بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

15 Kasım 2012 Perşembe

NAMAZ NİMETİ

Peygamberimizin (sav) ‘Dinin Direği’ Olarak İfade Ettiği Namaz İbadetinin Fazileti
ALEMLERE rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Efendimiz’in (sav) damadı ve şehidlerin efendisi olan Hazreti Osman (ra), namaz ibadetinin keyfiyetini ifade ederken şöyle demiştir:
Beş vakit namazda dikkatli ve devamlı olanlara Allah (cc) dokuz keramet bahşeder:
- Allah (cc) onu sever.
- Bedeni sıhhatli olur.
- Melekler onu korur.
- Evine bereket iner.

- O kimsenin siması, salihlerin siması gibi olur.
- Allah (cc) onun kalbini yumuşak, şefkatli ve merhametli yapar.
- Sırat’ı şimşek hızıyla geçer.
- Allah (cc) onu cehennem ateşinden kurtarır.
- Ahirette Allah (cc) onu cennette; “Onlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü.” (El Bakara Suresi: 38) müjdesine ermiş olan salih kullarına komşu eder.”
 (İbn Hacer el- Askalânî, Münebbihat)
***
Mü’min kulun hayatının en güzel ve en değerli anları, hiç şüphesiz Allah Teâlâ’ya (cc) ibadet ile geçen anlardır. Çünkü ibadet; kulluk mahviyetiyle Allah (cc)’ın azametini idrak edebilme şuurudur. Bizleri yoktan var edip ve insan olma onuruyla ödüllendiren Allah (cc)’a karşı bir kulluk görevi olup yaratılış gayesini bilmektir. Zira insanın yaratılış gayesi de ancak Allah (cc)’a kul olup O’na ibadet etmek değil midir?
Bir Allah dostunun ifadesiyle gerçek ibadet; Allah (cc)’ı sevmek ve O’nun bütün emirlerine tam olarak itaat etmektir.
Allah Azze ve Celle’ye yapılacak gerçek ibadeti ise en şümullü bir şekilde şu ayet-i kerimenin ışığında anlayabiliriz. “De ki; şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (En’am, 162)
Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, ibadetler aynı zamanda insanı insan yapan imanın ispatı ve şahididirler. İbadetin terki Allah (cc)’a karşı işlenmiş bir şekva ve ibadeti hafife almak ise imansızlığın bir alâmetidir.
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Rasûlullah (sas) buyurdular ki; “Ateşe sadece şaki olanlar girecektir.” Ashab; “Ey Allah’ın Rasûlü! Şaki kimdir?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselam efendimiz; “Allah için hiçbir ibadette bulunmayıp, hiçbir günahı terk etmeyen kimsedir.” diye cevap verdi.” (Kütüb-ü Sitte, 7326)
Allah Teâlâ’nın, mü’min kulları için yapılmasını emrettiği ilk farz ibadet ise namazdır. Namaz; tekbir ile başlayan Mi’rac yolculuğunda Allah (cc)’ın sofrasına oturup rızıklandıktan sonra, selam ile tekrar dünyaya dönüş olan manevi yüceliğin adıdır.
Namaz; Allah (cc)’ın haremine erişmek ve huzuruna kabul olmak için bir Mi’rac yürüyüşüdür. Ve o namaz; yüzü Allah (cc)’a döndürmektir. Allah (cc)’a dönen yüzden daha şerefli bir yüz düşünülebilinir mi? Nitekim Rahmet Nebisi (sas) buyurdular: “Şunu iyi biliniz ki, sizin en hayırlı ameliniz namazdır.” (İbn Mace, 277)
Bir diğer hadislerinde ise Allah Rasûlü (sas) şöyle buyurmuştur: 
 “Namaz dinin direğidir. Namazda on güzellik vardır: 
Yüzü güzelleştirir. 
Kalbi nurlandırır. 
Bedeni dinlendirir. 
Kabirde arkadaştır. 
Rahmetin inmesine sebeptir.
 Gök kapılarının anahtarıdır. 
Ahirette günah ve sevapları tartan terazide sevap kefesini ağırlaştırır. 
Rabbi hoşnut ve memnun eder. 
Cennete giriş için ödenecek ücrettir.
  Cehennem ateşine karşı koruyucudur. 
Namazını kılan, dininin rüknünü yerine getirmiş; namazı terk eden ise dinini yıkmış, yerle bir etmiş olur.” (İbn Hacer el- Askalânî, Münebbihat)
Pak Rasul (sas)’ün bildirmesiyledir ki namaz; mü’min ile küfür arasında perde olan muhkem bir farz ibadet olup terk edilmesine asla ruhsat yoktur. “Namaz, insan ile küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek bu perdeyi kaldırmaktır.” (Müslim)
Allah Teâlâ, hayat rehberimiz olan Kur’ân-ı keriminde buyuruyor: “ Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı zikretmek/anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut, 45)
Ubâde bin Sâmit (ra) der ki; “Allah Rasûlü (sas) şöyle buyurdu: “Allah kullarına beş vakit namazı farz kıldı. Kim bunları hafife almadan ve kasten terk etmeden hakkıyla edâ ederse, Allah Teâlâ onu Cennetine sokacağına söz vermiştir. Kim de beş vakit namazı kılmazsa, Allah’ın onlara hiçbir vaadi yoktur. Dilerse azap eder, dilerse Cennete sokar.” (Nesei, Salah)
İmam Malik’in anlattığına göre, Hz. Ömer (ra) valilerine şöyle bir yazı yazmıştır: “Nazarımda işlerinizin en önemlisi namazdır. Kim onu korur ve devam ederse dinini korumuş olur. Kim de onu zayi ederse, onun dışındakileri daha çok zayi eder.” (Muvatta, Mevâkıt, 6)
Şu kesin bilinmelidir ki, namazsız bir hayat; tufanı, Nuh (as)’un gemisine tercih etme bahtiyarsızlığından başka bir şey değildir.
Hz. Osman (ra), namazın kula kazandıracağı güzelliklerden dokuz tanesini zikrederek, bu ibadetin yüceliğine bir başka açıdan dikkatleri çekmiştir.
**
“Allah (cc) onu sever”
Allah Teâlâ’nın kulunu sevmesi; kulunun yaratıcı, ilah, rab ve dost olarak kendisini seçmesinden dolayıdır. İşte bunun içindir ki, Allah (cc)’da kulunu sever. O’nun sevgisi; mü’min kullarını koruması, hatalarını affetmesi, onlara karşı merhametli davranması, amellerinin karşılığını vermede çok cömert olması ve onlar için yüksek makamlar lütfetmesidir.
Allah Azze ve Celle hiç bir kulunu sevgisinden mahrum ve lanetlenmiş olarak yaratmamıştır. Allah Teâlâ’nın kulunu sevmemesinin sebebi; kulun, kendisini yaratıp insan olma onuruyla ödüllendirmesine rağmen; Allah (cc)’ı inkâr etmesi, O’ndan gayrilerine ibadet etmesi ve emirlerini dinlemesi… gibi isyanlarından dolayıdır.
Peygamber efendimiz (sas); Rab Teâlâ’nın sevgisini celbedecek ve O’nun kuluna en yakın, kulunun da kendisine en yakın hal ve zaman olarak ibadet ile geçen zamanları bildirmiştir.
Amr İbn Abese (ra) anlatıyor: “Bir gün Rasûlullah (sas)’a; “Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’a biri diğerinden daha yakın olan bir saat var mıdır? -veya- Allah’ın zikri talep edilen daha yakın bir saat var mıdır?” dedim. O şöyle buyurdu: “Evet vardır. Allah’ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte aziz ve Celil olan Allah’ı zikredenlerden olabilirsen ol. Zira o saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar (meleklerin) beraberlik ve şahadetine mazhardır.” (Müslim, 832)
Bir diğer hadislerinde ise Rahmet Nebisi (sas) şöyle buyurdular: “Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır, öyle ise secdede duayı çok yapın.” (Müslim, Salât, 482)
Namaz, yalnızca Allah (cc)’ın sevmesine değil; bilakis meleklerin, insanların, canlı ve cansız bütün yaratıkların da insanı sevmesine bir vesiledir. Allah Rasûlü (sas) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah bir kulunu sevince Cebrail’e: “Ben falanı sevdim, sen de onu sev” der. Bunun üzerine Cebrail de onu sever ve gökte olan meleklere: “Allah falanı sevmiştir, siz de seviniz!” diye nida eder. Artık göklerdekiler de onu sever. Sonra yeryüzündeki insanların gönlüne o kimse hakkında bir kabul ve sevgi konulur.” (Buhari, Edeb, 41)
Eğer siz, inanlar arasında sevilen bir mü’min kul görürseniz biliniz ki Allah Azze ve Celle’de bu kulunu seviyor demektir. Zira Allah (cc) bir kulu sevdiği zaman yer ehli ve gök ehli de o kulu severler.
**
“Bedeni sıhhatli olur”
Namaz; kalbin, gözün, eklemlerin ve bütün bedenin sıradan uğraşılardan kurtulup, asli haliyle baş başa kalmasına bir sebep olduğu içindir ki, bedenin dinlenmesine bir vesiledir.
Ruhi rahatsızlıkların ve gerginliklerin en önemli sebeplerinden birisi de; manevi boşluğun, Rahman’ın razı olacağı güzelliklerle doldurulmamasından ve nefsin doyumsuz yapısından, arzu ve isteklerinden kaynaklanmaktadır. İşte tüm ibadetlerde olduğu gibi daha ziyadesiyle namaz da bu manevi boşluğu dolduracak ve nefsin huzursuzluğunu giderecek en güzel ilaçtır.
Namaz; kuldaki gurur, kibir ve istiğna gibi kötü hastalıklara dur deyip bir çare olacağı gibi nefsi tembellikten ve bedeni de uyuşukluktan kurtarır.
Unutulmamalıdır ki ruh, beden hapis hanesine kapatılmış bir mahkûm gibidir. Kul ancak namazda iken ruh bu esaret zincirinden kurtulup ötelerin ötesindeki mana âlemine ulaşarak oralardan gıdalanır, nefeslenir, huzurlu ve mutlu olabilir.
Namaz; ruh ve beden için bir nevi kurtuluş olan temizliğin ta kendisidir. Zira namaz için şart olan abdest ve gusül, kulu hem manen hem de madden temizler. İbadetlerin gayelerinden biri olan bedeni ve ruhi arınma ve korunma namazda en üst düzeyde yaşanır. Allah Azze ve Celle’nin hiçbir şeyi boşuna emretmediği bir gerçektir. Namaz ibadetindeki duruş ve hareketlerde vücut için elzem olan enerjinin yeniden kazanılmasına bir vesiledir. Nitekim Rahmet Nebisi (sas) buyuruyor: “Namazda şifa vardır.” (İmam Ahmed, Müsned)
Manevi bir korunak, sığınak ve barınak olan namaz; insana azim, sebat ve sabır duygularını kazandırarak gelecek zafer ve mutluluğun da müjdecisidir. Rab Teâlâ buyuruyor: “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 153)
İbn Kayyim el- Cevziyye; namazın madden ve manen kazandırdıkları konusunda şunları söylemektedir: “Kalbin rahatlamasında, güçlenmesinde, genişlemesinde, neşelenmesinde ve zevk almasında en büyük rol namazındır. Namazda; kalbin ve ruhun Allah (cc)’a yaklaşması ve O’na ulaşması vardır. O’nu anmaktan manevi zevk alması, O’na münâcattan ve huzurunda durmaktan sevinç duyması vardır. O’na kullukta bedeninin tamamını, tüm enerjisini ve bütün organlarını kullanma, ibadet zevkinden paylarına düşeni verme vardır. Bu organları diğer yaratıklarla ilişkiden ve onlarla münasebetten alıkoyma vardır. Kalbinin ve organlarının bütün enerjilerini Rabbi ve yaratıcısı yönüne çekme vardır. Namaz kılarken düşmanından yana rahat olmak gibi ilaçlar ve rahatlatıcılar vardır.
Namaz; dünya ve ahiret menfaatlerini elde etmek, dünya ve ahirette gelecek zararlara göğüs germek için en büyük destektir. Günahlardan caydırır, kalp hastalıklarını yok eder, vücuttan hastalığı kovar, kalbi aydınlatır, yüzü ağartır, gönlü şenlendirir, organları hareketlendirir, nasibi gürleştirir, haksızlığa engel olur, haksızlığa uğrayana yardımcı olur. Şehevi salgıları azaltır, sağlığı korur, cezayı önler, rahmeti indirir, sıkıntıyı giderir ve karın rahatsızlıklarının çoğuna faydalıdır.
İbn Mace’nin tahriç ettiği bir hadiste, Ebu Hureyre (ra) der ki; “Rasûlullah (sas) uyurken benim karın ağrısından şikâyet ettiğimi gördü ve bana; “Ey Ebu Hureyre! Karnın mı ağrıyor?” diye sordu. Ben de; “Evet ey Allah’ın Rasûlü” dedim. O da bana: “Kalk namaz kıl, namazda şifa vardır.” buyurdu.
Bu manevi reçeteye inanmayan olursa onlara şöyle denilir: Namaz, solunum aygıtlarının ve vücudun tüm organlarının bir egzersizidir. Çünkü namaz; dik durmak, eğilmek, yere kapanmak, diz çökmek, hareketlerin birinden diğerine geçmek ve eklemlerin çoğunun hareket ettikleri; mide, bağırsaklar ve diğer solunum ve sindirim aygıtlarının sinyal aldıkları diğer konumlar gibi çeşitli hareket ve şekilleri içine alır. Bu hareketlerde, özellikle namazda nefesin güçlenmesi ve rahat alınıp verilmesi vasıtasıyla havadan alınan oksijen, sindirilen maddelerin çözüldüğü ve vücudun güçlenmesi sonucunun doğduğu, inkârı mümkün olmayan bir gerçektir. Böyle olunca namaz, bünyeyi güçlendirir ve bu sayede çekilen acılarda kendiliğinden gider.” (İbn Kayyim el- Cevziyye, Tıbb-ı Nebevi, 268)
**
“Melekler onu korur”
Kâinatın yaratılışının bir tek gayesi vardır o da, Allah (cc)’ı bilmek, O’na kul olmak ve ibadet etmektir. Nitekim yalnız insan ve cinlerin kâfirleri hariç melekler de dâhil olmak üzere yaratılmış olan her şey tam bir teslimiyet içerisinde ibadetlerini yapıp yaratılış gayelerini ifa etmektedirler.
Görüldüğü üzere, tüm yaratıklarda olduğu gibi meleklerin yaratılmalarının en büyük hikmeti (Allah-u a’lem) Allah Teâlâ’yı tesbih ve tenzih etmektir.
Bununla beraber Allah Azze ve Celle meleklerden bazılarına; kullarını koruma, amellerini yazma, onlar için dua ve istiğfarda bulunma, çeşitli menfaatlerini temin etme ve insanın kalbine Rahman’ın razı olacağı doğru ve gerçekleri ilham etme gibi görevlerde verilmiştir.
Allah Teâlâ’nın kulunu musibetlerden koruması, O’nun kullarına karşı olan lütuf ve merhametinin bir göstergesidir. Onun içindir ki, kulunun yalnızlığını paylaşması, onu koruyup gözetmeleri için muhafız melekler yaratıp görevlendirmiştir. “Onun önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır.” (Ra’d, 11); “Hiç kimse yoktur ki, üzerinde bir koruyucu, gözetleyici bulunmasın.” (Tarık, 4)
Allah (cc)’ın, melekleri yaratması (hâşâ) onlara muhtaç olduğundan değil, ancak böyle takdir buyurmasındandır. “Allah, yaptığından sorumlu tutulamaz.” (Enbiya, 23)
Bazılarının ifadesiyle, kendilerine yüklenen görevler itibariyle melekler; cansızlar âleminde insandaki ruh gibi bir bakıma ruhun vazifesini görmektedirler.
Koruyucu/hafaza melekleri; Allah (cc)’ın dilediği ve korumaya layık gördüğü kullarını, O’nun dilediği belâlardan korurlar. Allah Teâlâ, melek kullarına böyle bir güç ve istidat vermiştir. Önemli olan kulun bu korunmaya layık olabilmesidir.
Meleklerin koruyucu ve muhafızlıklarına asr-ı saadetten bir örnek. Olay Bedir savaşı. Düşman ordusu müslümanların üç katından fazladır. Düşman ordusunu gören Rahmet Nebisi, secdeye kapanır ve Rabbine niyazdadır: “Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım, rahmetinle sana sığınıyor ve yardımını talep ediyorum.” (Kütüb-i Sitte, 4234)
Secdenin arkasından ashabına şu müjdeyi verir: “İşte Cebrail! Atının başından tutmuş, üzerinde de savaş teçhizatı var. (yardımımıza gelmiş durumda).” (Buhari, Meğazi)
Rab Teâlâ bildiriyor: “Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da; ‘Ben peş peşe gelen bin melekle yardım edeceğim’ diyerek duanızı kabul buyurdu.” (Enfal, 9);
“Hani Rabbin meleklere; ‘Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun. Ben kâfirlerin yüreklerine korku salacağım. Vurun boyunlarına, vurun onların bütün parmaklarına’ diye vahyediyordu.” (Enfal,12)
Mustafa Tuna-Misak Dergisi

14 yorum:

  1. Namaz,Rabbimizin bize verdiği değerin,en büyük göstergelerinden birisi,

    namaz,Rabbimizle buluşma,O'nun huzuruna çıkma anı,O'nunla başbaşa kaldığımız müstesna zamanlar,
    bizi huzuruna kabul ediş zamanları,

    Namaz,külfet değil,namaz büyük bir nimet,

    Rabbim bizleri,namazın kıymetini bilenlerden,ona gereken önemi veren,namazında devamlı olan,sevdiği kullarından eylesin(amin).

    YanıtlaSil
  2. Duana canı gönülden AMİNNN diyorum abla.

    YanıtlaSil
  3. Allah bizi ve bizlerden gelecek nesilleri namazı dosdogru hakkıyla kılan kullarından eylesin.

    Selam ve dua ile...

    YanıtlaSil
  4. sizin gibi insanları allah artırsın çok isterdim sizin gibi bilgili olmayı bundan sonra sizin ve cahide ablanın sıkı takipçisiyim allahın izniyle cumanız hayırlı olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eminenur kardeşim,
      bildiklerim bilmediklerimin yanında deryalarda bir damladır,belki o kadar bile değildir,
      Rabbim razı olacağı,hayırlı bilgiler öğrenmeyi ve bildiklerimizin hamalı değil,amili olmayı nasip etsin(amin),
      hayrlı cumalar,sevgiler...

      Sil
  5. aminnnnnn amiin aminn... Rabbim namaz kılmayan herkese de(eşime de) namaz kılmayı nasip etsin inşaAallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. goncacım,Allah eşine de,müslüman olduğunu söyleyip de namazsız olanlara,namaz bilincini,namaz nimetinden nasiplenmeyi lütfetsin(amin),
      namaz kılmayanlar aslında ahiret inancı,hesap bilinci yeterli olmayan insanlardır,ben müslümanım demek,iman ettim demek yeterli değil,işte ayet-i kerime:
      "Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur."
      (Nisa suresi 136.ayet meali)
      Allah'ı bilen,onun kudretine hayran olan,sahip olduğu nimetler için Rabbine minnet duygusunda olanlar,O'ndan gereğince korkanlar,korkulacak tek merci olarak O'nu bilenler,namazı gereği üzere kılanlardır...
      Rabbim bizleri namazdan mahrum olanlardan eylemesin(amin).

      Sil
  6. YENİ YAZILARINIZI GÖREMİYORUZ HERGÜN BAKIYORUM İYİSİNİZDİR İNŞALLAH...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eminenurcum elhamdulillah iyiyim :)çok teşekkür ederim,
      inşaAllah,Rabbim izin verirse,yeni yazılar tarifler gelir ancak şu sıralar Filistin,Suriye,Myanmar da artarak devam eden zulümlerden dolayı elim gitmiyor :(biraz utanıyorum,
      evet hayat devam ediyor,yine yiyor içiyoruz,duadan başka elimizden bir şey gelmiyor :(
      burada tarifler yayınlamak nefse hoş geliyor,ama biraz daha kendimi frenliyeyim diyorum,
      Rabbim bizleri affetsin(amin),
      sayfamda daha çoook yazılar,tarifler var,boş dönme,onlardan faydalan olur mu?
      çarşambaya da misafirlerim var inşaAllah,birazda hazırlık yapayım :)
      en Emin'e emanetsin güzel kardeşim,sevgilerimle...

      Sil
  7. ALLAH RAZI OLSUN FİKİRLERİNİZİ YAZILARINIZI YAZI PAYLAŞIMLARINIZI CANU GÖNÜLDEN ALLAH RAZI OLSUN...TAKİPTEYİM ...BEĞENİRSENİZ BENDE BEKLERİM

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutluluklar Sokağı hoşgeldiniz :)
      çok teşekkür ederim,Rabbim cümlemizden de razı olsun(amin),
      sevgilerimle...

      Sil
  8. şükürler olsun bugünümüze size yazabiliyorum allaha emanet olun hayırlı günler olsun inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eminenurum,Rabbim bu günlerimizi aratmasın,sıkıntıda olan bütün kardeşlerimize de tez zamanda hayırlı kurtuluşlar versin(amin),

      dualarımız mazlum kardeşlerimiz ve Rabbinin hükmünü hakim kılmak için mücadele veren mücahid kardeşlerimiz için,kalbimiz onlarla...
      en Emin'e emanetsin kardeşim...

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur