بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

4 Temmuz 2011 Pazartesi

KADININ ASIL VAZİFESİ EVİNDEDİR

"Artık kadınlarımız, yaptıkları işin ne kadar büyük bir iş olduğunu unutarak, ev hanımı kimliğinden utanır hale geliyorlar... Kuşkusuz bu durum toplum olarak algısal çerçevemizin değiştiğini gösterir. Geleneksel kültürden modern kültüre geçerken, öncelikle toplumun kadına ve aileye bakış açısı değişti. Kadınlar toplumsal değişimde ilk sırada yer aldılar ve bu konuda topluma öncülük ettiler... Algısal çerçevesi değişen toplum artık, evinin dışında herhangi bir işte çalışan kadını ideal kadın olarak tanımlarken, evinde çocuğunun bakımıyla ilgilenen kadınları değersiz ve vasıfsız olarak tarif ediyor. Bu zihniyetlere göre, bir kadın dışarıda çalışmalı, para kazanmalı, mutlu olmalı ve üretime katkı sağlamalıydı. Tamam, kadının üretime katkı sağlaması güzel bir şey ancak birinci sorumluluğu olan anneliği ne olacak? Çocuklara kim bakacak? Bu konuda yaşanan sorunların önüne geçebilmek için çocuklar için kurumlar, bakıcılar, kreşler devreye girerek yeni bir sektör doğdu. Oysa, ne kadar donanımlı olursa olsun
bunların hiç biri annenin yerini tutamazdı. Ama kadın her şeye rağmen, çocuğunu bakıcıya bırakmaya kararlıydı, öyle yaptı ama bir zaman sonra sorunlu nesiller ortaya çıkmaya başladı...
Kaybettiklerimizin farkında mıyız?
Kadının modernleşmesi ve dış dünyada kendine bir yer edinmesi, erkeklerle rekabet edecek yeterliliğe ulaşması şeklinde tanımlandığından kadın evdeki kutsal görevini küçümseyerek dış dünyaya açılmaya karar verdi. Çeşitli sebeplere bağlı olarak çalışamayan kadınlar ise, kendilerini değersiz ve yetersiz bir anne olarak algıladılar. Çünkü dış dünyada sürekli kendilerine küçümseyici tarzda bakan ve aşağılayan bir zümre hakimdi.
Modern kültürün, parçalayıcı ve insan fıtratını bozmaya yönelik eylemlerini örtbast etmek için, geleneksel kültürün kadınla ilgili değer yargılarını sürekli dile getirerek insanları ikna etmeye çalıştılar. Doğru, İslami anlayıştan soyutlanmış ve tamamen geleneklerden beslenmiş kadın algısında da, kadın erkeğin elinin kiri ya da eksik bir etek, kafası çalışmayan zayıf bir varlık olarak tanımlanmıştır. Töre ve geleneklerden beslenen anlayışlara göre eksik bir varlık olarak tanımlanan kadın tamamen hayatın dışına itilirken, modern kültür daha da ileriye giderek onu erkeklerle rekabet etmeye ve dış dünyada kendine bir yer edinmesi için teşvik ediyor.
Dinimiz kadının, İslami ölçüler çerçevesinde çalışmasına karşı çıkmaz ancak sorumlulukları arasında anneliğin önemli bir yere sahip olduğunu vurgular. Bu nedenle kadın, çalışmak istiyorsa, evdeki sorumluluklarıyla dışarıdaki sorumlulukları arasında bir düzenleme yapmalı ve çocuğun bakımını birinci sıraya koymalıdır. Çünkü onun en önemli görevi topluma insan yetiştirmektir.
Çocuklar annelerin elinde şekilleniyor
Günümüzde kadınlar bir şekilde çalışma hayatına atıldı ve bunun gerekliliğine inandı ancak bu kez çocuğun bakımı konusunda çeşitli sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Evinden uzak kalan kadın, annelik gibi ulvi bir duyguyu pasifize ederek, çocuğunu bakıcıya bırakıp işine yoğunlaştı. Kadın, İslami ölçüler çerçevesinde çalışmalı, üretime katkı sağlamalı, hayata bir şeyler katmalı bütün bunlara söylenecek bir sözümüz yok. Ancak, anneliğin ikinci plana atılması ve çocukların anneden mahrum büyümeleri ve ileride bu durumun çeşitli sorunlara neden olması üzerinde durulması gereken bir durumdur.
Kuşkusuz annenin en büyük görevi çocuk yetiştirmektir. Hayatta bundan daha büyük ve daha önemi bir iş yoktur. Annenin çocuğunu iyi bir şekilde yetiştirmesi, büyük bir fabrika kurmasından çok daha önemlidir. Anne toplumun geleceği için insan yetiştirmektedir. Ve bütün anneler aslında insanlığın öğretmenleri, onları geleceğe taşıyan gizli kahramanlarıdır. Bu nedenle kadın için annelik bir üst roldür ve onun konumunu güçlendirmektedir. Allah kadına anneliğe dair bazı özel duygular bahşediyor. Kadında bu süreç içinde salgılanan bazı hormonlar onu daha şefkatli ve daha paylaşımcı olmaya teşvik ediyor. Allah hayata başlarken, zayıf ve güçsüz olan çocuğa anne aracılığıyla ihtiyaçlarını karşalamakta ve onu kuşatmaktadır...
Ne yazık ki, artık kadının konumunun bu kadar önemli olduğunu ona ifade etmekten kaçınıyor ve anneliğin değerini hakkıyla ifade edemiyoruz. Oysa topluma insan yetiştiren ve bu yönüyle gizli bir kahraman olan anne her türlü takdir ve övgüye layıktır. Bu konuda kadınlarımızı teşvik etmeli ve ona yaptığı işin ne kadar önemli ve değerli olduğunu hatırlatmalıyız.
Lokman'ın oğluna nasihatı
Kur'an, çocuklara verilecek eğitim konusunda bizlere yol gösterir.
"Lokman oğluna öğüt vererek, Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk büyük bir zulümdür, demişti"
"Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılarda taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana sonra da ana babasına şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak onadır.
"Eğer onlar seni hakkında bilgin olmayan bir şeyi ( körükörüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme, onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy, sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size yapmış olduklarınızı haber veririm.
" Lokman öğütlerine devam etmiş ve oğluna şöyle demiştir.
"Yavrucuğum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vaz geçirmeye çalış, başına gelenlere sabret, doğrusu bunlar azmedilmeye değer işlerdir.
" Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah kendini beğenmiş övüngen, kimseleri asla sevmez"
Ayetlerde Allah çocuğun eğitiminde izleyeceğimiz yöntem hakkında bilgi veriyor ve bizlere yol gösteriyor. Buna göre çocuğa şu konularda temel eğitim verilmelidir.
Allah'a şirk koşmamak ve Allah'ın emirleri ve yasakları konusunda bilgi vermek.
Ana babaya saygı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve insanların haklarına saygı göstermenin insani bir sorumluluk olduğu bilincini vermek.
Çocuğa, çevresindeki insanlarla iyi geçinmesi konusunda temel bilgiler vermek.
Çocuğa haram ve helaller konusunda gerekli bilgileri vermek ve neleri yapıp neleri yapamayacağı anlatmak.
Çocuğa ibadetlerle ilgili bilgi vermek: Çocuk belli bir yaşa geldiğinde, namazdan başlayarak ona, yerine getirmekle sorumlu olduğu ibadetleri öğretmek ve bu konuda destek vermek.
Çocuğa iyiliği emretmesi ve kötülükten alıkoyması konusunda sorumluluk bilinci vermek.
Çocuğa insanlarla ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konusunda bilgi vermek.
Çocuğa sabretmeyi, tevazu sahibi olmayı, insanlarla iyi ilişkiler kurmayı öğretmek.
Çocuklara dini bilgiler verilirken, bu çerçevede bir program çizilmelidir. Çünkü bütün bunları bir anda vermek mümkün değildir. Bunun için, çocuğun gelişim dönemi dikkate alınmalı ve ergenlik dönemine kadar verilecek bilgiler sürece yayılmalıdır.
Çocuğa dini bilgileri verirken doğru metot seçmek ve bilgiyi çocuğu sıkmadan vermek esastır. Aksi takdirde ebeveynler, "çocuğu şuraya gönderdim özel hocalar tuttum ama hemen sıkılıyor" türünden şikayetlerde bulunabilirler. Bu tür sorunlarla karşılaşmamak için, çocuklarımızın yaş ve gelişim dönemlerini dikkate alarak vereceğimiz bilgi ve eğitimi belli bir sürece yaymalıyız...
Nereden başlamalıyız?
Bazı annelerimiz, "çocuğa din eğitimi verirken nereden başlamalıyız? Diye soruyorlar. Bilindiği üzere çocuk hızlı bir gelişim sürecinden geçmektedir ve her süreç kendi içinde bazı özellikler taşımaktadır. Dolayısıyla çocuğa verilecek eğitim onun gelişim dönemine uygun tarzda verilmeli ve buna uygun metot belirlenmelidir. Anne, çocuk ilk konuşmaya başladığında ona, Allah demeyi öğretmelidir. Biraz daha büyüdüğünde, Allah sevgisiyle ilgili bilgiler verilmeli ve hazreti peygamberin hayatı küçük örneklerle açıklanmalıdır. Bu dönem çocuk olayları somut olarak algıladığından daha somut örnekler vermekte fayda vardır. Çocukla iletişim kurarken de buna uygun bir dil seçilmelidir. Eğitimde bütünlük olgusu dikkate alınmalı ve çocuğun dini ve ahlakı eğitiminin yanında duygusal, sosyal, zihinsel ve motor gelişimi de eğitime dahil edilmelidir. Bazı ailelerimiz, çocuklarının eğitimi konusunda sadece dünya ile ilgili meselelere yöneliyorlar. Bu konuda yapabilecekleri her şeyi yapıyorlar, dil eğitiminden tutun da, sanatsal faaliyetlere kadar bütün teferruatları düşünüyorlar. Ailenin çocuğu bu tür alanlara yönlendirmeleri ve onları iyi bir meslek edinmeleri noktasında teşvik etmeleri güzel bir davranış. Ancak, eğitimin bir ayağı da maneviyata dayanır dolayısıyla anne baba çocuğuna dinini öğretmekle de sorumludur."
alıntı-vahdet haber

8 yorum:

  1. canım kardeşim ne kadar güzel ve anlamlı bir yazı açtıkça deştikçe sonu gelmeyen sorunlarla sıkıntılarla dolu huzur ve mutluluğun olmadığı ama paranın bol olduğu hayatlar geliyor peş peşe. anne evine sevgi saygı terbiye ahlak getiremiyor çünki zaman yok ama marketi ve mağazaları taşıyor.
    Doyumsuz çocuklar hırçın gençlik artık bu çocuklardan doğacak nesilleri düşünün...

    YanıtlaSil
  2. Çalışan bir anne olarak sonuna kadar katılıyorum.

    YanıtlaSil
  3. Calismiyorum ve cocuklarima bakiyorum, cunku cok seviyorum onlarla ilgilenmeyi, ama etrafda bana kotu gozlerle bakanda olmadi. Bu benim dogal secenegim. Kucumseyenler belki egitim almamis kimseler ola bilir, ama boyle insanlara fazla rastlamadim. Oturdugum bolgeden de ola bilir.
    Kadin gorevi mi bilmiyorum ama, annelik hissi.

    YanıtlaSil
  4. ABLACIM ELLERINDEN OPERIM..YAZININ HER KELIMESINE KATILIYORUM....SEVGILER:)))))))

    YanıtlaSil
  5. Sevgili kardeşlerim,fikirlerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler,

    Sound Schooling,
    sayfana yorum bırakamıyorum,yorum sayfanı benim ki gibi pop up pencere olarak ayarlarsan,isteyen rahatça yorum yazabilir,

    tam sayfada problem var ve uzun zamandır da düzelmedi :(

    YanıtlaSil
  6. S.a.canım çok güzel bir yazı satır satır okudum, yerinde ve doğru tespitlerle dolu..Yalnız bende iş hayatını bırakıp evde çocuğunu büyütmeye çalışan bir anneyim..Ev hanımlarını aşağılayan küçük gören biriyle henüz rastlaşmadım çok şükür.Mutlaka vardır öyleleri ama onlarda kıkançlıklarından cahilliklerinden yapıyorlardır diye düşünüyorum..Neyse canım bu konuda yazıcak çok şey var ama uzatmayyayım hayırlı geceler olsun selametle kal..

    YanıtlaSil
  7. yazı çok güzelmiş. fakat kadın çalışmaya başlayınca problemler çıkıyor demek doğru değildir. araştıralım isterseniz problemli(hırsız, katil, sapık) insanların anneleri çalışna bayanlarmıymış.
    bir anne çalışsada çalışmasada islami eğitim vermediği çocuğunundan sorumlu demek bence daha doğru olur.
    birde çocuk yetiştirme görevi annenin değil. ailenindir. anne ve baba çok önemlidir.

    ALP

    YanıtlaSil
  8. Alp bey, sayfama hoşgeldiniz,

    çok haklısınız,çocuk yetiştirmekte anne de baba da sorumludur hatta baba birinci derecede sorumludur,Lokman suresi buna bir örnektir,nasihati yapan babadır,

    belki de evlat erkek olduğu için de olabilir.

    saygılarımla...

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur