buna karşı çıkmamış olduğu bilgisinin O’na ulaşmamış olması da ihtimal dâhilindedir. Ancak Elbânî’nin güzel bir senedle geldiğini söylediği İbn Ebî Şeybe’nin Musannefinde geçen bir rivayete göre İbn Mes’ûd’un talebesi olan Alkame (rahimehullah)’ın talebesi İbrahim en-Nehaî (rahimehullah) kızını, kadınlara tesbih ipleri yapımında yardım etmekten nehyetmiştir.   

Sonuç olarak; -Allah-u A’lem- bu konuda doğru olan görüş, özellikle ilk olarak aktardığımız senedi tartışmalı olan iki rivayetten ötürü zikir yaparken tesbih kullanmakta, zikri hatırlatması/buna teşvik etmesi için elde tesbih bulundurmakta bir beis olmadığıdır.

Tenbih
Malum olduğu üzere günümüzde tesbih kullanmak Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in her zaman uyguladığı parmaklarla sayma sünnetini neredeyse tamamen yok etmiştir. Hatta birçok kimse bizatihi tesbihte özel bir fazilet olduğunu, zikrin karışmasından emin olunsa dahi tesbih kullanmanın daha faziletli olduğunu zannetmektedirler. Bundan daha da kötüsü parmaklarla zikir çekmeyi kerih görmektedirler. İşte bu bid’at zihniyeti kırabilmek için bu insanların önünde tesbihle zikir yapmamalı, güzel ve yumuşak bir uslüpla onları uyarmalıyız.
Nakil Kürsüsü-Ömer FARUK

2 yorum:

  1. Hayırlı sabahlar, emeği geçenlerden Allah razı olsun canım, ibadetlerimizi sünnete uygun şekilde yapmamızı nasib etsin Rabbimiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin canım benim cezakallahu hayran...

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur