بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

31 Mayıs 2015 Pazar

Berat Gecesi'ne Dair Rivayetlerin Sıhhati ve Sonuç...

سم الله الرحمن الرحيم
Berat Gecesi
Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Berat gecesi diye isimlendirilen Şaban ayının on beşinci gecesinin faziletli bir gece olduğuna dair bir takım rivayetler gelmiştir. Bunlardan bazılarını zikredecek olursak:

Âişe (radiyallahu anhâ) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu söylemiştir: “Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta (15.) gecesinde dünya semasına iner ve Kelboğulları kabilesinin koyunlarının kılının sayısından daha fazlasını affeder.” (Tirmizî, İbn Mâce, Ahmed, Beyhakî) Tirmizî (rahimehullah) bu hadisi aktardıktan sonra şöyle demiştir: “…Muhammed’i (yani İmam Buhari’yi) bu hadisin zayıf olduğunu söylerken işittim…”

Muaz b. Cebel (radiyallahu anh) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta gecesinde bütün mahlûkâtına nazar eder. Şirk koşan veya (Müslümana) kin besleyen müstesna bütün mahlûkâtını affeder.” (Taberânî, İbn Hibbân, Beyhakî) Heysemî (rahimehullah) “Mecmau’z-Zevâid”inde bu rivayet hakkında şunları kaydetmiştir: “Bunu Taberânî (rahimehullah) el-Kebîr ve el-Evsat’ta rivayet etmiştir. Her ikisinin de ravileri sikadır (güvenilirdir.)” Fakat ulema bu rivayetin zayıf olduğunu belirtmişlerdir. (İzahı için bkz: et-Ta’lîku’l-Me’mûl alâ Kitâbi’n-Nuzûl, Ahmed es-Sekenderî, hadis no:110) (Not: Ehlince malumdur ki “ravileri sikadır” sözü hadisin sahih olduğunu göstermez. Çünkü bu, sadece ravilerin adaletli olduğunu ifade eden bir sözdür ki adaletli olmak, hadisin sahih kabul edilme şartlarından sadece bir tanesidir. Bu şartın dışında dört şart daha vardır.)

Son dönem muhaddislerinden el-Elbânî “Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha” adlı eserinde Muaz b. Cebel hadisi hakkında şunları söylemiştir: “Sahih bir hadistir. Bazısı bazısını kuvvetlendiren çeşitli yollarla sahabeden bir gruptan rivayet edilmiştir. Bu sahabiler şunlardır: Muaz b. Cebel, Ebu Sa’lebe el-Huşenî, Abdullah b. Amr, Ebu Musa el-Eş’arî, Ebu Hureyre, Ebu Bekr es-Sıddîk, Avf b. Mâlik ve Âişe (radiyallahu anhum.)” el-Elbânî’nin “Zilâlu’l-Cenne fî Tahrîci Kitâbi’s-Sünne” (1/222) isimli eserinde söylediklerinden anlaşılıyor ki O, az evvel adları zikredilen sekiz sahabe yoluyla gelen rivayetlere -ki birazdan ikisi daha zikredilecek- aslen zayıf demiş, fakat bu rivayetlerin “şiddetli zayıf” olmadığı için birbirlerini güçlendirdiğini söyleyerek hasen olmaktan öte “sahih” derecesine yükseldiğini savunmuştur.

Ebubekr (radiyallahu anh) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Şaban'ın orta gecesi olduğunda Allah (celle celaluhu) dünya semasına iner ve kullarını bağışlar. (Ara Not: Ebu Musa’nın rivayetinde: “yeryüzündekileri bağışlar…” ifadesi geçmektedir.) Ancak şirk koşan veya kardeşine kin besleyen müstesna.” Heysemî (rahimehullah) “Mecmau’z-Zevâid”inde şunları söylemiştir: “Bunu Bezzâr (rahimehullah) rivayet etmiştir. Ravileri arasında Abdulmelik b. Abdilmelik vardır. Bu kişiyi İbn Ebî Hâtim “el-Cerhu ve’t-Ta’dîl” kitabında zikretmiş ve O’nu zayıf olmakla vasıflamamıştır. Diğer ravileri ise sika’dır.” Ancak el-Elbânî, İbn Ebi Hâtim’in bizzat bu kitabında hadisin başka bir ravisi olan Mus’ab İbn Ebî Zi’b’den bahsederken hem o’nun hem de Abdulmelik b. Abdilmelik’in tanınmayan kişiler olduğunu belirttiğini söylemiştir. Nitekim Bezzâr (rahimehullah) da Abdulmelik b. Abdilmelik’in maruf olmayan (tanınmayan) biri olduğunu söylemiştir. Buhari (rahimehullah) bu ravi hakkında “hadisinde sorun vardır” demiştir.

Ebu Sa’lebe (radiyallahu anh) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle söylediğini rivayet etmiştir: “Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta gecesinde kullarına nazar eder ve müminleri bağışlar, kâfirlere mühlet tanır ve kin sahibi olanları kinlerini terkedinceye kadar kinleriyle başbaşa bırakır." (Taberânî) Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn, Heysemî, Dârakutnî, İbnu’l-Cevzî (rahimehumullah) bu rivayetin zayıf olduğunu belirtmişlerdir.

Tirmizî şerhi meşhur “Tuhfetu’l-Ahvezî” isimli kitabın sahibi Mübârekfûrî (rahimehullah) bu kitabında, bu gecenin faziletli olduğunu gösteren birkaç rivayet aktardıktan sonra şöyle demiştir: “Dolayısıyla bu hadisler (her biri zayıf olmakla beraber) toplamıyla, Şaban’ın orta gecesinin fazileti hakkında hiçbir şeyin sabit olmadığını iddia edenlere karşı bir hüccettir. Allah-u Teâlâ A’lem”

Buna karşılık kimi âlimler, bu gecenin faziletine dair varid olmuş rivayetlerin “şiddetli zayıf” rivayetler olduğunu, bu yüzden bu rivayetlerin birbirlerini güçlendirip hasen veya sahih seviyesine gelemeyeceğini, dolayısıyla bu gecenin diğer gecelerden bir üstünlüğünün olmadığını savunmuşlardır. Muasır muhaddislerden Ahmed es-Sekenderî “et-Ta’lîku’l-Me’mûl alâ Kitâbi’n-Nuzûl” adlı kitabında 108 ve 109. numaralı hadisler üzerinde dururken el-Elbânî’nin bu geceyle ilgili rivayetler hakkındaki görüşünü kabul etmemiş ve güçlü tenkitler yöneltmiştir.

İmam İbn Vaddâh (rahimehullah, vefat tarihi: hicrî 287) Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem (rahimehullah)’ın şöyle dediğini aktarmıştır: “Şeylerimizden, fakihlerimizden hiç birinin Şa’ban’ın orta gecesine yöneldiklerine ulaşmadım. Onlardan hiçbirinin Mekhûl hadisini (yani Muaz b. Cebel hadisini) zikrettiklerine ve bu gecenin diğer gecelere bir üstünlüğünün olduğuna inandıklarına ulaşmadık.” (Kitâbun fîhi ma Câe fi’l-Bide’, sy: 100, rakam: 119)

İmam Ebubekr et-Tartûşî (rahimehullah, vefat tarihi: hicrî 474) şöyle demiştir: “Ebu Muhammed el-Makdisî bana şunu haber verdi: “Beyt-i Makdis’de bizde Recep ve Şa’ban aylarında kılınan şu Regâib namazı hiç yoktu. Bizde bu namazın ilk olarak meydana gelmesi hicrî 448 senesindedir; Beyt-i Makdis’de bize Nablus ehlinden İbn Ebi’l-Hamrâ diye bilinen bir adam geldi. Tilaveti güzel biriydi. Kaktı ve Mescid-i Aksâ’da Şa’ban’ın orta gecesinde namaz kılmaya başladı. Bir adam da ihram tekbiri getirip arkasında durdu. Sonra onlara üçüncü ve dördüncü kişiler de eklendi. Namazı bitirmemişti ki sonunda büyük bir cemaat olmuşlardı. Sonra bu adam bir sonraki sene yine geldi ve onunla birlikte birçok kimse namaz kıldı. Bir sonraki sene bir daha geldi ve onunla birlikte birçok kimse namaz kıldı. Bu namaz Mescid-i Aksâ’da, insanların evlerinde yayıldı. Sonra bu namaz sanki sünnetmiş gibi (insnalar arasında) şu günümüze kadar yer etti.” (Kitâbu’l-Havâdisi ve’l-Bide’, sy:266, rakam 238)

İbn Vaddâh (rahimehullah) senediyle şunu rivayet etmiştir: “İbn Ebî Mülekye (rahimehullah)’a şöyle denildi: “Ziyâd en-Nemîrî: ‘Şa’ban’ın orta gecesinin ecri kadir gecesinin ecri gibidir.’ diyor.” Bunun üzerine İbn Ebî Mülekye şöyle dedi: “Eğer elimde sopa olduğu halde bu sözü ondan işitseydim bununla ona vururdum.” Ziyâd o zaman kâdı idi.” (Kitâbun fîhi ma Câe fi’l-Bide’, sy:101, rakam 120)

İbn Receb el-Hanbeli (rahimehullah) bu gece hakkında şu önemli bilgleri aktarmıştır: “Hâlid b. Ma’dân, Mekhûl, Lukmân b. Âmir gibi Şam ehlinden olan tâbiîn bu geceyi tazim ederler, bu gecede ibadet ederlerdi. İnsanlar bunun faziletini ve tazim edilmesini onlardan aldılar (öğrendiler)… Atâ, İbn Ebî Muleyke gibi Hicaz âlimlerinin çoğu ise bunu kabul etmemişlerdir. Bu görüşü Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem Medine fakihlerinden aktarmıştır. Bu, İmam Malik’in ashabının ve başkalarının da görüşüdür. Bunlar: “Bütün bunlar bidattır.” demişlerdir. (Bunun bid’at olmadığını söyleyen) Şam âlimleri bu gecenin nasıl ihya edileceği konusunda iki görüş üzerinde ihtilaf etmişlerdir:

1) Bu geceyi mescidlerde topluca ihya etmek müstehaptır. Hâlid b. Ma’dân, Lukmân b. Âmir ve başkaları bu gecede en güzel elbiselerini giyerlerdi, kokulanırlardı, gözlerine sürme çekerlerdi ve bu gecelerinde mescitte kıyam ederlerdi. İshak b. Râheveyh de onlara bu konuda muvafakat etmiş ve bu geceyi mescidlerde kıyamla geçirmek hakkında: “Bu bid’at değildir” demiştir…

2) Bu gecede namaz, sohbet ve dua için için mescidlerde toplanmak mekruh olup kişinin kendi başına namaz kılması ise mekruh değildir. Bu, Şam ehlinin imamı, fakihi, âlimi olan Evzâî’nin (rahimehullah) görüşüdür. İnşâallah doğruya en yakın görüş de budur.” (Letâifu’l-Meârif, sy:263)

Bütün bu aktardıklarımızdan anlaşılmaktadır ki, kimi âlimler bu gecenin faziletli olduğunu söylerken kimi âlimler ise bu gecenin diğer gecelerden bir üstünlüğünün olmadığına kail olmuşlardır. Yine kimi âlimler bu geceye özel olarak bir takım ibadetlerde bulunmanın müstehap olduğuna inanırken kimi âlimler ise bunun bid’at olduğunu savunmuşlardır. Ancak bu gecenin faziletli bir gece olduğunu kabul etsek bile bu, bu gecenin kıyamla, gündüzünüzde oruçla geçirilebileceğini, daha genel bir ifadeyle bu geceye özel bir ibadette bulunulabileceğini göstermeyip, sadece bu gecenin affolunma gecesi olduğuna delalet etmektedir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından bu geceye özel herhangi bir ibadetin yapılabileceğine dair kendisiyle amel edilebilecek seviyede hiçbir şey sabit olmamıştır. İbn Mâce’nin Süneninde geçen: “Şaban’ın orta gecesi olduğu zaman gecesinde kıyam edin, gündüzünde oruç tutun…” rivayeti şiddetli bir zayıftır. (Bkz: Tuhfetu’l-Ahvezî, 3/366) Hatta el-Elbânî “Daîfu’t-Terğîb ve’t-Terhîb”de bunun uydurma olduğunu söylemiştir.

Sonuç olarak; doğru olan, bu geceye özel olarak ibadet kastıyla/sevap elde etme gayesiyle herhangi bir söz ve fiilde bulunmamaktır. Zira bu gecenin faziletli olup olmadığı kesin değildir ve bu gecede tabiinden kimileri bir takım ibadetlerde bulunup yine tabiinden kimisi de bunu bid’at olarak vasıflamıştır. Aynı zamanda Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından bu geceye özel herhangi bir ibadetin yapılabileceğine dair bir şey sabit değildir. Dolayısıyla hakkında kesin bir delil oluncaya kadar ibadetlerde aslolanın yasaklanmış olması (yapılmaması) kaidesi gereğince bu geceye özel bir ibadette bulunmak doğru değildir. Allahu A’lem.

Seleften bazıları Allah’ın (celle celaluhu): “Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'ân'ı) mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz ki biz uyarıcıyızdır. Tarafımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir (kulların rızıkları, ecelleri, bütün işleri o gecede ayrılır, yazılır.) (Duhân, 2-5) ayetindeki mübarek gece ile kastedilenin Şaban’ın orta gecesi olduğunu söylemişlerdir. Ancak bu, İbn Kesir (rahimehullah)’ın da belirttiği gibi uzak bir yorum olup doğru olan kadir gecesi olduğudur.
Ömer Faruk - Nakil Kürsüsü

3 yorum:

  1. Ecir avcıları için, hakkında sahih rivayetlerin bulunduğu gün ve geceler haricinde de her gece, her gündüz, her saat, her an bir ganimettir. Mü'min bu bilinçle hareket eder ve vaktini Rabbinin rızası doğrultusunda ihya eder, Rabbim bizleri bu bilinçle hareket eden salih kullarından eylesin amin.

    Yazının son kısmı Berat Gecesi diye bilinen gece ile ilgili meselenin özünü açıklıyor:

    "......Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından bu geceye( BERAT GECESİ'ne) özel herhangi bir ibadetin yapılabileceğine dair bir şey sabit değildir.

    Dolayısıyla hakkında kesin bir delil oluncaya kadar ibadetlerde aslolanın yasaklanmış olması (yapılmaması) kaidesi gereğince bu geceye özel bir ibadette bulunmak doğru değildir. Allahu A’lem."

    YanıtlaSil
  2. hatice i kübra2 Haziran 2015 14:31

    Çok doğru söylüyorsun ablacım ama bu bid'atlrlere insanlar öyle alışmış ki vazgeçirmek neredeyse mümkün değil gelenek hali ne gelmiş adeta... nasıl anlatmalıyız insanlara bunların yanlış olduğunu ablacım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kübracım ancak kendini düzeltmek isteyenlere, anlamak isteyenlere anlatabiliriz, het şeyi bildiğini sanan çok bilmişlere ise anlatmak zor :) anlattıklarımıza da itham etmeden, güzel bir üslupla ve sahih bilgilerle anlatmalıyız...

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı ve soyadınızı yazın,
(yorumlarınızda iki isim kullanmanız,aynı isimle yazan diğer kardeşlerimizle karıştırılmamanız için önemli)
URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur