3 Şubat 2012 Cuma

KANDİL GECELERİ'NİN İSLAMDA YERİ VAR MIDIR?

"Türkiye’de her sene “dinin kesin bir emri, fıkhi bir vecibeymiş” gibi kutlanılan özel gecelerin aslında hem İslam’ın iki ana kaynağı (Kur’an ve sünnet) tarafından “kutsal” ilan edilmedikleri bir hakikattir. Kandil geceleri diye bilinen geceler ; Mevlid , Regaib, Mirac, Beraat ve Kadir Gecesidir.
Bu gecelere Kandil denmesinin sebebi Osmanlı padişahı 2. Selim (1566-1574) zamanında başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır.
[ Nebi Bozkurt, “Kandil”; Halit Ünal , Berat Gecesi maddesi. Diyanet İslam Ansiklopedisi (DİA), İstanbul, 2001, c. 24, s. 300]
Devletin resmi din kurumu Diyanet’in hazırladığı ansiklopedide “kandil” maddesinde bunlar yazıyor.
Fakat kandil gecelerini bizzat organize eden, camilerde mevlid ve dua merasimleri düzenleyen, bu geceler münasebetiyle kutlama mesajları yayınlayan ve halkın kandilini kutlayan da yine Diyanet’in kendisi…
Peki bu nasıl oluyor?
Çünkü bu gecelerin kutlanması bir halk geleneği değil; devlet politikası da ondan.
Nedir devlet politikası?
İslam’ı doğuş tabiatına uygun olarak bir “pratiği olan hayat dini” olmaktan çıkarıp, “mübarek gün ve geceler dini” haline getirmek…
Gündüzün ortasında, hayatın kalbinde atan bir din olmaktan çıkarıp, el ayak çekilince, hayatın tümüyle uykuya çekildiği gece vakitlerinde hatırlanan bir “tapınak ve ayin” dini haline sokmak…
Çünkü Fransız laiklerin Hristıyanlığa layık gördüğü muamele buydu. Türk laiklerin de İslamiyete layık göreceği muamele de bundan başkası olamazdı…
İlk olarak hicretten 300 yıl sonra ilk kez Mısır'da, Şii Fatimiler döneminde Mevlid; 400 yıl sonra da Kudüs'te Mirac, Regaib ve Berat geceleri kutlanmaya, bu geceler camilerde toplu biçimde yapılan ibadetlerle geçirilmeye başlandı. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılarak gelenekleşti
Kadir gecesi haricinde ne Kur’an-ı Kerim’de ne hadis-i şeriflerde sahih bir bilgi vardır.
Din adına yapılan her şeyi, kendi tabii sınırları içinde ele almak, ne artırarak ne eksilterek, Kur’an ve onun tebliğcisi Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından nasıl tebliğ edilip öğretilmişse, o kadarıyla almak gereklidir. Sahabe bu dini nasıl anlamış , neler yapmış bizler nasıl anlıyor neler yapıyoruz mukayese etmeliyiz . Aksi halde kendi ellerimizle dine müdahalede bulunmuş, işimize geldiği veya hoşumuza gittiği gibi dinde bazı ilave veya eksiltmelerde bulunmuş oluruz. Bizden önceki din mensupları da (ya kasıtlı veya iyi niyetle, ama) tam da bu şekilde dinlerini değiştirmişlerdi.
Bazı alimlerin ! muhtemelen iyi niyetle zamanlarına ait bir maslahat gözeterek, ancak yeterince tahkik etmeden adına “kandil geceleri” denen gün ve gecelerle ilgili söyledikleri muhakkik âlimler tarafından eleştirilmiştir. Mesela İmam Gazali’nin “İhyau Ulûmu’d-Dîn” adlı eserine aldığı rivayet ve nakiller bu türdendir. Gazali’nin “Bu gece her rekatta Fatiha’dan sonra 11 İhlas okunmak suretiyle kılınacak yüz rekat veya her rekatinde Fatiha’dan sonra 100 İhlas okunan 10 rekat namazın çok sevap olduğuna dair naklettiği rivayet”
(İhya, I, 555 vd.)
Zeynuddin el Iraki ve İmam Nevevi gibi âlimler tarafından uydurma olarak nitelendirilmiştir.
Mevzu(uydurma) hadisler konusunda çalışması olan Aliyyu’l-Kari de, bu rivayetin uydurma olduğunu belirttikten sonra, Berat Gecesi namazının miladi 1010 (H. 400) yılından sonra Kudüs’te ortaya çıktığını söylemektedir.
Araştırmalar, kandil gecelerinin sonraki dönemlerde ihdas edildiğini ortaya koyuyor. Miladi 9. (Hicri 3). yüzyılda yaşayan Fakihi, Mekke’de halkın Berat Gecesi’ni Mescid-i Haram’da namaz kılmak, Ka’be’yi tavaf etmek ve Kur’an okumak suretiyle ihya ettiğini söyler. XI. yüzyıldan itibaren Şam’da Emeviler Camii’nde Berat Gecesi’nde kandiller yakılmış, bid’at nitelendirilmesine rağmen bu âdet devam ettirilmiştir.
İbn Kesir, “Halka Berat Gecesi’nde ilk tatlı dağıtan kişi Selçuklu veziri Fahrulmülk’tür.” der.
Bidat; Hz. Peygamber ve Ashâb-ı Kirâm dönemlerinde görülmeyip onunla amel edilmeyen, hattâ bir benzeri olmayan ve İslâm'dan olmadığı halde sonradan ortaya çıkan , din ile alâkalı olup bir ilâve veya eksiltme mahiyetinde olarak ibâdet kabûl edilen , göze ve akla hoş gelen dua ,kuran okuma , namaz kılma , zikretme , düşünce görüş ve ameller , sünnete aykırı davranışların adet haline getirilmesidir.
Dinde sonradan ortaya çıkan ve hakkında herhangi bir delil bulunmayan bu gibi durumlar hakkında ALLAH Rasulu (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İşlerin en kötüsü sonradan ihdas edilenler / ortaya çıkarılanlardır.”
[ Muslim, Cuma, 43.]
“Sonradan ihdas edilen her şey bid’attir”
[ Nesâi, Îdeyn, 22; İbn Mâce, Mukaddime, 7]
“Her bidat dalalettir, her dalalet de ateştedir.”
[ Muslim, Cuma, 43; Ebu Davud, Sünnet, 6]"
**********
Alıntıladığım bu önemli yazının devamını buradan okuyabilirsiniz. 
Ayrıca kandil geceleri ile ilgili çok önemli bir kitap olan Mehmet Emin Akın'ın
"Kandil Geceleri ve Bin Yıllık Yanılgı"
isimli kitabından okuyabilirsiniz.

4 yorum:

  1. İslamda olmayan ancak İslamdanmış gibi bize lanse edilen uygulamalardan birisi de kandil geceleri merasimleri.

    Peygamber Efendimiz(S.A.V) doğum günü kutlamamış,sahabe efendilerimiz O'nu(s.av)bizden çok daha fazla sevdikleri halde O'nun (s.a.v)doğum gününü kutlamamışlar,onların yapmadığını bizim yapmamız bidattır.

    Biz hiç bir zaman onlardan daha müslüman olamayız,

    Huzeyfe (radiyallahu anhu) derdi ki:
    “ Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabının kendisiyle ibadette bulunmadığı bir şeyle asla [Allah’a]ibadete kalkışmayın.

    Zira öncekiler kendilerinden sonra gelenlere bu hususta [yapılması gerekip de yapılmamış olan bir konuda] söylenmesi gereken bir söz bırakmadılar.
    Ey Kur’an okuyanlar sizden öncekilerin yoluna uyunuz!"

    İmam Malik(r.a)de şöyle diyor:

    "Dün din olmayan,bu gün de din olmaz."

    Bize düşen Rabbimizin ve Peygamberimiz'in(s.av)bizden istediklerini yapmak,Peygamberimiz ve O'nun sahabelerinin yolundan gitmek,Rabbim bu yolda sebat edenlerden olmayı ve bidatlerden uzak olmayı hepimize nasip etsin(amin).

    YanıtlaSil
  2. hayat cemresi yazinizi mail adresimle tanidikalrima yolladim hakkinizi helal edin.

    YanıtlaSil
  3. Fatma hanım sayfama hoşgeldiniz :)
    yazı bana ait değil,ben sadece sizlerle paylaştım,
    hakkım varsa helal olsun,
    selametle kalın...

    YanıtlaSil
  4. ÇOK ENTERESAN HİÇ BU ŞEKİLDE DÜŞÜNMEMİŞTİM,AMA SONUÇTA İBADET YAPIYORUZ DUALAR EDİP,TÖVBE EDİYORUZ BUNDA BEN PEK SAKINCA GÖRMÜYORUM AMA SİZİNDE DEDİĞİNİZ GİBİ SADECE BU GÜNLERDE DEĞİL HEP YAPMAK LAZIM O DA AYRI BİR KONU,İYİ PAZARLAR..

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR,
siteniz veya bloğunuz yoksa ,profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın ,Ad yazan kısma adınızı yazın,URL kısmını doldurmasanız da olur,yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir,ilginize çok teşekkür ederim.

Diğer yazılardan seçmeler

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

PRESS MEDYA

-----son 24 saatte gelenler-----