بسم الله الرحمن الرحيم

بسم الله الرحمن الرحيم
(İnsanları) Allah'a çağıran,iyi ve faydalı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet suresi 33.ayet

Kutlu Doğum Programları ile Yerleştirilmeye Çalışılan Soft Peygamber Algısına Reddiye

Henüz 29 Yaşında Hakka Yürüyen bir Şehid'in Dilinden Muhteşem Bir Sohbet

29 Nisan 2011 Cuma

SEVGİLERİN EN KIYMETLİSİ

Allah (cc) Kimleri Sever,
Kimleri Sevmez?
SEVGİ, insanda doğuşta var olan bir duygudur. İnsanları işinde, mesleğinde ve görevinde motive eden, onlarla kaynaşmayı, yaratıklara ve doğaya karşı saygılı ve hoşgörülü olmayı sağlayan; fert, aile ve toplumlara huzur ve mutluluk veren manevi bir güçtür. Ancak diğer yetenek ve duygular gibi sevgi de eğitim, öğretim, aile, okul, çevre, kültür, gelenek ve göreneklerin etkisi ile iyi veya kötü şeylere yönelebilir. Sevginin iyi şeylere yönelmesi ne kadar güzel ise kötü şeylere yönelmesi de o kadar çirkindir. Bu sebeple her şeyde rehber olan Kur’an, sevgi konusunda da bize rehberlik etmekte, neyi sevip sevmeyeceğimizi, Allah’ın hangi nitelikteki insanları sevip sevmediğini bildirmektedir.
Kur’an ve Sünnette sevgi üzerinde çok durulmuştur. Çünkü sevgi her şeyin başıdır.
Şu bir hakikattir ki, güzel olan şeyi herkes sever, Allah güzeldir bununla da kalmayıp

22 Nisan 2011 Cuma

PORTAKAL JÖLELİ RULO PASTA

 Sehl İbni Sa’d radıyallahu anh şöyle dedi:
Bir gün, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in cenneti geniş bir şekilde anlattığı bir sohbetinde bulundum. Sözünün sonunda şöyle buyurdu:
“Orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiç kimsenin hatırından bile geçirmediği nimetler vardır.” Sonra da şu âyeti okudu:
“Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere ibadet ettikleri için vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da başkalarına harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez” [Secde sûresi (32) 16-17].
Müslim, Cennet 5-Riyâzü's-sâlihîn

Esirgeyen ve bağışlayan yüce Rabbimin adıyla başlıyorum...Bütün mü'min kardeşlerimin cumaları mübarek,işleri hayır olsun(amin).
Rabbimden affını diliyorum,çünkü dünya meşgaleleri ile ve nefsimizle,özellikle de yemek ve içmekle o derece meşgulüz ki,sanki asıl gayemiz yemekmiş gibi...Ömür o kadar hızlı akıyor ve her saniye bizi biraz daha ecelimize yaklaştırıyor,biz ne yapıyoruz?nişanlı olarak doğduğumuz ölüm evliliğimiz için hangi çeyizleri hazırlıyoruz?kabir aydınlığı olacak salih amellerimiz çeyizlerimiz var mı?yoksa pişmanlık duyacağımız,yanımızda götürmekten utanacağımız,aleyhimize şahitlik edecek amellerle mi gireceğiz kabire?

21 Nisan 2011 Perşembe

KADIN ve İFFET

.....................................................
Hangi çağda yaşıyoruz? Bu soru, mü’minlere değil liberal ve evrimcilere yaraşır! Müslüman insan, çağın dışına itilmekten korkan insan değil, her dönemde kendi ilkeleri doğrultusunda çağ oluşturmaya çalışan insandır! Eğer İbrahim’in (a.s) karısı Hacer, 4500 yıl öncesinden günümüze gelseydi aynı Hacer olurdu! Çünkü o, haklarının peşinde değil Allah’ın ve İbrahim’in (a.s) emirlerinin doğrultusunda hareket eden bir kadındı. Saf itaat, O’nu susuz bir çöle sürükledi ve O, bu çölde hakları için değil çocuğu için koşturdu. Bir köle ve bir çöl! Bu kadını sadece Allah gördü ve O, insanlar gibi görmedi. Binlerce yıldır Allah’ın en samimi kulları, bu köle kadının adımlarını takip eder durur. Binlerce yıldır mü’minler, hacerül esvedin önünde sıra bekler analarının kara alnını öpmek için! Yine İmran Kızı Meryem, miladın sıfırıncı noktasından günümüze gelseydi onun tavırlarında bir değişiklik olmazdı.

20 Nisan 2011 Çarşamba

ALLAH'TAN RAZI OLMAK

İnsanî ilişkilerde birbirimize yaptığımız en güzel teşekkür cümlelerinden biri hiç şüphesiz “Allah senden razı olsun” niyazıdır. İnanan bir insanın en büyük ideali, varlığını borçlu olduğu Allah’ı razı etmek O’nu hoşnut kılmaktır. Bunun için bu dua ve niyazlar insanı sevindirir, gönülden memnun eder. Bu duayı çokça yapmamıza rağmen “Allah bir insandan nasıl razı olur? ” diye hiç düşündük mü? Allah’ın razı olma yasası, ilkesi nedir acaba ? Yaratıcı yarattığından nasıl razı olur ?Hz. Musa (a.s) Sina dağında erdiği o yüce makamda Allah’a bu soruyu sormuş demiş ki; “Ey Rabbim sen kullarından ne zaman razı olursun, bunu bana öğret ki kullarına bildireyim ve onlarda seni razı edecek eylemlerde bulunsunlar. Rabbimiz demiş ki; Ey Musa ; Kullarım benden ne zaman razı olursa bende onlardan o zaman razı olurum.
Demek ki Allah’ın razı olması bizim O’ndan razı olmamıza bağlıdır. ?imdi daha iyi anlıyoruz sözün Sultanı Efendimiz’in bir ömür dilinden düşürmediği o duayı… O (s.a.v) derdi ki

18 Nisan 2011 Pazartesi

DİŞLERİMİZİ TEMİZLERKEN KANSERİ BUYUR ETMEYELİM!

Yüzde yüz doğal ürün olarak reklamı yapılan kişisel bakım ürünlerinden bazılarının içeriğinde kanserojen madde ve domuzdan elde edilen ürünlerin yer aldığı ortaya çıktı.
Haftalık Haber Dergisi Aksiyon tarafından hazırlanan "Yüzde yüz doğal' yalanı buraya kadarmış" isimli haber dosyasında tüketicileri dehşete düşürecek bilgiler yer alıyor. Sanayilerde boru temizliğinde tercih edilen ve cilt tahribatı, ülser, gözlerde kalıcı zarara yol açan 'sodium lauryl sulfate' (SLS) maddesinin diş macunlarında en çok kullanılan madde olduğu belirtildi. Diş macunu, şampuan, sıvı- katı el sabunu, duş jelleri ve kremlerin kullanılmadığı bir dünyada yaşamak mümkün olmadığına dikkat çekilen haberde birçok kimsenin bilmediği bir ayrıntıya dikkat çekiliyor. Söz konusu maddelere temas eden kimselerin vücudunda Beyin hasarından kansere kadar ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Habere göre diş hekimleri tarafından günde 3 kez dişlerin fırçalanması tavsiye edilirken, diş macunlarının içeriğinde yer alan bazı maddelerin verdikleri zararlar,

14 Nisan 2011 Perşembe

EV YAPIMI DOĞAL MAYALI KURU DOMATESLİ EKMEK

"İnsanlardan öylesi vardır ki,dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider.Üstelik kalbindekine Allah'ı şahit tutar.Halbuki o düşmanların en azgınıdır."
"O,dönüp gitti mi(veya senden ayrılıp iş başına geçti mi)yeryüzünde bozgunculuk etmek,ekin ve nesli yok etmek için çalışır.Allah bozgunculuğu sevmez."
(Bakara suresi 204-205. ayetler) 
"Teknoloji benden aldıklarını bana geri versin,ben,onun bana verdiği her şeyi geri vermeye hazırım." İsmet Özel
Rabbimin adıyla başlarım...
İlerleyen teknoloji faydamıza gibi görünürken aslında zararımıza çalışıyor,bunun en bariz görünen son örneği Japonya'da meydana gelen deprem ve onun tetiklediği tsunami ile beraber hasar gören Fukuşima nüklüer santralinden yayılan ve neredeyse bütün canlı hayatını tehdit eden radyasyon.
Bazen düşünürüm eski insanlar çamaşır bulaşık makinaları,buzdolapları,televizyonları,bilgisayarları yokken hayatları bizimkinden daha mı zordu?Çok zor olduğunu düşünmüyorum,onların hayatları,daha kolay,daha mutlu ve daha sağlıklıydı.
Bizim kıyafetlerimiz,mefruşatlarımız kadar çamaşır makinasında yıkanmayı gerektirecek miktarda çok yıkayacakları yoktu,fazla kıyafet olmayınca fazla çamaşırda olmaz.
Bizim yiyeceklerimiz kadar çeşitleri ve kap kacakları,bardakları yoktu ki bulaşık makinasına ihtiyaç duysunlar.
Televizyon,bilgisayar,internet gibi

Gıdanın ibadetle bir ilişkisi var mı?

Bir market dergisinin bin kişi üzerinde yaptığı araştırmada insanların yüzde 35'inin satın alınan ürünün helalliğini öğrenmek için etiketlere baktığı ortaya çıktı. Uzmanlar da bu noktada etiketlere iyi bakılmasını ve firmalara merak edilen şeylerin sorulmasını öneriyor.

Yurtdışına çıkan ve dinî hassasiyeti olan insanların zorlandıkları konuların başında beslenme problemi geliyor. Helal gıdalı ürünler bulmak Müslümanların üzerine düşen dinî bir vecibe. Bunun için helal ürünler kullandığına emin olunan lokantalar ya da haramlığı noktasında sıkıntı olmayacak meyve, sebze, balık gibi ürünler tercih ediliyor. Peki yurtiçinde de gıdalardaki helallik konusunda tüketiciler ne kadar bilinçli?
Bizim Market Dergisi /Retail news) ve Çözüm Araştırma tarafından çeşitli illerde bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre insanların yüzde 35'i satın aldığı bir ürünün helal gıda olup olmadığını öğrenmek için ürün üzerindeki bilgileri okuyor. Yüzde 28'lik bir oran ise

11 Nisan 2011 Pazartesi

GÜNAHLAR ve HAYATIMIZDAKİ ETKİLERİ

KUR’AN-I KERİM’in pek çok ayetinde Allahu Teala, insanların başına gelen müsibetlerin, “kendi ellerinin yaptıkları yüzünden” olduğunu beyan etmektedir. (39 Necm, 48, 51; 42 Şura, 22, 34, 48; 6 En’am, 129;) Allah kullarına acır, onlara zulmetmez. (10 Yunus, 44) İnsanın başına gelen musibette, insanın hatası vardır. Hatasının, günahının yüzünden başına musibet gelir.
“Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah, (günahların) çoğunu affeder.” (42 Şura, 30)
Bu ayeti kerime şöyle tefsir edilmiştir: Ebu Musa (r.a) anlatıyor:
Peygamberimiz (sav): “Bir kula isabet eden az veya çok felaketler ancak günahı sebebiyledir. Allah ise günahların çoğunu bağışlıyor.” buyurdu ve “Başınıza gelen musibetler kendi ellerinizin kazandıkları yüzündendir. Allah ise günahlarınızın çoğunu bağışlıyor.” ayetini okudu. (Tirmizi, Tefsir, 44/3252)
Hasan-ı Basri (r.a), bu ayet nazil olunca Peygamberimizin şöyle buyurduğunu anlatıyor:
“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, kişinin ayağının sürçmesi, ayağını bir ağaç parçasının yırtması, damarının seğrimesi hep kendi günahı yüzündendir. Allah ise günahlarının çoğunu bağışlıyor.” (Kurtubi, El-Camiu li Ahkamil-Kur’an, 16/30; Mecmuatün-Nimet-Tefasir, 5/412)
Mü’min, işlediği günahının cezasını dünyada

10 Nisan 2011 Pazar

FAYDALI TELEVİZYON PROGRAMLARI


Televizyon doğru yönde kullanılırsa çok güzel eğitici ve öğretici bir cihaz.Ancak ne yazık ki bulunduğu yerlerde zararlarının yanında faydaları devede kulak kalıyor,konu ile ilgili buradaki yazıyı da mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Bundan sonra bu bölümde, seyretmekte fayda mülahaza ettiğim proğramlardan sizleri de haberdar edeceğim inşaAllah.
Günün 24 saati kabe'den canlı yayın yapan devamlı  Kur'an okunan tv kanalı saudi Kur'an kanalı. 

9 Nisan 2011 Cumartesi

Korkulan Şey Başa Gelir Mi?

"Ey insanlar!Rabbinizden korkun.Ne babanın evladına,ne de evladın babasına hiç bir yardımda bulunamayacağı günün(azabından)sakının,Şüphesiz ki Allah'ın va'di haktır.Ohalde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın,sakın o çok aldatıcı (şeytan da)sizi Allah hakkında (affına güvendirerek) kandırmasın.
(Lokman suresi 33.ayet)
Allah'ın adıyla başlarım...
Bütün mü'min kardeşlerimin cumaları mübarek, işleri hayır,hayır duaları makbul olsun(amin).Büyük oğullarımın kitaplarını çok beğenerek,ilgi ile adeta bir solukta okudukları Sayın Mehmet Alagaş'ın korku konusunda kaleme aldığı bu güzel yazıyı sizinde istifadenize sunmak istedim.
**************
Halk arasında “Kişinin korktuğu şey başı­na gelir”
denilmektedir. Bu İfade İslami açıdan doğru mudur?
Halk arasında kullanılan ve birer atasözü durumuna gelen
bazı ifadeler, pratik yaşantıda doğruluğu görülen ifadelerdir. “Kişinin korktuğu
şey başına gelir” ifadesi de, birçok boyuttan doğruluğu görünen veya gerçekleşen
bir ifa­dedir. Nitekim yakın çevrenizdeki insanlardan sık sık duy­duğunuz
Korktuğum başıma geldi” sözü, yukardaki ifade­nin sık sık gerçekleştiğine işaret
etmektedir. Hastalıklardan korkan kimselerin, korktuklan hastalıklara
yakalanmaları  görülegelen şeylerdir.
Meselenin bir boyutu, insan vücudu ve insan vücudu­nun
direnciyle ilgilidir. Bizler farkında olsak da, olmasak da,

Afrikalılar mı aç, yoksa biz mi hayvan gibi yiyoruz?

Tevvab ve Ğafur olan Rabbimin adıyla başlarım...
Aslında bu yazıyı buraya almak belki yayınladığım yemek ve tatlı çeşitleri ile tezat teşkil ediyor,ama yazılanlar gerçek evet, kral çıplak...
Şimdi gelin Sayın Hakan Albayrak'ı dinleyelim:
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Afrikalılar mı aç, yoksa biz mi hayvan gibi yiyoruz?
Geçen sene kaleme aldığım bazı Afrika notlarını gecikmeli olarak Yeni Şafak okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.
***
Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da nefis bir Türk lokantası var.
E bizde de nefis olunca, para da olunca, üç gün boyunca sabah-öğle-akşam o lokantada mükellef sofralar kurdurup önümüze ne geldiyse silip süpürdük.
Çorbalar, ön soğuklar, arka sıcaklar, salatalar, tatlılar, gazozlar, çaylar, kahveler...
Yarım saat sırf siparişle uğraşıyorduk.
Sonra da bir müddet siparişlerimizi tashih ediyorduk.
Bir müddet diyorum ama aslında siparişler hiç bitmiyordu.
"Bu tas kebabı harika olmuş, bir tabak daha alayım", "Künefe kesmedi, dondurma da yiyeceğim" falan filan.
Bize hep aynı garson bakıyordu.

8 Nisan 2011 Cuma

ÇİR KAVURMASI (ELAZIĞ BASKİL YÖRESİ)

"Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık(meydana getirdik) ve oradan pınarlar fışkırttık."
"Böylece onun meyvelerinden ve ellerinin yaptıklarından yesinler.
Yine de şükretmeyecekler mi?''
(Yasin Suresi 34-35.ayetler)
Yaratan, yediren, içiren,öldüren ve dirilten yüceler yücesi Rabbimin adıyla başlarım...
Canım anneciğim bizde iken yapmayı isteyip de bir türlü yapmak nasip olmayan çir kavurmasını ancak yapabildim,tabii bu yemeği pişirmeden önce anne ve babamdan bilgiler aldım :)
İnsan kaç yaşına gelirse gelsin,anne ve babasına hep muhtaç,hep onlar daha bilgililer,çünkü yaşları bizlerden büyük olduğu için tecrübelerle elde ettikleri bilgileri de o nisbette bizimkilerden fazla,Rabbim acılarını göstermesin(amin).
Kahire'de kaldığımız bir kaç yılda,azda olsa mısırlılarla tanışma ve konuşma fırsatı buldum,eşi türk kendisi mısırlı olan bir arkadaş "bizim sizin kadar farklı yemeklerimiz yok,sizde çeşit çok,Türkiye'de her şehrin,farklı ve çok çeşitli yemekleri var"demişti.

7 Nisan 2011 Perşembe

(EZME)PATATES KAVURMASI (ELAZIĞ YÖRESİ)

"Mülk (mutlak hükümranlık) elinde bulunan Allah,yücedir.O'nun,her şeye gücü yeter."
"Hanginizin amelinin daha güzel olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur.O, her şeye galiptir,çok bağışlayandır."
(Mülk suresi 1-2.ayetler)
Allah'ın adıyla...
Yine yöresel bir tarifle beraberiz,aslında yöre yemekleri olarak verdiğim,daha çok da Elazığ yöresi yemeklerinden oluşan tariflere annemin yemekleri de diyebilirim,çünkü bu yemekler çocukluğumun sevdiğim tatlarıdır ve hala da o tatları unutamadım.
Patates kavurması da daha önceki yöre yemekleri tariflerinde söylediğim gibi belki başka yörelerde de biliniyordur,ancak benim bu konuda bilgim yok,annem Elazığ'da yapıldığını başka yerlerde rastlamadığını  söyledi.
Annem gibi sık yapmasam da ara sıra yapıp çocukluğuma gidiyorum ve annemin  yemeklerinin yerini hiç bir zamane yemeği tutmuyor.
Patates kavurması hem yemek olarak hem de kahvaltılık olarak tercih edilebilecek çok lezzetli ve çok kolay bir yemek,yanında turşu,yeşil veya kuru soğanla ve ayranla çok güzel uyum sağlıyor,Rabbim nimetlerini eksiltmesin,verdiği nimetlerin kadrini bilip şükür gayretinde olanlardan,şükrünü amele dönüştürenlerden eylesin(amin).
 MALZEMELER
5 adet orta boy haşlanmış,soyulmuş ve sıcakken ezilmiş patates,
4-5 yemek kaşığı zeytinyağı,
1 yemek kaşığı tereyağı,
1 adet büyükçe kuru soğan,
1/2 yemek kaşığı karışık biber ve domates salçası,
1/2 su bardağı sıcak su,
1 tatlı kaşığı ufalanmış kuru reyhan,
acı seviyorsanız acı pulbiber veya salçayı acı biber salçası olarak tercih edebilirsiniz, 
tuz,
YAPILIŞI
tavaya yağlar ve yemeklik doğranmış kuru soğan beraberce konulur,soğanlar sararıncaya kadar çevrilir,
salça ilave edilir karıştırılır,suyu da ilave edilir karıştırılır,
tavadaki sulu karışım kaynayınca,patatesler,reyhan ve tuz da ilave edilir,
hepsi karıştırılıp,bir kaç dak bu şekilde karıştırırarak pişirilir,sıcak servis yapılır,afiyet olsun.
kuru reyhan'ın dalındaki taze hali

1 Nisan 2011 Cuma

MAYASIZ DEREOTLU KOLAY POĞAÇA

"Rabbimiz!Bizi,inkar edenler için bir fitne konusu yapma,bizi(günahlarımızı)bağışla!Ey Rabbimiz!Şüphesiz ki sen her şeye galipsin,hüküm ve Hikmet sahibisin."
(Mumtehine suresi 5.ayet)
Yüceler yücesi Rabbimin adıyla başlarım...
Mayasız poğaça,canınız poğaça istediğinde mayalı da olduğu gibi fazla beklemenizi gerektirmeyen,hazırlaması ve pişirmesi bir saatten daha kısa bir süre alan şip şak bir poğaça türü.İçine kullandığınız peynir fazla tuzlu değilse biraz tuz ilave etmeniz gerekir,ben buna gerek duymadım çünkü kullandığım peynir salamura edilmiş,fazla tuzlu bir peynir.
MALZEMELER
1 adet yumurta,
1 adet soyulup rendelenmiş küçük patates,
1/2 demet doğranmış dereotu,
100 gr.tereyağı,
1 çay bardağı zeytinyağı,
1 çay bardağı yoğurt,
1 su bardağı rendelenmiş tuzlu beyaz peynir,
1 çay kaşığı pulbiber,
1 paket kabartma tozu,
ele yapışacak kadar yumuşak bir hamur olacak şekilde un, 3-4 su bardağı kadar,
Üzeri için
bir yumurtanın sarısı,1 çay kaşığı yoğurt  karışımı,
çörekotu,
YAPILIŞI
Bütün malzemeler karıştırılır,
çok yumuşak hafif ele yapışan bir hamur yoğrulur,
yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklı olarak eşit parçalar halinde yerleştirilir,
üzerlerine yumurta sarısı ve yoğurt karışımı sürülür,
çörekotu serpilir,
önceden ısıtılımış 200 derece fırında alt ve üstleri kızarıncaya kadar pişirilir,
sıcak veya ılık olarak servis yapılır.
NOT:Dereotu ve maydanozu yıkayıp doğradıktan sonra buzdolabı poşetinde ağzı kapalı olarak,dondurucuda saklayıp,daha sonra salatalar hariç,ihtiyacınız olan diğer yerlerde kullanabilirsiniz,cumanız mübarek olsun.

20 KURUŞ

Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmiş. Adam şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman da aynı söföre rastlıyormuş.
Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 kuruş fazla vermiş. İmam yanlışlığı oturup da parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine "20 kuruşu geri versem mi şöföre?" diye düşünüyormuş. Ama içinden bir ses diyormuş ki "çok gülünç bir para ve şoförün umurunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten... Sadece 20 kuruş onlara bir şey yapmaz." Bu parayı saklayabilirim diye düşünmüş, Allahtan gelen bir hediye gibi...
İnecegi durağa gelince,

KUR'AN IŞIĞINDA ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET.....Mutlaka dinleyin...

BU SİTEDE YER ALAN KONULAR

Translate

Blog Archive

Bu gadget'ta bir hata oluştu

yasal uyarı

Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Search Tool HAYATCEMRESİ Adlı sitede yayınlanan tüm içerik hayatcemresi2.blogspot.com'a aittir.Hiçbir şekilde izinsiz kullanılamaz.
 
Copyright © HAYATCEMRESİ - Blogger Theme by BloggerThemes & freecsstemplates - Sponsored by Internet Entrepreneur